10. Hukuk Dairesi 2024/16034 E. , 2025/12406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1364 E., 2024/1656 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli İş Mahkemesi SAYISI : 2016/46 E., 2024/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ..., .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili, asıl dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ... firması bünyesinde diğer davalı olan Salihli Belediyesi Başkanlığının işini yaparken çöp toplama aracında 22.04.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sakatlandığını, bu kazanın oluşmasında İş Kanunu m.77 vd. maddeleri ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün emredici hükümlerine aykırı davranmış olması ve iş yerinde alınması gerekli önlemleri almamış olması nedeniyle davalı işverenin ağır kusurlu durumda olduğunu, Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/119 Esas, 2014/221 Karar sayılı dosyasında kamu davası görüldüğünü ve ilgililer hakkında cezaya hükmedildiğini, kazalı işçinin sakatlığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranı ve efor kaybı için maddi, çektiği ve yaşamı boyunca çekmeye devam edeceği elem ve ızdıraba dayalı olarak da manevi tazminat talep etme gereği doğduğunu, belirterek talep ve fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 22.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili, birleşen dava dilekçesinde asıl dava dilekçesinde talep ettiği maddi ve manevi tazminat tutarlarının birleşen dava davalıları ... ile ...'dan da tahsili ile dosyanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili 09.07.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 120.701,20 TL,12.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de bu maddi tazminat talebini 1.232.676,69 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.09.2013 tarih ve 2013/857 Esas, 317 Karar sayılı kesinleşmiş ilamıyla, çöp aracı şoförü ... ve diğer görevli ...'ın TCK 89/1 maddesi gereği taksirle yaralama suçundan kusurlu bulunarak haklarında 112 gün karşılığı 2.240 TL adli para cezasına (HAGB'ye çevrili) hükmedildiğini, husumetin sadece müvekkili Belediyeye yöneltilmesinin taraf eksikliği olduğunu, açılan davanın husumet yönünden hatalı olduğunu, davacının tedavi giderlerine ait maddi tazminat isteminin doğrudan SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini, meydana gelen kazanın ... , ... ve ... tarafından tutulan tutanakta da açıkça yazılı olduğu üzere davacının ayağının kayması sonucu çalışır vaziyetteki mekanizmanın içine düşmesi sonucu meydana geldiğini, meydana gelen olayda kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, davacının soyut ve gerçeğe aykırı beyanlarına itibar edilerek düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili asıl işveren sıfatıyla müvekkili Belediye'nin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, şayet kusur var ise bundan öncelikle alt işveren ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunu, müvekkili Belediye ile diğer davalı alt işveren .... İnş. Ltd. Şti. arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın başta husumet ve kusur yönünden olmak üzere ve esasa ilişkin diğer nedenlerle reddine ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ...'a dava dilekçesi 03.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. 3.Davalı ... İnş. Şti.'ye dava dilekçesi 09.06.2015 tarihinde, davalı ...'e 09.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekili tarafından cevap dilekçesinin 06.03.2018 tarihinde süresi geçtikten sonra sunulduğu görülmüştür. 4.Birleşen davanın davalıları ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, 22.04.2011 tarihli iş kazasının davacının kusurlu davranışlarından meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/857 Esas, 2013/317 Karar ve Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/119 Esas, 2014/221 Karar sayılı dava dosyalarında bulunan bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, bu davada cezalandırılmalarına hükmedilmiş ise de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden kanun yollarına başvurmadıklarını, aynı iş kazası ile ilgili SGK Denetmen Raporu'nda davacının %70 oranında, işverenin ise %30 oranında kusurlu olduğuna hükmedildiğini, kazanın oluşumunda müvekkillerine kusur yüklenmediğini, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında belirlenen kusur oranlarının çelişkili olduğunu, açılan davanın meydana gelen kazanın üzerinden uzunca süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Toplanan delillerden, dava konusu olayın iş kazası olduğu, iş kazasının oluşumunda davalı belediyenin %35 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın %5 oranında kusurlu olduğu, davalı şirketin %15 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ün %5 oranında kusurlu olduğu, birleşen dosyada davalı ...'nın %10 oranında kusurlu olduğu, birleşen dosyada davalı ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, davacının %20 oranında kusurlu olduğu, davacı işçinin meslekte kazanma gücü kaybının %25 olduğu, davacının asgari ücretle çalıştığı, bu halde davacının sürekli iş göremezlik zararının 1.231.495,01 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacı 09.07.2020 tarihli ıslah dilekçesinde 120.701,20 TL üzerinden talepte bulunmakla, taleple bağlı kalınarak 120.701,20 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Sürekli iş göremezlik tazminatına kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Dava konusu iş kazasında tarafların kusur oranları, davacı işçinin %25 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iş kazası öncesinde davacının asgari ücretle çalıştığı, davacının ve davalıların ekonomik durumları, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici nitelikte olması gerektiği gözetilerek, 40.000,00 TL manevi tazminatın (davalılar ... ve ... yönünden birleşen dosyada talep edilen 20.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı her ne kadar 13.02.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.232.676,19 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de davanın kısmi dava olarak açıldığı, 09.07.2020 tarihli dilekçenin bu nedenle bedel arttırım dilekçesi olarak kabul edilmeyip, ıslah dilekçesi olarak kabul edildiği, davacının birden fazla ıslah hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, 13.02.2024 tarihli ıslah dilekçesine itibar edilmemiştir." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir..." gerekçesiyle Asıl ve birleşen davanın kabulü ile 1.Taleple bağlı kalınarak 120.701,20 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 2.40.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... ve ... yönünden 20.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihi olan 22.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., .... San. Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1.Davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz dilekçelerinde, öncelikle davanın müvekkiller yönünden reddi gerektiğini, müteselsil sorumluluğa gidilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını, kazanın tamamen kaçınılmazlık ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kaza ile müvekkil şirket arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmişlerdir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, tedavi giderlerine ait maddi tazminat isteminin doğrudan SGK'dan istenebileceğini, davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, davanın sadece ... Temizlik Şirketine karşı açılması gerektiğini, müvekkile yüklenen tali kusuru kabul etmediklerini, Belediyenin asıl işveren olmadığını, ayrıca müvekkil aleyhine % 35 oranında kusur oranı belirlendikten sonra müvekkil belediye personeli ...'a % 5 oranında kusur yüklenmesini kabul etmediklerini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A)Davalılar ..., .... San. Ltd. Şti. ve ... vekillerinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalılar ..., .... San. Ltd. Şti. ve ... vekillerinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar ..., .... San. Ltd. Şti. ve ... vekillerinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalılar ..., .... San. Ltd. Şti. ve ... vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ef5e4ed8f864adbf b8bc1792a9b3b63b