Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/13923 E., 2025/6302 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13923 E., 2025/6302 K. (21.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13923
Karar No
2025/6302
Karar Tarihi
21.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13923 E. , 2025/6302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1654 E., 2024/276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/268 E., 2022/554 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin emekli olmasından sonra ... Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından TÜBİTAK projesinde çalıştırılmak üzere 24.02.2014-31.05.2015 tarihleri arasında proje yürütücüsü olarak bilimsel araştırmalara destek verdiğini, 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesine muhalefet nedeni ile müvekkiline borç bildirim belgesi gönderilerek anılan süredeki çalışmaları sırasında ödenen emekli aylıklarının yersiz ödeme olarak geri istendiğini, borç bildirimine yapılan itirazın davalı Kurum tarafından ret edildiğini, davalı Kurum işleminin 278 sayılı TÜBİTAK Kanunu'nun 18. ve 19. maddesinde yer verilen düzenlemelere aykırı olduğunu, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için üniversiteye başvurulduğunu, konumu ve hukuki durumu hakkında yazılı görüş istediğini, verilen mütalaanın davanın haklılığını gösterdiğini, emekli aylıklarının geri istenmesinin yersiz olduğu gibi faiz talebinde haklılık bulunmadığını, uygulamanın haklı olduğunun kabulü halinde faizin müvekkiline yapılan bildirim tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi gereğince faiz de istenmemesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile borç bildirim belgesinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davacının emekli olduktan sonra 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında çalışmaya devam etmiş olması nedeni ile yersiz ödenen emekli aylıklarının geri istenmesine ilişkin Kurum işleminin hukuka uygun ve yerinde olduğunu, borç bildirim belgesinin gönderilmesinden sonra davacının taksitlendirme talebinde bulunarak borcu kabul ettiğini belirterek, davanın öncelikle süre yönünden daha sonra esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davanın kısmen kabulü ile davacının 5335 sayılı Kanun'un 30. madde kapsamında kalan iş yerinde çalışması sebebiyle yersiz ödenen emekli aylıkları yönünden davacıya gönderilen 26.09.2017 tarih ve ... sayılı borç bildirim belgesi ile miktar yönünden 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi uyarınca 63.812,58 TL ve bu miktara 04.10.2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmek üzere sorumlu olduğuna, bakiye miktardan ise boçlu olmadığının tespitine, dava tarihinden sonra davacı tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun Kurumca tahsilat aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin TÜBİTAK projesinde, sözleşme kapsamında bilimsel araştırmalarda verilerin derlenmesi için proje yürütücüsü olarak görev aldığından, 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamı dışında kaldığını, Mahkemece müvekkilin ders vermiyor olması nedeniyle istisna kapsamında bulunmadığı tespitinin hatalı olduğunu, TÜBİTAK Yasası'nda ders verme şartı aranmadığından müvekkilin maaşından yapılan kesintinin haksız olduğunu, müvekkilinin hak kaybına uğramamak ve hatalı bir işleme mahal vermemek için, hukuki durumunu Üniversiteye sorduğunu, Üniversite tarafından kendisinin "TÜBİTAK Yasası kapsamında bulunduğu ve bu proje nedeniyle kazandığı hakların saklı olduğunun" yazılı olarak iletildiğini, Üniversitenin görevlendirme yazısı ve hukuki görüşün dosya içerisinde mübrez olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili; Kurumca yapılan tüm işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyadaki yazılara, bilgi ve belgelere göre davalı Kurumun tüm, davacının sair itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmektedir. İnceleme konusu dosyada; davacı emekli olmasından sonra ... Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen TÜBİTAK teknoloji transfer ofisi projesi kapsamında 24.02.2014-31.05.2015 tarihleri arasında proje yürütücüsü olarak çalışmış, Kurum tarafından davacıya 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince yersiz aylık ödemesi çıkartılmıştır. Davacının hizmet cetvelinde 24.02.2014-31.07.2015 tarihleri arasında SGDP tabi çalıştığı ve 10.11.2017 tarihinde Kuruma 20.000.00 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacıya çalıştığı döneme ilişkin 63.812.58 TL borç aslı tahakkuk ettirilmesi ve davacının 10.01.2017 tarihinde 20.000.00 TL ödeme yapması karşısında; hüküm öncesi yapılan ödemelerin hükümde gösterilmesi, yapılan ödemenin borç miktarından düşülmesi gerekmektedir. Bu itibarla davacının 43.812.58 TL'den sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 1. fıkrasında yer alan "63.812.58 TL" ifadesinin silinmesine, yerine; "43.812.58 TL" yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 434dcb9fef4fcbfb 55a39bf0f10dc5cc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı