Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/12712 E., 2025/4523 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12712 E., 2025/4523 K. (19.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12712
Karar No
2025/4523
Karar Tarihi
19.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12712 E. , 2025/4523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2145 E., 2024/474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1065 E., 2022/434 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.03.2010 - 16.06.2017 tarihleri arasında davalının işyerinde kesintisiz çalıştığı halde çok az günler için sigortalı gösterildiğini, bu nedenle eksik günlerinin sigortalı hizmet olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kesintili olarak çalıştığını, çalıştığı günlerin de sigortaya bildirildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını yine davacının part-time çalıştığını, çalıştığı sürelerin de eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini, davacının ücret bordrolarını imzaladığını, ayrıca davacının işçilik alacağı için müvekkili aleyhine dava açtığını, bu nedenle fazla alacak almak için işbu davayı açtığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkili Kurum kayıtları incelendiğinde; davalı işverence davacının 01.08.2015-19.09.2015 ile 09.12.2016-04.03.2017 tarihleri arasında hizmetlerinin bildirildiğini yine Kurum kayıtlarına göre davacının 01.03.2010 ile 16.06.2017 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde kesintisiz çalıştığı iddiasının Kurum kayıtları resmi belge niteliğinde olduğundan kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.03.2010 ile 16.06.2017 (sigortalı olarak bildirildiği günler dışında) tarihleri arasında günün asgari ücreti üzerinden sigortalı sayılmasını gerektirecek şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, husumetli davacı tanıkları dışındaki diğer tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığını, çelişkilerin giderilmediğini beyan etmektedir. 2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, ancak tanık beyanlarının gerek birbirleriyle gerekse davacı iddiaları ile çeliştiğini, davacının çalışma iddiasının ispatlanamadığını, mahkemece de hangi delile dayanılarak davacının talep edilen tüm çalışma süresine ilişkin kabul kararı verildiğine ilişkin hiç bir gerekçe bulunmadığını, husumetli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, dinlenen diğer 7 tanığın beyanı ile Kurum kayıtlarının örtüştüğünü, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.03.2010-16.06.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalıya ait Börek Salonu işyerinde 01.03.2010 - 16.06.2017 tarihleri arasında "Bulaşıkçı" olarak geçen hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, dosya içinde yer alan davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; 01.08.2015 - 19.09.2015 ve 09.12.2016 - 04.03.2017 tarihleri arasında davalı adına tescilli ... sicil numaralı işyerinden Eksik Gün Nedeni Kod:7 - Puantaj Kayıtları olarak kısmi zamanlı olarak bildirildiği, Mahkemece, tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle davalı işyerinden yapılan bildirimler dışlanarak, talebi doğrultusunda 01.03.2010 - 16.06.2017 tarihleri arasında çalıştığı tespit edilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiş ise de; Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olayda davacının çalıştığını iddia ettiği davalı işyerinde 19.11.2013 ve 30.11.2016 tarihlerinde Kurum Denetim elemanlarınca yapılan denetim sırasında davacının çalışmasına rastlanmadığı, buna karşılık 05.08.2015 tarihinde yapılan yerel denetim sırasında düzenlenen tutanakta davacının 01.08.2015 tarihinde işe başladığının yazılı olduğu ve söz konusu bu beyanın yanında davacının imzasının da bulunduğu, Kurum tarafından bu beyana göre davacının 01.08.2015 tarihi itibariyle davalı işyerinde çalıştığının tespit edildiği, öte yandan davalı ...'nin müşteki, davacı ...'in ise sanık olarak yargılandığı, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmaya Kalkışma suçundan dolayı Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/233 Esasına kayden açılan kamu davasının bulunduğu gözetildiğinde, davacının davalı işyerinde çalışmalarının bulunduğu sabit ise de Mahkemece işe başlangıç ve işin bitiş tarihleri net olarak ortaya konulmadan ve kısmi zamanlı çalışmanın bulunup bulunmadığı araştırılmadan sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. Bu kapsamda mahkemece, davalı işveren tarafından dosyaya ibraz edilen imzalı ücret hesap pusulaları davacıya gösterilerek, imza inkarı olup olmadığı, imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmalı, davacı tarafından itiraz edilmesi durumunda imzanın davacıya ait olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmalı, buna göre bu belgelerin geçerli olup olmadığı belirlenmeli, öte yandan davacının Kuruma bildirimi yapılan sürelerde Eksik Gün Nedeni olarak bildirilen puantaj kayıtları fer'i müdahil Kurumdan sorulmalı, dinlenen bordro tanıkları arasındaki çelişkinin de giderilmesi suretiyle talep konusu edilen dönem yönünden çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9ff9ce95616910e9 517f919fbfb53e1b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı