Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2735 E., 2025/2263 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2735 E., 2025/2263 K. (17.02.2025) – Kasten Öldürme

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2735
Karar No
2025/2263
Karar Tarihi
17.02.2025
Konu
Kasten Öldürme, Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/2735 E. , 2025/2263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/562 E., 2023/2601 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/75 E., 2021/740 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, ...'in 22.08.2014 tarihinde iş kazası sonucu vefatı nedeniyle destekten yoksun kalan davacı eş ... için 1.000 TL, çocuklardan her biri için 500,00'er TL maddi tazminatın 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini ... yönünden 484.176,90 TL, ... için 129.242,90 TL, ... için 47.248,11 TL olarak arttırmıştır. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacı ... için 150.000-TL manevi tazminatın, davacılar ...ve ... için olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 100.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, olayın bir iş kazası olmadığını, müteveffanın iş arkadaşı tarafından vurulup öldürülmesi neticesinde meydana geldiğini, davalı idareye bu nedenle kusur atfedilemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Manisa 3. İş Mahkemesinin 2016/94 Esas -2017/278 Karar sayılı dosyasında davaya konu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği, davalı ... Belediyesi Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü'nün 2014 yılı park ve yeşil alanların bakım ve onarım işi için 450 işçi ile personel destek hizmet alım işini 30.04.2014 tarihinde aralarında yaptıkları sözleşme gereğince yüklenici ... Hizmet Tam. İnş. Teks. ve Bilg. San. ve Ticaret Ltd. Şirketine verdiği, davalı ... ile yüklenici şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında 4857 sayılı İş Kanunu m.2 ve Yargıtay içtihatları gereğince davalı ...'nin asıl işveren, yüklenici firma ... şirketinin alt işveren olduğu, davaya konu tazminatlardan davalı ...'nin asıl işveren, yüklenici şirketin ise alt işveren sıfatı ile sorumlu oldukları, asıl işveren ile alt işveren arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk söz konusu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin husumet itirazının yerinde bulunmadığı, ölen ...'in ve öldüren ...'un ihbar olunan ... şirketi bünyesinde şoför olarak çalıştıkları, işverenlerin iş yerinde meydana gelebilecek iş kazalarının önlenmesi ve iş yerinde çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü oldukları, davalı asıl işveren Manisa Büyükşehir Belediyesi ve dava dışı alt işveren ... şirketi tarafından denetim, gözetim ile yapılan işin organizasyonu ve koordinasyonu yükümlülüklerinin yerine getirilmediği, iş yerinde yürütülen faaliyetlerin yeterince kontrol edilmediği, gerekli takip ve denetim yapılmadığından iş disiplini ve iş güvenliğinin sağlanamadığı davalı asıl işveren Belediye ile dava dışı ihbar olunan ... Şirketinin kazanın meydana gelmesinde %20 oranında müteselsil kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, dava dışı ...'un davalı iş yerinde ... ... ile kaza tarihinden önceki günlerde tartışmalar yaşadığı, ruhsatsız ateşli silahla ... ...'e birden çok kere ateş ederek ... ...'in ateşli silah yaralanmasına bağlı gelişen iç kanama sonucunda yaşamını yitirmesine sebep olduğu, bu eyleminden dolayı Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/206-493 E-K sayılı dosyasında kasten öldürme suçundan mahkumiyetine kesin olarak karar verildiği, güvenli çalışma koşullarına uymayarak ... ...'in ölümüne sebebiyet verdiği, böylece dava dışı ...'un kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/206-493 E-K sayılı dosyasında sanık ...'un kasten öldürme suçunu haksız tahrik etkisi ile işlediği kabul edildiğinden ... işçi ...'in kaza olayında %10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, aktüerya bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına uygun olup denetime elverişli olması nedeni ile mahkemece hükme esas alındığı, olayın oluş biçimi, davacılar murisinin yaşı, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü, günümüzün ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların ölümlü iş kazası olayı nedeniyle duydukları elem ve üzüntünün bir nebze giderilebilmesi amacıyla manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, davacı ... lehine 484.176,90-TL maddi tazminatın, davacı ... lehine 129.242,90-TL maddi tazminatın, davacı ... lehine 47.248,11-TL maddi tazminatın vefat tarihi olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... lehine 120.000,00-TL manevi tazminatın, davacı ... lehine 80.000,00-TL manevi tazminatın, davacı ... lehine 80.000,00-TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... Belediyesi Park ve Bahçe İşleri Müdürlüğünde alt işveren işçisi olarak şoför sıfatı ile çalışan davacılar murisi işçi ...'i, 22.08.2014 tarihinde bir süredir aralarında husumet bulunan dava dışı işçi ...'un işyerine gelerek ruhsatsız silahı ile kasten öldürdüğü, hükme esas alınan 11.10.2020 tarihli kusur heyet raporunda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri almadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandığı, bu kapsamda davaya konu iş kazasının meydana gelmesine etken olan kusur aidiyet ve oranları olarak; dava dışı ihbar olunan ... Şirketinin %20, dava dışı ...'un %70 ve ceza davasında ...'un kasten öldürme suçunu haksız tahrik etkisi ile işlediği kabul edildiğinden ... işçi ...'in %10 oranında kusurlu olduğu yönünde iş ve sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde yapılan açıklamalar ışığında ve kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre davalı vekilinin kusur aidiyet ve oranlarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, davacılar murisi işçinin kusur durumu (%10), kaza tarihi, manevi tazminat istemine ilişkin birleşen davanın asıl davada kusur oranları belirlendikten sonra açılmış olması da dikkate alındığında, davacı eş ve çocuklar için mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarları yetersiz olup hakkaniyete ve olayın özelliğine uygun görülmediği, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu, buna göre davacı eş ... için 150.000,00 TL, davacı çocuklar için 100.000,00'er TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle , davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemenin kararının, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına asıl davanın kabulü ile davacı ... lehine 484.176,90 TL maddi tazminatın, davacı ... lehine 129.242,90 TL maddi tazminatın, davacı ... lehine 47.248,11 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile davacı ... lehine 150.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... lehine 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... lehine 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, davalı belediyeye ve yüklenici firmaya %20 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, SGK tarafından denetim raporunda dava dışı ...'un %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, kazanın meydana geliş şekline göre belediyenin ve davalı işverenin alabileceği önlem olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin ... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin ve davacılar ..., ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacılardan ... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin ve davacılar ..., ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 817227e781a843d3 cd2d5bf6556a3dfb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı