Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2732 E., 2025/2266 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2732 E., 2025/2266 K. (17.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2732
Karar No
2025/2266
Karar Tarihi
17.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/2732 E. , 2025/2266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/168 E., 2023/1452 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/347 E., 2022/567 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 11.02.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle işgücü kaybı için 5.000,00 TL, tedavi masrafları için 7.000,00 TL, tedavi süresince çalışamadığından yoksun kaldığı ücret alacağı için 3.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında 594.453,17 TL iş göremezlik tazminatı, 4.880,00 TL tedavi masrafı ve 3000 TL tedavi süresince çalışamadığından yoksun kaldığı ücret alacağı olmak üzere maddi tazminata ilişkin talebini arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kaza sonrasında çalışmaya devam ettiğini, asgari ücretle çalıştığını, kazanın davacının kusuru sonucunda gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirkete ait iş yerinde kantar memuru ve antrepo sorumlusu olarak çalıştığı, davacı iddiası, yapılan emsal ücret araştırmaları, davacı tanık beyanları ve davacının yaptığı iş de göz önüne alındığında davacının asgari ücretle çalıştığı kanaatine varıldığı, 15.02.2015 tarihinde elyaf balyalarının forklifte bağlanan halat ve kancalı demir yardımı ile indirildiği sırada balya üzerinden kayan kancalı demirin davacının her iki bacağına çarpması sonucunda % 24,20 malul olduğu, meydana gelen iş kazası sonrası davalı işverenin davacının uğramış olduğu tedavi gideri ve iş göremezlik zararından sorumlu olması nedeniyle davacının maddi tazminata hak kazandığı ve manevi tazminat talebinin meydana gelen iş kazasının ağırlığı, davacının %20 oranında kusurlu olması, sosyal ve ekonomik durumları, davacının kaza tarihinde 27 yaşında olması, davacının duymuş olduğu elem, ızdırap, olayın ağırlığı, olay tarihi, hükmedilecek manevi tazminat tutarının zenginleşme aracı olmamasının yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması da gerektiği gözetilerek tayin edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.880,00 TL tedavi gideri ve 357.645,22 TL iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 362.525,22 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı iş yerinde kantar görevlisi ve şoför olarak çalıştığı, olay günü limandan konteynırlarla fabrikaya gelen elyaf balyalarının forklift ile bağlanan halat ve kancalı demir yardımıyla indirildiği esnada balya üzerinden kayan kancalı demirin davacının her iki bacağına çarpması sonucunda davacının yaralandığı ve ceza dosyası içerisinde bulunan ve olay ile mağluliyet arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda Ceza Mahkemesince yazılan müzekkere cevabında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 14.03.2018 tarihli raporu ile davacının maluliyeti ile iş yerinde meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği, dava konusu kaza nedeniyle SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının inceleme raporunda davalı işverenin %80 oranında, davacı işçinin %20 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, dosya kapsamında alınan 03.01.2022 tarihli kusur heyeti raporunda; dava konusu kaza nedeniyle davalı işverenin %80 oranında, davacı işçinin %20 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/698 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan raporlarda sanıklar ... ve ...'nin kusurlarının bulunmadığı, sanık İzzet'in asli derecede katılan davacı işçinin tali derecede kusurlu olduğunun kabul edildiği, dosyadaki raporlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde mahkemece kabul edilen kusur oranlarının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının maluliyet oranının SGK Kurum Sağlık Kurulu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporlarında %24.2 oranında belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 05.04.2021 tarihli raporunda yine davacının %24.2 oranında maluliyetinin bulunduğu, başka birinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç olmadığının belirtildiği, bu yöndeki davalı istinafının reddi gerektiği, SGK kayıtlarında davacının tahakkuklarının asgari ücret üzerinden yapıldığı, dinlenen tanıkların beyanlarında iş yerinde elden ödemeye ilişkin bilgiler ve ücretine ilişkin bilgiler bulunmamakta olup, dosya kapsamı uyarınca her ne kadar emsal ücret araştırması yapılmış ise de davacının ücretinin asgari ücret üzerinde olduğuna ilişkin tanık beyanı vs delil bulunmadığından asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının dosya kapsamına uygun olduğu, bu yöndeki davacı istinafının reddi gerektiği, hükme esas alınan Nisan 2022 tarihli hesap raporunda davacının bilinen aktif dönemi ücretine agi eklenerek hesaplama yapılması yerinde olduğu, harcın yasaya uygun olduğu, ceza dosyasında keşif yapıldığı ve yeniden keşif yapılmasının sonuca etkili olmadığı, hükmedilen miktarlara talep de dikkate alınarak kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, davacının kazadan sonra iş yeri yetkililerince işe devam etmesinin söylenmesi ve davacının muayenesinin ertelenmesi sonucu çektiği acı ve ızdırap da dikkate alınarak takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; Mahkemece 08.04.2022 tarihli bilirkişi raporundaki davacının asgari ücretle çalıştığı seçeneğine göre hesaplanan maddi tazminat miktarına hükmedilmesinin ve asgari ücret aldığı kabul edilerek karar verilmesinin, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazanın davalı işverenin kusuru ile meydana geldiği, davacıya kusur yüklenmesinin hatalı olduğu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen %24.2 iş göremezlik oranının gerçek durumu yansıtmayıp belirlenenden çok daha yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı...Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, davacının iş kazası olduğu iddia edilen alanda herhangi bir görevinin olmadığını ve iş kazası geçirdiğini iddia ettiği tarihten sonra çalışmasına devam ettiğini, müvekkili şirkete atfedilen kusur oranı ve davacıya ilişkin maluliyet raporlarını kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, kazanın tamamen davacının kendi kusuru neticesinde meydana geldiğini, bilirkişinin raporunda esas alınan ücrete AGİ ödemesinin dahil edilmesinin usul ve yasalara aykırı bulunduğunu, Mahkemece karar altına alınan manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, faiz başlangıcının kaza tarihi olarak belirlenmesinin ve harç hesaplamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı