Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/16186 E., 2025/3138 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16186 E., 2025/3138 K. (27.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16186
Karar No
2025/3138
Karar Tarihi
27.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/16186 E. , 2025/3138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3265 E., 2024/3201 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/403 E., 2023/828 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.06.1999 - 26.07.2010 ve 05.10.2010 - 30.11.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde dava konusu yapılan dönemde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, çalıştığı gün kadar sigortasının yapıldığını, müvekkili şirketin isminin büyüklüğünden dolayı açılan hizmet tespiti davalarının bir hak arayışı değil adeta gelir kapısı haline geldiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtları resmi yazılı belge vasfında olup, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ilk işe giriş tarihinin 01.06.1999 olduğu, bu tarih itibariyle davacı imzası içeren işe giriş bildirgesi veya hizmet sözleşmesinin bulunmadığı, davacının 01.06.1999 - 27.07.2010 ve 05.10.2010 - 22.07.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiş, davacıyı tanıdığını belirten bir kısım bordro tanıklarının beyanlarında işyerinde üzüm sezonu olarak tabir edilen Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları dışındaki dönemlerde işçilerin ücretsiz izne çıkartıldıklarının ve ücretsiz izin süresinin önceden belirli olmadığının belirtildiği, bozma sonrası dinlenen bordro tanıklarından ... ... hariç diğer bordro tanıklarının davacının usta başı veya iş yerinde sorumlu olması sebebiyle ücretsiz izne çıkmadığını, yoğun dönemde de yoğun olmayan dönemde de kesintisiz çalışmaya devam ettiğini beyan ettikleri, tanık ... ...'in de net bilgiye sahip olmadığı, davacının SGK'ya bldirilen hizmet bildirimlerinin yılın 12 ayına dağılacak şekilde belli bir dönemde yoğunlaşmadan sürmesi, tanık beyanlarını bu bildirim durumunun desteklediği ve doğruladığı, davacı imzası içeren ücret bordro-puantaj kaydı olmadığı dikkate alınarak davacının talep konusu dönemde devamlı-kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04.08.2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek tespiti talep edilen hizmet süresi ve kabul edilen kısım dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverene ait, .... sicil sayılı işyerinde, dönemin asgari ücreti ile 1999/2. dönem 32 gün, 1999/3. dönem 49 gün, 2000/1. dönem 52 gün, 2000/2. dönem 43 gün, 2000/3. dönem 23 gün, 2001/1. dönem 33 gün, 2001/3. dönem 32 gün, 2002/1. dönem 80 gün, 2002/2. dönem 49 gün, 2002/3. dönem 34 gün, 2003/1. dönem 56 gün, 2003/2. dönem 40 gün, 2003/3. dönem 40 gün, 2004/1. dönem 55 gün, 2004/5. ayda 10 gün, 2004/6. ayda 8 gün, 2004/7. ayda 8 gün, 2004/8. ayda 10 gün, 2004/9. ayda 5 gün, 2004/10. ayda 5 gün, 2004/11. ayda 10 gün, 2004/12. ayda 10 gün, 2005/1. ayda 10 gün, 2005/2. ayda 10 gün, 2005/3. ayda 10 gün, 2005/4. ayda 15 gün, 2005/5. ayda 15 gün, 2005/6. ayda 10 gün, 2005/7. ayda 10 gün, 2005/8. ayda 10 gün, 2005/9. ayda 10 gün, 2005/10. ayda 10 gün, 2005/11. ayda 10 gün, 2005/12. ayda 20 gün, 2006/1. ayda 15 gün, 2006/2. ayda 10 gün, 2006/3. ayda 12 gün, 2006/4. ayda 5 gün, 2006/5. ayda 10 gün, 2006/6. ayda 7 gün, 2006/7. ayda 7 gün, 2006/8. ayda 5 gün, 2006/12. ayda 9 gün, 2007/1. ayda 7 gün, 2007/4. ayda 4 gün, 2007/5. ayda 1 gün, 2007/6. ayda 4 gün, 2007/7. ayda 11 gün, 2007/8. ayda 5 gün, 2007/12. ayda 12 gün, 2008/7. ayda 13 gün, 2009/1. ayda 2 gün, 2009/4. ayda 4 gün, 2009/12. ayda 3 gün, 2010/3. ayda 1 gün, 2010/4. ayda 4 gün, 2010/7. ayda 11 gün, 2010/11. ayda 3 gün, 2011/1. ayda 4 gün, 2011/7. ayda 4 gün, 2011/8. ayda 1 gün, 2012/4. ayda 4 gün, 2012/5. ayda 9 gün, 2012/7. ayda 1 gün olmak üzere toplam 1.010 günlük çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada dinlenen çalışması kayıtlara yansımış olmasından dolayı beyanlarının görgüye dayalı olduğu anlaşılan tanıkların anlatımından açıkça anlaşıldığı üzere davacının selefon bölümünde sorumlu usta olarak çalışmasından dolayı sezon dönemi dışında ara veren işçilerden olmadığı sübuta ermiş olduğundan davalı ve feri müdahil Kurumun istinaf talebi yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeksizin rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, müvekkili şirkette sezon döneminde dahi kesintisiz değil, aralıklı (mevsimlik) çalışma yapıldığını ve davacının mevcut çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, müvekkili şirketin 4 ay boyunca kesintisiz çalışma yapabilmesinin mümkün olmadığını, davacının bütün hizmet süresinin Kuruma bildirildiği kadarıyla sınırlı olduğunu, emsal nitelik taşıyan, davacı ile aynı dönemlerde çalışan işçilerce açılan ve Yargıtay tarafından onanan kararlarda sezon döneminin Eylül-Aralık olduğu, bu dönemlerde tam çalışma yapıldığı sezon dışındaki iki dönem (sekiz ay) ise Kuruma bildirildiği kadar çalışma yapıldığının tespit edildiğini, beyanları hükme esas alınan tanıkların iş yerinde çalıştıkları tarihler nazara alınarak beyanlarının değerlendirilmesi gerekirken bu yönlü bir araştırma ve değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu beyanla, kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, davalı şirketin mevcut bir çok dosyasına ve yapmış olduğu işin niteliğine bakıldığında belirli dönemlerde dışarıdan günlük çalıştırılmak üzere işçi alımı yapıldığı, alınan işçilerin yılın yalnızca belirli zamanlarında çalıştırıldığını, işçilerin sürekli olarak çalışmadıklarını, davacının çalıştığı süreklerde davalı işveren tarafından Kuruma bildirim yapıldığını, davacının Kurum kayıtlarında olan hizmet süreleri dışında bir çalışması bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve net bir şekilde davacının çalışma olgusunu ispatlayacak delil bulunmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı şirkete ait bir çok hizmet tespit davası bulunması ve tanıklarında aynı davalıya karşı dava açmış olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmeyeceğini, çalıştığını iddia ettiği dönemde imzasını içeren hiçbir ücret bordrosu-puantaj kaydı bulunmadığının davacının bu dönemlerde çalışmadığının göstergesi olduğunu, yeterli delile ulaşılamadığını ve davanın ispatlanamadığını beyanla bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.06.1999 - 26.07.2010 ve 05.10.2010 - 30.11.2012 tarihleri arasında davalı iş yerinde tam zamanlı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı