10. Hukuk Dairesi 2024/16268 E. , 2025/9423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/428 E., 2023/58 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının 01.09.2010- 04.07.2012 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.09.2010 olarak tespiti ile bu süre içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalılığın bu yönde tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Feri Müdahil SGK vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli kararı ile; '' 1-Davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı ... işvereni emrinde 01.09.2010-30.04.2012 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz işçi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin ve idari işlemlere konu taleplerin reddine..." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... İnceleme konusu davada, davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.09.2010-04.07.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde bildirilmeyen bu hizmetlerin tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacının çalıştığı süreler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan; davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının sunduğu belgelerin kaynağı ve niteliği açıklatılmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarındaki çelişkiler giderilerek, ifadelerin değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, ayrıca işverenlik sıfatı tereddüte mahal vermeyecek şekilde araştırılarak davacının talebine konu tarihlerde hangi işveren yanında ve ne işle uğraştığı açıklanmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler net bir şekilde belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile -Davacının davalı ... işvereni emrinde 31.12.2010- 30.04.2012 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz işçi olarak çalıştığının tespitine, 01.09.2010- 31.12.2010 tarihleri arasındaki talebin reddine, -30.04.2012-04.07.2012 tarihleri arasındaki talebin hukuki yarar yokluğundan reddine," dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili, davalı asilin davacının çalışmalarını kabul ederek ikrarda bulunduğunu, müvekkilin sadece elinde olan bir şirkete ait irsaliyelerin olduğunu, başka şirketlere de taşıma yaptığını, mahkemenin eksik araştırma ile yargılama yapıp karar verdiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, talebi gibi karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. 2- Feri Müdahil Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.