10. Hukuk Dairesi 2024/14102 E. , 2025/5629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1236 E., 2024/1437 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ...(Tunceli) Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2024/47 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halen SGK'nın ... Sicil numarası ile sigortalısı konumunda olduğunu müvekkilinin kurum kayıtlarına göre 01.10.1974 tarihinden itibaren sigortalı çalışmasının bulunduğunu, önceki ismi ... Genel İnşaat A.Ş olan davalı firma nezdinde, ... ilçesi ... Baraj yapımı işinde 14.06.1985 tarihinde işe başladığını, işveren ile ücretlerin ödenmesi konusunda anlaşmazlık yaşaması nedeni ile iş aktinin işveren tarafından 03.09.1991 tarihinde fesh edildiğini tüm bu süreler boyunca yazın demir ustalığı, kışın ise bekçilik yapmak suretiyle kesintisiz çalıştığını, ancak emeklilik işlemleri içi SGK'ya başvurduğunda davalı Şirket nezdinde geçen çalışmalarını Kuruma eksik bildirildiğini öğrendiğini, gerçekte 14/.06.1985 tarihinde işe girmiş olmasına rağmen, işe girişini davalı Şirket tarafından 11.04.1986 tarihinde yapıldığını, yine iş aktinin fesih tarihine kadar kesintisiz çalışmış olmasına rağmen 24.10.1987 tarihinde çıkış gösterildiğini ve 14.09.1988 tarihinde tekrar işe giriş bildirgesi verildiğini, 25.11.1989 tarihinde yine çıkışı bildirilip 23.05.1991 tarihinde işe girişi bildirilip 03.09.1991 tarihinde çıkışı yapıldığını işe giriş tarihi geç bildirilmiş olmasını, yine kesintisiz olmasına rağmen giriş çıkış gösterilmek suretiyle çalışmalarını eksik bildirmiş olması nedeniyle gün sayısının gerçek gün sayısından eksik görüldüğünü ve bu nedenle müvekkilimin SGK'nın sağladığı yardımlardan yararlanamadığını davalı Şirket nezdinde toplam 6 yıl 3 ay 19 gün yani toplam 2269 günlük çalışması olmasına rağmen Kuruma sadece 864 günlük hizmetinin bildirildiği arada 1405 günlük bir süre farkının bulunduğunu belirtilerek Kuruma bildirilmeyen 1405 günlük hizmet süresi bulunduğunun tespiti ile bu sürelerinin Kurum kayıtlarına eklenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı-tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını davacının iş aktini 05.09.1991 tarihinde sonlandırılmış olduğunu, hizmet tespitine ilişkin davanan 5 yıl içinde açılmadığını, bu sebeplede davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca davacı Kurumun alacağının zamanaşımına uğradığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının süreler açısından bir farklılık yaratmadığını, davacının tasviyesinin tamamlanmış şirkette kesintisiz çalışmadığını, mevsimlik işçi olarak işe girdiğini demirci olarak çalıştığını, o dönemde davalı iş yerini ... inşaatında yaza doğru 4 ve 5. ayda işe girdiğini, kar yağdığı anda şantiyede çalışmanın fiilen mümkün olmaması nedeniyle çalışmadığını bu sebeple davacının yalnızca mevsimlik işçi olarak bekçi olarak çalışmadığını belirterek davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarını davacının mevsimlik işçi olması ve çalışmanın kesintisiz olmadığı dikkata alınarak davanın esastan reddine talep etmiştir. Fer-i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yasal dayanağının bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini davacının diğer davalı nezdinde çalıştığına dair kurumunda mevcut olan çalışma süreleri dışında herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını tespiti istenilen sürelerde başka diğer davalı nezdinde çalışmalarını kurum kayıtlarında süreler dışındaki sürelerin resmi belgeler ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davanın kısmen kabulü ile a-... sigorta sicil numaralı davacı ...'in, davalı ... iş yeri no.lu ... İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş iş yerinde; 15.06.1985-31.12.1985 tarihleri arasında 196 gün, 01.01.1986-31.12.1986 tarihleri arasında 131 gün, 01.01.1987-31.12.1987 tarihleri arasında 200 gün, 01.01.988-31.12.1988 tarihleri arasında 260 gün, 01.01.1989-31.12.1989 tarihleri arasında 82 gün, 01.01.1990-31.12.1990 tarihleri arasında 360 gün, 01.01.1991-03.09.1991 tarihleri arasında 146 gün, Olmak üzere toplam 1.375 gün eksik bildirilen hizmet süresinin ve asgari ücretli olarak çalıştığının tespitine, b-Fazlaya ilişkin talebin reddine,” tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hiç bir şekilde hiç bir istinaf nedenini aydınlatmaktan uzak olduğunu, davacının talep ettiği yıllarda bölgeye metrelerce kar yağdığını, yağan karın en az 6 ay kalkmadığını, iş makinalarının dahi kar altında kalıp tüm çalışmanın tatil edildiğini, bölgenin iklim koşullarının herkesçe bilindiğini, buna rağmen davacının kesintisiz çalıştığı yönündeki kabulün yerinde olmadığını beyan etmektedir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; işveren, davacının işe giriş bildirgesini müvekkil Kuruma 11.04.1986 tarihinde verildiğini, bu tarihten önceki talep edilen sürelerin öncelikli olarak 5 yıllık hak düşürücü süre sebebi ile değerlendirilmeye alınmadan usul yönünden reddedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.Davacının çalıştığını iddia ettiği şantiyenin Tunceli ili ... ilçesinde bulunduğu, 1985-1991 talep dönemi itibariyle bölgenin terör bölgesi olması yanında yoğun kış şartlarının olduğu ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı köylü oldukları, eldeki davanın da 15 sene sonra açıldığı dikkate alındığında tanık beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekmekteyken, bununla birlikte baraj inşaatının bulunduğu yerdeki karakoldan dava konusu dönemde, ilgili şantiyenin hangi dönemde faaliyette bulunduğu, mevsim şartları sebebiyle işe ara verildiğinde bekçi bulundurulup bulundurulmadığı hususları sorulmadan ve denetim raporları getirtilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a12a6dddefdd6d29 9035a276fa86a6f4