Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1446 E., 2025/1149 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1446 E., 2025/1149 K. (23.01.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1446
Karar No
2025/1149
Karar Tarihi
23.01.2025
Konu
Boşanma, Velayet, Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/1446 E. , 2025/1149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2110 E., 2023/2779 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/513 E., 2023/100 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; olayın ... Sondaj isimli firmanın işvereni ...’ın, ... Mah. ... Belediyesi Hayvan Pazarı Civarı Görkeç Sok. Mevkii .../... adresinde su kuyusu açılması amacıyla anlaştığını, ...’e ait zeytin tarlasında, sondaj kuyusu açması işinde çalıştırdığı ... isimli işçinin, yaklaşık iki aydan beri işveren ...’a ait kamyonun arkasına monteli 12 metre uzunluğundaki sondaj makinası ile zeytin tarlasında su kuyusu açma çalışmaları sürdürüldüğü sırada sondaj makinasının kuyuda sıkışan takımının birkaç gün süresince kuyudan çıkarılmasına çalışılıp çıkarılamaması sonrası 30.05.2019 günü sondaj makinasının sıkışan takımının çıkarılmasına çalışması esnasında, takımın bağlı olduğu kelepçe ve zincirin (zorlanmanın etkisiyle) koparak kendisine çarpması sonucu hayatını kaybetmiş olarak bulunduğunu, ...'in 9 Haziran 2018'den beri aralıksız çalışmasına rağmen sigortasının yapılmadığını, kaza sonrası davalı verdiği ifadelerde ortak iş yaptığını beyan etmiş ise de herhangi bir ortaklık sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili işçinin davalının iş yerinde maaş+prim şeklinde çalıştığını, davalının beyanlarında sondaj makinasında bir arıza olduğunun anlaşıldığını, müteveffanın otopsi raporunda ölüm nedeninin künt beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırığı ile beraber iç organ yaralanması ve iç kanama olarak açıklandığını, müvekkilinin iş aletiyle yaralandığı ve olayın bir iş kazası olduğunu, müvekkillerinin manevi açıdan yıprandığını ve yıpranmaya devam ettiğini, belirtip davacı ... için 1.000 TL, davacı ... için 1.000 destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... için 150.000 TL, ... için 200.000 TL, ... için 50.000 TL manevi tazminat, cenaze giderleri olarak 500 TL ve 80.000 TL geçici ödeme kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacıların murisi ile aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğunu, davalı müvekkilinin ortaklığa sermaye olarak sondaj makinesini, davacıların murisinin ise emeğini koyacağını, davacıların murisinin iş ile ilgili görüşmeleri tek başına yürüttüğünü, sondaj makinesi arıza yaptığında tamire götürenin bizzat davacıların murisi olduğunu, talep edilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, davacı ... hakkında 2012 yılında eşi aleyhinde kendisini tehdit ettiği ve hakaret ettiği gerekçesiyle boşanma davacı açtığını ancak davanın takipsiz bırakıldığı için düştüğünü, 2014 yılında ise davacı ...'in eşi hakkında silahla yaralama, hakaret ve kasten yangın çıkarma suçundan şikayetçi olduğunu, tarafların yıllardan beri şiddetli geçimsizlik yaşadığını belirtip davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde ... Sondaj isimli firmanın işvereni olan davalı ...'ın, (kuyu açmada sıkışan takımın çıkarılması işinin, risk değerlendirmesi yapılarak olası riskler değerlendirilmeden yapılmaya çalışılmış, yetkili teknik eleman denetimi gözetimi ve sorumluluğunda uygun iş ekipmanları kullanılarak ve gerekli güvenlik önlemleri alınarak yapılmamış, yani buradaki iş güvenliği çalışanın inisiyatifine terk edilmiş; ... işçinin, mesleki yönden ve iş sağlığı güvenliği yönünden gereği gibi eğitilmemiş, bilgilendirilmemiş, bilinçlendirilmemiş, emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırılmamış, denetlenmemiş, geniş anlamda denetim mekanizması oluşturulmamış- emniyetsiz şekilde çalışmasının engellenmemiş olmasından dolayı), bu kazanının meydana gelmesinde %60 (Yüzde Atmış) oranında kusurlu olacağı; kazazede ... işçi ...'in, (kaza tarihinde 46 yaşında olup oluşabilecek tehlikelerin bilincinde olan 30.10.2019 tarihli SGK hizmet dökümüne göre 01.12.1995 tarihinde işe girerek çeşitli işlerde çalışmış ve bu süre içinde sondaj işlerinde de çalışmış olan iş tecrübesi sahibi bir eleman olarak, kendi emniyet ve güvenliğini sağlamada gerekli özen ve itinayı göstermeyip kuyuda sıkışan sondaj makinasının takımını zorlamadan kontrollü bir şekilde çıkarmaya çalışmayarak, dikkatsiz ve tedbirsiz davranış göstermemiş olmasından dolayı), bu kazanının meydana gelmesinde %40 (Yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle; "1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, -643.327,44 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, -99.248,37 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... velayeten davacı ...'e verilmesine, -100.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -120.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... Dölkeleş'e velayeten davacı ...'e verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -40.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 30.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -Cenaze giderleri talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat taleplerinin tam kabulünün gerektiğini, hükmedilen tutarların çok düşük olduğunu bu nedenle davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar murisi ile müvekkili davalı arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunu, işçi - işveren ilişkisi olmadığını, davanın tümden reddinin gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında toplanan delillere, iş kazası ile ilgili SGK müfettiş raporu içeriği ve iş kazası tespit kararına, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/159 Esas, 2021/1325 Karar sayılı denetimden geçerek kesinleşen ceza dosyası içerisindeki savunma, beyanlar ve gerekçeli karar kapsamına, yargılama sırasında alınan oluşa uygun, denetime açık 3 kişilik kusur bilirkişiler kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davacılar murisi ile davalı arasında hizmet akdi bulunmakta olup davalının davacılar murisi ile kendisi arasında adi ortaklık bulunduğu yönündeki savunmanın yerinde olmadığı, hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının Dairemizce de benimsenen yerleşik Yargıtay 10. Hukuk Dairesi içtihatlarına uygun olduğu görülmekle davalının bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır. Davacılar ve davalının istinaf sebeplerine göre hüküm altına alınan manevi tazminatın miktarı da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Borçlar Kanunu'na göre hakimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutulması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez. Somut olayda; meydana gelen kazanın tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın özelliği ve özellikle de meydana gelen iş kazasında davacılar murisi ile davalının kusur oranları gözönüne alındığında Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları dosya kapsamına uygundur. Davacılar ve davalının manevi tazminatın miktarına yönelik istinafları yerinde değildir. Bu itibarla sonuç olarak ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler temyiz kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2c216f61e51e3eb2 ac4cb17320326ae7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı