10. Hukuk Dairesi 2024/12883 E. , 2025/2906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/585 E., 2024/1621 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/58 E., 2022/235 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin eğitim ve dershanecilik sektöründe faaliyet gösteren işyerinde 01.02.2007 - 15.03.2008 tarihleri arasında yayın kısmında ve matematik öğretmeni olarak çalıştığını, 11.07.2007 tarihinde mezun olduğunu, işveren tarafından diplomasını aldıktan sonra sigorta girişinin yapılacağını beyan edildiğini, ancak Temmuz 2007 ayından Şubat 2008 ayına kadar sigorta girişinin yapılmadığını, sigorta primlerinin de yatırılmadığını, askerlik hizmetini yapmak üzere işten ayrıldığını ileri sürerek, davacının 11.07.2007 – 01.02.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki sigortalı hizmetlerinin tespitini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı, hakdüşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemlerde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Davacının 1103196 sicil sayılı davalı işyerinde 11.07.2007 - 01.02.2008 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/8. maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kuruma tespit edilip edilmediğinin yöntemince araştırılması gerektiğini belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hakdüşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 4.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirkete ait işyerinde 11.07.2007 – 01.02.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile gidilmiştir. 5.Somut olayda, 11.07.2007 tarihi öncesinde davacı adına davalı işyerinden verilen işe giriş bildirgesi bulunmadığı, Kurum tespiti ve bildirilen hizmetin de olmadığı gözetildiğinde, 15.02.2018 dava tarihi itibariyle kabul kararı verilen dönemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.