Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/11229 E., 2025/902 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11229 E., 2025/902 K. (21.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11229
Karar No
2025/902
Karar Tarihi
21.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11229 E. , 2025/902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/117 E., 2024/1159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Durağan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/90 E., 2022/151 K. Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın 01.01.2019 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... 14.06.2022 tarihli celsede; "ben iş kazası geçirdiğim tarihte çalışırken işçi işveren ilişkim herhangi biriyle yoktu. Kimseden emir talimat almazdım. Mesai saatim yoktu. İşin durumuna göre işe başlama ve bitirme saatim değişirdi. Malzeme olan çakılı ... getiriyordu. Malzeme tam olarak getirildiğinde herhangi bir sıkıntı olmadan işimi yapıyordum. Ben iş kazası geçirdiğim tarihte çalışırken işveren gibi herhangi bir kişiyle hiç sözleşme imzalamadım. Sözlü olarak ... ile aramızda anlaşılmıştı," şeklinde beyanda bulunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Somut olayda, dava dışı ... yaptırmak istediği ev için davacı ... ile anlaştığı, davacı ...'ın inşaatın kalıplarını çaktıktan sonra daha önce de birlikte çalıştığı ve harç karma makinesi olduğunu bildiği davalı ... ile beton döküm işi için anlaştığı, davalı ...'ın kendisine ait harç karma makinesi ve yanında üç işçi ile birlikte kazanın meydana geldiği iş yeri olan inşaata gelerek işe başladığı, getirmiş olduğu harç karma makinesi için ayrı kendisi için ayrı yevmiye aldığı, kazanın gerçekleştiği gün davalı ...'ın harç karma makinesi ile saat 18:00'e kadar çalıştığı ve makine ile işi bittiğinde makineyi temizlemek istediği esnada kazanın meydana geldiği anlaşılmış olup, hizmet sözleşmesinin unsurları, tanık beyanları, Kurum kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; her ne kadar davacı vekili taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine dayanmayıp eser sözleşmesine dayalı olduğunu ve kazanın iş bitim esnasında gerçekleştiğini, bu nedenle somut olayda meydana gelen zararlandırıcı eylemin iş kazası olmadığının tespitini talep etmiş ise de davalı ...'ın davacı ...'ın yüklenicisi olduğu inşaatın beton döküm işlerinin yapımının da yer aldığı, davacı ve davalı arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmadığı, davacı ile davalı ... arasında gerçekleşen şifahi anlaşma çerçevesinde davalı ...'nın kendisiyle birlikte yanında getirmiş olduğu bir ekiple birlikte çalışmaya başladığı, işçilerin ücretlerinin ve davalının ücretininin yevmiye usulü davacı tarafından ödendiği, işin işverene ait iş yerinde görülmesi, malzemenin işveren yani davacı tarafından sağlanması bu hususun da iş sözleşmesi ile eser sözleşmesini birbirinden ayıran bir özellik olması, işin iş sahibi olan davacı tarafından kontrol edilmesi, kazazedenin sermaye koymadan faaliyet göstermesi, ücretin diğer işçilere yapılan ödeme gibi yevmiye usulü ödenme şekli yani ücretin belli bir süre çalışma karşılığı olarak ödenmesi, nitekim eser sözleşmesinde olduğu gibi neticeye dayalı ücret ödenmediği hususları dikkate alındığında, davacı ile davalı yani kazazede arasında işçi işveren ilişkisi olduğu kabul edilmiş, her ne kadar dinlenilen tanıklar ve davalı kazazede kimseden emir ve talimat almadığını beyan etmiş iseler de işçinin, işverenin belirlediği koşullarda çalışırken, kendi yaratıcı gücünü kullanması, işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi işçi ve işveren arasında var olan bu bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek, çalışan kişi işin yürütümünü kendi organize etse de, işbu davada olduğu gibi üzerinde iş sahibinin belirli ölçüde kontrol ve denetimi söz konusuysa, iş sahibine bilgi ve hesap verme yükümlülüğü varsa, doğrudan iş sahibinin otoritesi altında olmasa da bağımlı çalışan olduğu kabul edilmiş, bu suretle yukarıda yapılan izahat çerçevesinde davacı ... ile davalı kazazede ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu ve meydana gelen zararlandırıcı olayın iş kazası olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, meydana gelen kazanın iş kazası olmadığını, davacı ve davalı arasında eser sözleşmesi olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının kaba inşaat işini, dava dışı inşaat sahibinden aldığı, davalıya da beton döküm işini verdiği, davalı ...'ın Kurum müfettişine, harç döküm işini kendisinin yaptığını, 20 senedir bu işi yaptığını, bu iş için emir talimat almadığını, davacının kalıp işini bildiğini, harç işinden anlamadığını, harç makinelerinin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, davalı ...'nın harç döküm işini yaparken, iş sözleşmesi kapsamında aranan bağımlılık ilişkisinin söz konusu olmadığı, davalının davacının emir ve talimatı altında çalışmadığı, davalı ...'nın harç döküm işinde uzman olduğu, harç dökümünde kullanılan gırgır ve harç karma makinelerinin kendisine ait olduğu, aynı işi başka kişilere de ücreti karşılığında yaptığı, işin hangi saatler arasında çalışılacağına ilişkin davacının bir etkisinin olmadığı, çalışılacak kişilerin seçimine davacının katılmadığı, bu kapsamda davacının bir eser yaratma borcu altında olduğunun kabulü ile taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 01.01.2019 tarihinde davalı ...'ın, dava dışı ... 'a ait inşaatta geçirdiği kazada davacı ile dahili davalı ... arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığının ve davacının işveren olmadığının tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili, istinaf kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu, hizmet sözleşmesinin unsurları, tanık beyanları, Kurum kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davalı ...'ın davacının işçisi olduğu ve 01.01.2019 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğu açık olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı