Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13887 E., 2025/2338 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13887 E., 2025/2338 K. (19.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13887
Karar No
2025/2338
Karar Tarihi
19.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13887 E. , 2025/2338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/769 E., 2024/461 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin İsrail’deki Atias Hevra Leavodot ... Şirketinin taşeronu olarak yaptığı iş kapsamında davalı şirket işçisi olarak 25.02.1997-29.08.2002 tarihleri arasında duvarcı ustası olarak aylık 700 USD ücretle çalıştığını, çalışmalarının sadece 01.01.1998-30.09.1998 tarihleri arasındaki bölümünün Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK/Kurum) bildirildiğini, iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini ileri sürerek davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 25.02.1997-29.08.2002 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine ve bir kısım işçilik alacaklarının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 12.05.2014 havale tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesinde tespiti talep edilen hizmet süresinin sehven eksik gösterildiğini belirterek 25.02.1997-25.07.2004 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini istemiştir. Mahkemece işçilik alacaklarına ilişkin dava 07.06.2011 tarihli duruşmada tefrik edilmiştir.

II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının 01.01.1998-30.09.1998 tarihleri arasındaki 270 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiğini, ayrıca bu tür davalarda tüm araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının müvekkili şirkette 01.01.1998-30.09.1998 tarihleri arasında çalıştığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını, hiçbir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.01.2017 tarihli ve 2016/84 E., 2017/20 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının Kuruma yapılan bildirimler dışında 01.10.1998 - 28.04.1999 ve 01.10.1999 - 22.06.2000 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.09.2017 tarihli ve 2017/1590 E., 2017/5597 K. sayılı kararı ile; eldeki dava değerlendirildiğinde; 28.04.1999 - 01.10.1999 arası ve 22.06.2000 - 30.08.2002 tarihleri arasında kalan dönem yönünden davacının davalı şirketin Türkiye'de merkezinin bulunduğu işyerinde çalışıp çalışmadığı, aksi halde iradi terk ya da başka iş yeri çalışmasının varlığı halinde hak düşürücü süre hususu yönünden irdelenmeli ve yapılacak araştırma sonucu toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. BOZMA SONRASI MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/685 E., 2017/873 K. sayılı kararı ile direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmiştir. C. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu 14.10.2021 tarihli, 2018/10-576 Esas, 2021/1244 Karar sayılı kararı ile somut olay değerlendirildiğinde; 28.04.1999-01.10.1999 ve 22.06.2000-30.08.2002 tarihleri arasında kalan kesinti dönemleri yönünden davacının davalı şirketin Türkiye'de merkezinin bulunduğu işyerinde çalışıp çalışmadığı, iradi terk ya da başka işyeri çalışması bulunup bulunmadığı araştırılıp belirlenmeli, sonucuna göre hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılmalı, bu kapsamda yapılacak araştırma ile toplanan tüm deliller değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden direnme kararının bozulmasına karar vererek dosya kararı veren Mahkemesine gönderilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 28.04.1999-01.10.1999 (30.10.1999) tarihleri arasındaki dönemde işe ara vererek 01.10.1999 (31.10.1999) tarihinde yeniden çalışmaya başlayıp, 31.10.1999-22.06.2000 tarihleri arasındaki dönemde davalıya ait yurt dışında bulunan işyerinde çalışmış ise de, 22.06.2000 tarihinde çalışmasının sona erdiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından çok sonra 22.03.2011 tarihinde dava açıldığından 01.10.1999 (31.10.1999)-22.06.2000 tarihleri arasındaki çalışma döneminin hak düşürücü süreye uğradığı, davacının 22.06.2000-30.08.2002 tarihleri arasındaki dönemde işe ara vererek ve 30.08.2002-30.09.2002 tarihleri arasındaki dönemde dava dışı ...'a ait 1075445 sigorta numaralı işyerinde çalıştıktan sonra 29.09.2002 tarihinde davalıya ait yurt dışında bulunan işyerinde yeniden çalışmaya başlayarak 29.09.2002-24.10.2003 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden 24.10.2003 tarihinde çalışmasının sona erdiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından çok sonra 22.03.2011 tarihinde dava açıldığından 29.09.2002-24.10.2003 tarihleri arasındaki çalışma döneminin hak düşürücü süreye uğradığı, davacının 15.11.2003-25.07.2004 tarihleri arasındaki çalışma döneminde ise, 25.07.2004 tarihinde çalışmasının sona erdiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından çok sonra 22.03.2011 tarihinde dava açıldığından 15.11.2003-25.07.2004 tarihleri arasındaki çalışma dönemi hak düşürücü süreye uğradığı ve bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmış olup davacının Türkiye'de bulunduğu 28.04.1999-01.10.1999 ile 22.06.2000-30.08.2002 tarihleri arasındaki dönemde; yurt dışında çalışmadığı gibi davalı şirketin Türkiye'de bulunan işyerinde fiilen çalıştığına dair hiçbir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde ve öncelikle yazılı delil ve akabinde davacı ile birlikte davalı işyerinde çalışan ve işyeri kayıtlarına geçmiş ya da komşu işyeri sahibi ve çalışanlarından davalı işyerini tanıyan tanık beyanları ile ispat sağlanamamış; toplanan deliller ve bu delillerin incelendiği 09.04.2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamına göre; davacının 01.01.1998-30.09.1998 tarihleri arasındaki dönemde davalı şirket tarafından 21036218 sigorta numaralı işyerinden bildirilen 270 günlük çalışması dışında İsrail'de bulunan işyerinde 01.10.1998-28.04.1999 tarihleri arasında 208 günlük sürede hizmet akdi ile çalıştığı, davacının 28.04.1999-01.10.1999 ile 22.06.2000-30.08.2002 tarihleri arasındaki dönemde davalı şirketin Türkiye'de bulunan işyerinde çalıştığını kanıtlayamadığı, 31.10.1999-22.06.2000, 29.09.2002-24.10.2003 ile 15.11.2003-25.07.2004 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin talebinin ise hak düşürücü süreye uğradığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, davacının 01.01.1998-30.09.1998 tarihleri arasındaki dönemde davalı şirket tarafından 21036218 sigorta numaralı işyerinden bildirilen 270 günlük çalışması dışında İsrail'de bulunan işyerinde 01.10.1998-28.04.1999 tarihleri arasında 208 günlük sürede hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1- 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddeleri, 2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7. maddesinin birinci fıkrası ile 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası, Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun (506 sayılı Kanun) 79. maddesinin onuncu fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dabe3f993f033673 daf8aa740a6ee276

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı