10. Hukuk Dairesi 2024/13867 E. , 2025/2989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1676 E., 2024/1402 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/717 E., 2023/679 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işe giriş ve çıkş tarihleri arasında aralıksız olarak işveren yanında hizmet akdi ile çalıştığını, çalıştığı iş yerinde aylık 2.000,00 TL maaş almasına rağmen kayıtlarda bu ücretin net olarak yer almadığını, müvekkiline yapılan maaş ödemelerinin üç ayrı bankaya birer gün arayla dağıtılarak yapıldığını, ayrıca zeytin satışından %1 lik prim hakkından 4.000,00 TL alacağının kendisine ödenmediğini ve haksız bir şekilde işine son verildiğinden bahisle, müvekkilinin net maaşının tespiti ile davalı tarafından müvekkiline ödenmeyen alacağının yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı.... Gıda Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini beyan ederek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini beyan ederek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı hakkında yanında çalıştığı işveren davalı .... Gıda Ltd. Şti. tarafından; -31.05.2013 tarihi için 50,71 TL -01.06.2013-31.07.2014 tarihleri arası her ay için 1.180,00 TL, -01.08.2014-11.08.2014 tarihleri arası için 404,62 TL eksik bildirilen sigorta prim kazancı bulunduğunun ve eksik primin işveren tarafından yatırılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin çalışma süresinin eksik hesaplandığını, kısmen kabul kararına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmediğini, talep edilen hizmet tespiti ile hüküm fıkrasının tezat olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, salt tanık beyanları ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının açılmasına sebebiyle vermeyen kurumun yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 ve 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesidir. Bu kapsamda davacı işçinin, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna davalı işveren/işverenler tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287). Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nın geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nın Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. 506 sayılı Kanun'un 78. maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 82. maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HUMK’nun 288. maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanun'un 78. maddesine göre “...günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır”. 82. madde de bu düzenlemeye paralel bir hüküm içermektedir. Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması halinde ise günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır. Dosyanın incelenmesinde davacının davalı Şirkette bölge müdürü olarak 31.05.2013-11.08.2014 tarihleri arasında çalıştığı, zeytin satışından prim aldığını, banka kayıtlarının incelenmesinde ücret ödemelerini aşar şekilde davacının hesabına davalı işverence ödemeler yapıldığı, anılan ödemelerin prime dahil olduklarının anlaşılması halinde, ait oldukları ay bazında, prime esas kazancın tespitinde dikkate alınması gerekirken, hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda davacının hesabına yapılan ödemelerin 2013 ve 2014 yıllarında senetle ispat sınırını aşan kısımları dışlanmak suretiyle oluşabilecek tutarlar üzerinden bildirilmesi gereken sigorta prim kazançların tenzili/mahsubu suretiyle dönemsel olarak noksan sigorta ek prim kazancının olduğunun tespit edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 15822d49508415e6 4df4cb1535001080