10. Hukuk Dairesi 2024/14988 E. , 2025/1064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1949 E., 2024/1760 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/90 E., 2024/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Turhal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/464 Esas ve 2007/591 Karar sayılı ilamı ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle eşinden boşanmış olduğu, müvekkilinin, eşinin evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemesi, sürekli borçlanması, borçluların kapıya gelmesi, ihtiyaçlarının babası tarafından karşılanması ve eşi tarafından sürekli tehdit edilmesi nedeniyle boşanma davası açtığı, eşinden boşandıktan sonra herhangi bir yerden geliri olmadığı için muris annesinin yetim aylığını almak için davalı Kuruma başvuruda bulunulmuş olduğu, davalı Kurum 29.06.2020 tarih ve 80424107-48.787.049 sayılı yazı ile müvekkilin talebini reddettiği, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Denetmenlerince 2008 yılında yapılan tahkikat sonucu düzenlenen raporda, müvekkilin boşandığı eşi ... ile fiilen birlikte yaşadığının bildirildiği bu raporu ortadan kaldıracak bir yargı kararının gönderilmesi veya hakkında yapılan araştırmanın sonucunu etkileyecek somut bilgi ve belge gönderilmesi halinde durumunun yeniden inceleneceğinin belirtilmiş olduğu, müvekkilinin boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamadığı, öyle ki boşandığı eşinin sürekli kendisini tehdit etmesi nedeniyle müvekkilin can güvenliği kalmadığı, müvekkilin boşandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşaması gibi bir durum olmadığı, müvekkilin boşandığı eşi müvekkilin oturduğu eve sadece müşterek çocuğu görmek ve çocuğu teslim almak dışında gelmediği, müvekkil ile davalı ayrı evlerde oturdukları, seçimlerde ayrı yerlerde oy kullanmış oldukları, davalı Kurumun müvekkiline yetim aylığı bağlaması talebinin reddine ilişkin verilen işlemin iptali, açıklanan bu nedenlerle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandıkları eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine ... babasının ölüm aylığının kesildiği, bunun üzerine davacı bu işlemin iptali için bu davayı açtığı, açılan davanın haksız ve yersiz olduğu, bu dava açılmadan önce aynı konuda ve tarafları da aynı olan iki dava açılmış olduğu, bu davaların kesinleşmiş ve muvazalı yaşama olgusu hüküm altına alınarak kesinleşmiş olduğu, açıklanan nedenlerle davacı tarafın davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta; davacının, eski eşi ile boşandıktan sonra babasının emekliliği nedeniyle gelir bağlandığı, Kurum tarafından boşanmanın gerçeğe dayalı olmadığı iddiası ile bağlanan gelirin iptal edildiği ve yapılan ödemelerin geri talep edildiği, buna dair Mahkemenin 2014/120 E. ve 2014/258 K. sayılı dosyasında karar verildiği, işbu karardan sonra tekrar Kuruma müracaat etmek suretiyle talepte bulunduğu ve talebin kabul edilmediği, Kuruma yapılan şikayet üzerine inceleme başlatıldığı ve inceleme kapsamında davacıya Kurum tarafından bağlanan gelirin iptal edildiği, bu iptal işleminden sonra davacı tarafından yeniden müracaatta bulunulduğu, işbu müracaat kapsamında Kurum tarafından herhangi bir inceleme yapılmadığı, önceki inceleme ve Mahkeme kararına dayanılarak taleplerin reddedildiği, dava konusu işlemlere ilişkin somut bir delilin mevcut olmadığı ve incelemenin soyut içerikli olduğu, kesin delil elde edilemediği, Kurum tarafından bir inceleme yapılmadan salt dilekçeyle bir önceki denetime dayanarak karar verildiği, dinlenen tanık Mustafa Eren beyanında, davacının eski kocası ile husumeti olduğundan şikayette bulunduğunu, davacının eski kocasını sadece çocukları ile bir defasında görüşmesi nedeniyle gördüğünü, başkaca davacı ile birlikte görmediğini, söylediği, boşanan eşler yönünden çocuklar ile kişisel ilişki kurulması aşamasında birbirlerinin ikametgahına gitmesinin doğal bir durum olduğu, dinlenen diğer tanıklar birlikte yaşam olgusunun olmadığını, eski eşinin başka yerde yaşadığını, sadece çocukları görmek için geldiğini beyan ettikleri görülmekle; davalı Kurum tarafından başlatılan incelemenin kesin bir delil içermemesi, yargılama aşamasında toplanan deliller nazara alındığında davacının eski eşi ile birlikte aynı çatı altında ikamet etmediği, herhangi bir gelirinin olmadığı ve bir işte çalışmadığından davacıya gelir bağlanması gerektiği anlaşılmış; Davanın kabulü ile 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının; a-)06.01.2020 tarih 86283709/48.787.049 sayılı itiraz konulu b-)19.02.2020 tarih 34583882/48.787.049 sayılı itiraz konulu c-)29.06.2020 tarih 80424107/48.787.049 sayılı itiraz konulu; Kurum işlemlerinin İptaline, davacıya talep tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemler mevzuat çerçevesinde yapıldığını, herhangi bir hata bulunmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile boşanma sonrası birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Eldeki dava dosyasında, davacının 2007 yılında eşinden boşandığı ve kendisine 01.01.2008'den itibaren yetim aylığı bağlandığı, davalı Kurumun 27.10.2010 tarihli denetim raporunda, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi sebebiyle davacının yetim aylığının 01.11.2008 itibarıyla kesilip kendisine 17.604,50 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacının, Turhal 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2014/120 Esas sayılı dosyasında Kurum işleminin iptalini istediği, davalı Kurumun ise bu dosya ile birleşen davada 17.604,50 TL yersiz ödemenin tahsilini istediği, Mahkemenin kesinleşen kararında, davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı sabit olduğundan asıl davanın reddine ve birleşen karşı davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay 10. HD'nin 25.05.2015 tarihli onama kararı ile karar kesinleştiği, davacının Kuruma verdiği 06.01.2020 ve 29.05.2020 tarihli dilekçelerle kendisine tekrar başvuru tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanmasını istediği, davalı Kurumca, davacıya, hakkında yapılan tahkikat sonucu aylığı kesildiğinden ve söz konusu 2010 tarihli denetim raporunu ortadan kaldıracak bir neden bulunmadığından davacının talebinin reddedildiğinin bildirildiği, davacının, işbu davada, Kurumun ret işleminin iptalini istediği Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; Mahkemece davacının yargılama devam ederken 27.05.2024 tarihinde Bayram Usta adlı şahısla evlendiği ve bu tarihten itibaren aylık şartlarını kaybettiği hususu dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının birinci bendinin son satırına "talep tarihinden" sonra gelmek üzere "davacının tekrar evlendiği 27.05.2024 tarihine kadar " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8e7dae45b4174a4a 72964c91c88fbd7f