10. Hukuk Dairesi 2024/13464 E. , 2025/908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4 E., 2023/1067 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/998 E., 2021/288 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumca davacıya ait olduğu tespit edilen 1136018 işyeri sicil numaralı işyeri ile ilgili olarak, SGK Ankara Mali Hizmetler SGM'ye tanzim edilen toplam 117 adet borç bildirim belgesinin ...'ye 14.04.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, bu borç bildirim belgelerinin tamamında borcun sebebinin "Kontrol Memurlarının raporu ile yersiz sağlık giderlerinin ve yersiz karne kullanımının tespiti" olarak belirtildiğini, davacı tarafından 7 günlük itiraz süresi içinde SGK Ulucanlar SGM'ye itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın reddedildiğini, davacının Eylül 2008 tarihinde bir işyeri açtığını ve SGK Ulucanlar SGM'ye vekâletname ile görevlendirdiği serbest muhasebecisi Sebahattin Mercan aracılığı ile işyeri açılış beyanında bulunduğunu ancak tekstil, imalat, hazır giyim işi yapmak üzere açmış olduğu iş yerini hiçbir iş yapmadan, hiç fatura kesmeden Aralık 2008 tarihinde kapattığını, muhasebecisine de işyerinin kapatma işlemlerinin yapılması için talimat verdiğini, bu süreçte satın almış olduğu kumaşları dahi evine taşıdığını ve kesinlikle bu işyerinde hiç bir faaliyet göstermediğini, davacının kendisine tahakkuk ettirilen borçla bir ilgisinin olmadığını, kaldı ki söz konusu borcun 01.01.2009 - 21.05.2010 tarihleri arasındaki tespitlere dayandığını, anılan tarihlerde açık bir işyerinin dahi olmadığını ileri sürerek, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen ve davacıya tebliğ edilen borç bildirim belgelerinin tamamının borçlara ilişkin sahte işyeri olma durumu göz önüne alınarak davacıya yüklenen tüm borcun iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen Ankara 27. İş Mahkemesinin 2016/969 E. sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların Ankara 13.İcra Müdürlüğünün 2015/19019 E. sayılı dosyasına yapmış oldukları haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına hükmedilmesine, haksız itiraz sonucu %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Ulucanlar SGM'de 1136018.006 sicil sayılı dosyada işlem gören Ahmet Haşim Cad. No:63/24 Dikmen .../... adresinde kurulu "Konfeksiyon" işi işyerinin 18.09.2008 tarihi itibariyle davacı ... ... adına 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 13.05.2013 tarih ve 77 sayılı raporunda dosya tescili oları 18.09.2008 tarihinden sonra yapılan tüm bildirimlerin iptal edilmesi ayrıca sağlık yardımlarından faydalanma haklarını kaybedip kaybetmediklerinin, içlerinde emekli olan varsa emeklilik haklarını kaybedip kaybetmediklerinin ve kendileri ile bakmakla yükümlü oldukları aile bireylerine yapılan ödenek, gelir ve aylık ödemelerinin Kurum kayıtlarından yeniden sorgulanması gerektiği, yapılan giderlerin geri alınıp alınamayacağının belirlenerek 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi ve Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesine istinaden ilgililerden tahsil edilmesi tespitine ilişkin düzenlenen borç bildirim belgelerinin davacıya tebliğ edildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen Ankara 27. İş Mahkemesinin 2016/969 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Mahkeme dosyasının Ankara 5. İş Mahkemesinin 2014/998 E. ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/109036 sayılı soruşturma dosyasının sonuçlarının iş bu dosya açısından bekletici mesele olarak kabulünün gerektiğini, davalının dolandırıldığını, diğer davalıyı tanımadığını, sigortalı olarak yanında çalıştırmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen davada davalı ... davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Mahkemenin 2014/998 E. sayılı dosyası ile davacı ... ... tarafından davalı SGK Başkanlığı aleyhine açılan davanın reddine, 2-Mahkemenin 2014/998 E. sayılı dosyası ile birleşen Ankara 27. İş Mahkemesinin 2016/969 Esas sayılı dosyasında davacı SGK tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davalıların Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2015/19019 Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işyerini hiçbir iş yapmadan, hiç fatura kesmeden Aralık 2008 tarihinde kapattığını, hiç işçi çalıştırmadığını, Kurumca tahakkuk ettirilen borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, zira beyanı alınan sigortalıların tamamının davacıyı tanımadıklarını beyan ettiklerini, davacının dolandırıldığını, mağdur edildiğini belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, asıl dava aksi Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, birleşen dava icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a7cfcc568f495333 56349379aff420e6