10. Hukuk Dairesi 2024/14123 E. , 2025/923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/554 E., 2024/2770 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2023/8 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı-birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; Kurum tarafından haksız olarak borç tahakkuk ettirilerek maaşından kesinti yapıldığını belirterek Kurum işleminin iptali ile maaşından haksız olarak tahsil edilen kesintilerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı- birleşen davada davacı Kurum, icra takibine yapılan itirazın, iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tespit edildiğini, aylıklarının kesilmesine ilişkin işlemi usul ve yasaya uygun olduğunu, denetmen raporu ile tarafların aynı hastaneye gidip aynı eczaneden ilaç aldıklarını, beyan ettikleri adreslerin aynı olduğunu, ...'nun akrabası olan köy muhtarının tarafların hiç ayrılmadıklarını ve hep birlikte Ankara'da yaşadıklarını, ara sıra köye ziyaret geldiklerini beyan ettiğini, ...'nun adres olarak beyan ettiği adreste yapılan soruşturmada adresin boş olduğu ve şahsın tanınmadığı hususlarının anlaşıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Birleşen dava davacısı dava dilekçesinde özetle; Kurum denetmenleri tarafından düzenlenen 28.06.2021 tarihli raporda davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, davalının babasından aldığı yetim aylığının 01/06/2016-01/03/2021 tarihleri arasında kesildiğini, aylığın kesildiği tarihlerde yapılan sağlık yardımlarının da yersiz olduğunu belirterek davalıya borç bildirim belgesi gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili Kurum tarafından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...davacının eşinden 30.12.2015 tarihinde ayrıldığı, 09.02.2021 tarihinde yeniden evlendiği, medula sisteminin sorgulaması sonucunda davacının bir dönem ayrı olduğu eşi ...'nun 22.04.2016 tarihli e-reçete ile ... isimli eczaneden ilaç aldığı, davacının da Ankara Eğitim ve Araştırma hastanesinden almış olduğu 24.08.2017 tarihli e-reçete ile ... isimli eczaneden ilaç aldığının anlaşıldığı, ...'nun 16.04.2019 tarihli reçete uyarınca ... isimli eczaneden ilaç aldığı, davacı ...'nun da 26.06.2020 tarihli reçete uyarınca ... isimli eczaneden ilaç aldığının anlaşıldığı, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında farklı zamanlarda davacı ile bir dönem ayrı olduğu eşinin aynı hastaneye gittikleri ve 2016, 2017, 2019 yıllarında farklı zamanlarda aynı eczanelerden ilaç aldıklarının tespit edildiği, ...'nun belirtilen dönemlerde resmi olarak Ankara ilinde bulunmamasına rağmen Ankara'da yer alan hastanelere birden çok defa gittiği, kamu tanığı ..., denetmene verdiği ifadesinde ... ile ...'nun boşanmalarının hiçbir zaman söz konusu olmadığını, onların yıllardır Ankara'da birlikte yaşadıklarını, köye geldikleri sürece tarlalarına bakmaya gittiklerini belirttiği, mahkememizde talimat yoluyla alınan ifadesinde ise ... ile ...'yu birlikte görmediğini, çok fazla aynı ortama denk gelmediklerini belirttiği, tanığın denetmene verdiği samimi ve birbiri ile tutarlı ifadesini değiştirmesinin haklı gerekçesinin olmadığı, bu tutumun tanığın geçen zamanda savunma geliştirdiği anlamında kabul edildiği, bu nedenle mahkemedeki ifadesinin dikkate alınmadığı, davacı tanıkları boşanma döneminde davacı ile bir dönem ayrı olduğu eşinin, boşanma döneminde ayrı yaşadıklarını belirtmişseler de dinlenilen tanıkların davacının yakını olması nedeni ile beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, belirtilen nedenlerle davacının ayrı olduğu dönemde eski eşiyle birlikte yaşadığının kabulünün gerektiği, asıl davada, davanın reddinin yerinde olacağı, birleşen davada ise davalının ayrıldığı eşi ile birlikte yaşaması da dikkate alındığında yapılan ödemelerin yersiz ödeme niteliğinde bulunduğunun kabul edildiği, birleşen dosya yönünden davanın kabulünün gerektiği, alacağın likit olduğu, miktarının davalı tarafından bilindiği, ferilere yönelik itirazın hukuka uyarlı görülmediği, itirazın iptalinin gerektiği sonucuna ulaşılmış, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur..." gerekçesi ile "Davacının asıl davasının reddine, Davacının birleşen davasının kabulü ile Davalının itirazının iptaline, takibin devamına, 2.273,45 TL asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı - birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. İstinaf dilekçesinde ki hususları tekrar ettiğini. c. ... ile davacının birlikte yaşamadığını, temyiz dilekçesinde yazdıkları sağlık sorunlarından dolayı Ankara iline geldiklerini, çelişkili tanık beyanlarına itibar edildiğini, ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadıklarına ilişkin tespit üzerine gerçekleştirilen Kurum işleminin yerinde olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.