10. Hukuk Dairesi 2024/12245 E. , 2025/910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/88 E., 2024/380 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket hakkında 01.07.2011 tarih 120648/AiiR/04 sayılı rapora istinaden 13.01.2012 tarih ve 820636 sayılı yazı ile 2010/01-02-04-06-07-10-11. aylara ilişkin re'sen tahakkuku yapılan 108.131,83 TL prim ve 19.422,81 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 127.554,64 TL prim borcuna ilişkin tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun işleminin yasal ve mevzuata uygun olduğunu, müfettiş raporları ve belgelerin aksi yazılı delille ispatlanamadıkça resmi belge niteliğinde olduğunu, davacının davasının yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.11.2013 tarihli kararı ile davanın kabulü ile SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 01.07.2011 tarih, 120648/AİİR/04 sayılı raporuna istinaden düzenlenen 13.01.2012 tarih, 820.636 sayılı yazısı ile hesaplanan 108.131,83 TL fark işçilik miktarı ve 19.422,81 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 127.554,64 TL sigorta primi tutarındaki borcun ödenmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 30.10.2014 tarihli kararı ile ... davaya konu borcun yapılandırma kapsamında bulunduğu gözetilmeli, bu çerçevede 6552 sayılı Kanun'un tanıdığı alacakların yeniden yapılandırılması olanağından yararlanılıp yararlanılmadığı incelenmeli, yapılandırma başvuru süresinin bitiş tarihleri ile geçici 60. maddenin 9. fıkrasının “Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.” hükmü de göz önünde bulundurularak, yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 02.06.2015 tarihli kararı ile bir önceki karardaki gerekçelerle aynı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 24.09.2018 tarihli kararı ile somut olayda, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen rapora göre 2010/1,2,4,6,7,10,11 aylarına ilişkin tespit edilen fark işçilik miktarına göre fark prim tahakkuk ettirildiği, Kurum denetmeni tarafından, imal edilen ürünler esas alınarak, üretim süreçleri değerlendirilmek suretiyle gereken işçilik miktarına ilişkin ayrıntılı tespitler yapıldığı, dosyadan alınan raporda ise sadece genel olarak yapılan değerlendirme ile raporun hatalı tespitler içerdiği, fark işçilik miktarının olmadığı değerlendirmesinin yapıldığı anlaşılmakla, Mahkemece, Kurum müfettiş raporundaki veriler ve yöntemler gözetilerek, kapasite aşımı ile çalışma olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle fark işçilik miktarına ilişkin tespiti içerir, farklı tespitte bulunmaları halinde gerekçelerini de belirttikleri denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma ile kurulan hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 02.06.2020 tarihli kararı ile Kurumun gönderdiği 08.08.2012 tarihli yazıda, borç tutarında hata yapıldığının tespit edildiği, 01.01.2010-31.12.2010 döneminde davacı şirketin 36.764,82 TL sigorta primi ve 7.296,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 44.061,76 TL borcunun bulunduğunun bildirildiği, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 01.07.2011 tarih, 120648 / AİİR / 04 sayılı raporuna istinaden düzenlenen 13.01.2012 tarih, 820.636 sayılı yazısı ile hesaplanan 108.131,83 TL prim borcunun 36.764,82 TL'sinin, 19.422,81 TL olarak hesaplanan gecikme zammının 7.296,93 TL'sinin ödenmesine ilişkin işlemin iptaline (Toplam 44.061,76 TL borç tutarının iptaline), fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 18.01.2022 tarihli kararıyla; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, bozma öncesi alınan bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle yine genel bir değerlendirmede bulunulduğu, bu haliyle raporun denetime elverişli olmadığı, bu itibarla 24.09.2018 tarihli bozma kararında belirtildiği şekilde, Kurum müfettiş raporundaki veriler ve yöntemler gözetilerek, kapasite aşımı ile çalışma olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle fark işçilik miktarına ilişkin tespiti içerir, farklı tespitte bulunmaları halinde gerekçelerini de belirttikleri denetime elverişli rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmeli, şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin 04.06.2024 tarihli kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 01.07.2011 tarih ve 120648/AİİR/04 sayılı müfettiş raporuna istinaden davacı şirkete 13.01.2012 tarih 820636 sayılı yazı ile 2010/01-02-04-06-07-10-11 aylara ilişkin eksik işçilik bildirimi nedeniyle borcunun 44.061,76 TL (36.764,82 TL ana para+7.296,93 TL gecikme zammı) olduğunun tespitine, davacı şirket hakkında tahakkuk ettirilen fazla borcun iptaline karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; kararın eksik araştırma ve inceleme neticesinde verildiğini, Kuruma bildirilen sigortalı sayısının çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarına göre yeterli bulunmaması sebebiyle tespit edilen fark sigorta primine esas kazanç matrahı üzerinden sigorta pirimi ve gecikme zammı ve gecikme cezası ile idari para cezasının yerinde Kurum denetmenlerince tespit edildiğini, dolayısıyla davacının belirlenen hususları yerine getirmediği tespit edildiğinden, hukuken de kusurlu olduğu sabit olduğundan, davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından eksik işçilik sonucu tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptaline ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.