Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/12652 E., 2025/5614 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12652 E., 2025/5614 K. (14.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12652
Karar No
2025/5614
Karar Tarihi
14.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12652 E. , 2025/5614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2014/559 E., 2024/463 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... Şirketi ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait işyerinde ve özellikle Kazakistan’da bulunan inşaatlarda 01.02.1998 ile 07.12.2010 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığını, davalı bünyesinde 12 yıla yakın süre devamlı olarak çalışmasına rağmen çok az süreyle sigortalı gösterildiğini beyan ederek, kesintisiz çalışmanın tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde ... ve ... ile ülkemiz arasında Sosyal Güvenlik anlaşması bulunmadığını ancak SGK'nın 05.01.1996 tarihinden itibaren 12-70 Ek sayılı Genelge ile Topluluk Sigortası uygulaması başlattığını ve bu dönemde davacının topluluk sigortasına tabi olarak çalışmayı kabul etmediği için çalışmalarının kuruma bildirilmediğini, davacının 1998-2010 yılları arasında çalıştığını ancak inşaat işlerinin yapısı gereği bu çalışmanın fasılalı olduğunu beyan etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili davanın reddine; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.03.2013 tarihli kararı ile açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 20.03.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "...İnceleme konusu davada davacının topluluk sigortasına tabi olmak istemediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemeyeceği gözetilerek dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan; işyerinin 506 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında bulunduğu süreler (tescil dönemi) Kurumdan sorulmalı, işverenin vergi kayıt ve faaliyet durumu ilgili vergi dairesinden, ticaret sicili memurluğundan araştırılmalı, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, uyuşmazlık konusu tarihleri içerir dönemsel sigorta primleri bordroları aylık prim ve hizmet belgeleri Kurumdan getirtilmeli, anılan bordrolarda bildirimleri yapılan sigortalıların hizmet cetvelleri getirtilerek bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, bordrolar düzenlenmediği veya tüm aramalara karşın sigortalılara ulaşılamadığı takdirde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işyerinin ve davacının yaptığı işin nitelik itibarıyla mevsimlik olup olmadığı, çalışmanın tam gün üzerinden gerçekleşip gerçekleşmediği ortaya konulmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, çalışma kesintili gerçekleşmiş ise hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılmalı, özellikle; ilgili emniyet müdürlüğünden, davacının Türkiye’ye giriş-çıkış tarihleri sorularak, Türkiye’de kaldığı süre şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmeli; Türkiye’de geçen sürelerin yıllık izin süreleri olup-olmayacağı üzerinde durularak, izinde geçirilmeksizin çalışılmadan geçen süreler dışlanarak toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. "dair karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile; Davacının 18.02.1998 - 06.01.2009 tarihleri arasında ... sicil numaralı .... unvanlı davalı iş yerinden prime esas kazanç alt sınırı altında kalmamak üzere asgari ücretle; 18.02.1998 - 04.06.1998 tarihleri arasında 107 gün ve günlük 1.668.400 TL kazançla, 07.01.1999 - 14.07.1999 tarihleri arasında 187 gün ve günlük 3.112.200 TL kazançla, 30.09.1999 - 01.01.2000 tarihleri arasında 91 gün ve günlük 3.790.000 TL kazançla, 01.01.2000 - 01.04.2000 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 4.000.000 TL kazançla, 01.04.2000 - 20.07.2000 tarihleri arasında 110 gün ve günlük 5.000.000 TL kazançla, 02.02.2006 - 01.01.2007 tarihleri arasında 359 gün ve günlük 17,70 TL kazançla, 01.01.2007 - 01.07.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,75 TL kazançla, 01.07.2007 - 01.01.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 19,50 TL kazançla, 01.01.2008 - 01.07.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 20,28 TL kazançla, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 21,29 TL kazançla, 01.01.2009 - 06.01.2009 tarihleri arasında 4 gün ve günlük 22,20 TL kazançla olmak üzere toplam 1668 gün daha sigortalı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde, taleplerinde haksız olan davacının davasının reddi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının fiili çalışmasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatının gerektiğini, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, aksinin tanık beyanları ile ispatının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5. maddesinin (g) bendinde, ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacakları ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanacağı, bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri durumunda, 50. maddenin 2. fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümlerinin uygulanacağı, bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmayacağı belirtilmiş, anılan bende 01.03.2011 günü yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 24. maddesiyle “Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.” cümlesi eklenmiş, 10. maddesinde de 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri durumunda, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Değinilen 10. madde kapsamında sigortalı sayılabilmek için, Türkiye Cumhuriyeti ile yabancı ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi düzenlenmemiş olması, tüzel kişi Türk işverenin şirket merkezinin Türkiye’de bulunması, gerçek veya tüzel kişi Türk işverenin Türkiye’de iş yapmak koşulu aranmaksızın Türkiye’de tescil edilmiş ya da tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye’de yapılması, Türk işçinin işbu yazılı veya sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması gerekmektedir. Maddede “geçici görev” kavramı bakımından herhangi bir süre sınırlaması öngörülmediğinden, görevin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun belirlenmesinde her somut olayın özelliği, bu yönde hizmet akdinin sigortalıya yüklediği iş görme ediminin niteliği, iş süresini belirlemeye ilişkin iş hayatının olağan akışı ve Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Davaya konu somut olayda; mahkemece davacının çalışmasının niteliğine ilişkin olarak yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Rusya ile Türkiye arasında akdedilmiş sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu durumda davacının 5510 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında geçici görevle yabancı ülkeye gönderilmişse sigortalı kabulünün mümkün olduğu nazara alınarak mahkemece yapılacak iş; işverenin Türkiye’deki işyeri sicil dosyası ve ticaret sicili kayıtları ile davacının sigorta sicil ve işyeri şahsi sicil dosyaları getirtilmeli, Türk işverenin yabancı ülkede üstlendiği işin niteliği ile davacının görevdeki geçiciliğe ilişkin koşullar yukarıda anlatılan çerçevede yöntemince araştırılmalı, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d93ea64810a2bc53 cc53cbfabfe81aa6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı