Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12570 E., 2025/134 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12570 E., 2025/134 K. (07.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12570
Karar No
2025/134
Karar Tarihi
07.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/12570 E. , 2025/134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/377 E., 2023/839 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/61 E., 2022/251 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ile davalılar ... İnş. Har. Tur. Yat. Tic. Ltd. Şti. ve ... Vinç Den. Gemi Acen. Tahmil Tahliye Ul. Nak. Vinç ve Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuırularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... İnş. Har. Tur. Yat. Tic. Ltd. Şti. ve ... Vinç Den. Gemi Acen. Tahmil Tahliye Ul. Nak. Vinç ve Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekileri tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmek ve de davalı ... Vinç Den. Gemi Acen. Tahmil Tahliye Ul. Nak. Vinç ve Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Vinç Denizcilik Gemi Acenteliği Tahmil Tahliye Ulus. Nak. Vinç ve Liman İşlt. San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarından bahisle asıl dava dosyasının dava dilekçesinde 5.000,00 TL maddi tazminat ile refakatçi giderleri, bakıcı giderleri, özel beslenme giderleri, SGK'ca karşılanmayan ilaç giderleri, ek olarak alınan tedavi fark giderleri, müvekkilinin ve refakatçilerin yol giderleri, iyileşme ve tedavi için yapacağı diğer giderler vb. tedavi için gerekli tüm masraflar için 10.000,00 TL maddi tazminatın, birinci birleşen dava dosyasında (Kocaeli 3. İş Mahkemesi 2019/68 Esas) müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının %60,00 olarak tespit edildiğinden bahisle 300.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği, davacı vekilinin 05.04.2021 tarihli dilekçesi ile asıl dava dosyasındaki maddi tazminat istemini 609.239,95 TL’ye arttırdığı, yine aynı davacı tarafından aynı davalılara karşı açılan ikinci birleşen dava dosyasında (Kocaeli 5. İş Mahkemesi 2022/196 Esas) 332.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %57,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının bir kusurunun bulunmadığı, davalı ... İnşaat şirketinin %50, davalı ... Vin şirketinin % 30(Bu oranın içinde olmak kaydıyla davalı ...'nın %5), dava dışı Salini-Kolin-GFC ortaklığının %20 oranında kusurlu oldukları davacının maddi zararının 1.130.781,97 TL olarak belirlendiği kabulünden hareketle asıl dava dosyasında davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, davacının tedavi gideri talebi yönünden SGK tarafından karşılanan tedavi giderinden fazla zarar bulunduğunun ispatlanamaması nedeniyle bu talebin reddine, sadece manevi tazminat istemine ilişkin birinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 200.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, sadece maddi tazminat istemine ilişkin ikinci birleşen dava dosyasında davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... İnş. Har. Tur. Yat. Tic. Ltd. Şti. ve ... Vinç Den. Gemi Acen. Tahmil Tahliye Ul. Nak. Vinç ve Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekilerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin iş kazasının meydana geldiği tarihteki aylık ücretinin dava dilekçesinde belirttikleri tutar olan 1.500,00 TL olmasına rağmen bu tutar üzerinden değil asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, Mahkemece yapılan emsal ücret araştırması kapsamında Kocaeli Ticaret Odası tarafından dosyaya sunulan müzekkere cevabında görüleceği üzere dava konusu iş kazası tarihinde demiryolu işçileri için emsal ücretin, asgari ücretin üzerinde olduğunu, mahkemece hükmedilen sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ilk peşin sermaye değerinin yanlış mahsup edildiğini, nitekim iş kazasının meydana gelmesinde sadece işverenin değil 3. kişilerin de kusurunun söz konusu olduğunu, bu durumda ilk peşin sermaye değerinin tamamının çıkan tazminat tutarınden mahsubunun doğru olmadığını, müvekkilinin maluliyeti, yaşı, gelir durumu ve diğer bileşenler dikkate alındığında müvekkilin, daha fazla maddi tazminat hakkı bulunduğunu, müvekkilin konaklama, uçak bileti nedeniyle yol giderleri, yeme içme giderleri olduğunu, yine SGK tarafından karşılanmayan ilaçları olduğu gibi ek ödemeleri de olduğunu, müvekkilinin bu tedavisi nedeniyle tadavi giderlerinin büyük bir bölümü her ne kadar SGK tarafından karşılanmış ise de müvekkilinin yol giderleri, refakatçilerinin yol giderleri, yeme, içme ve barınma giderlerinin davalılar veya SGK tarafından karşılanmadığını, bu giderlerinin müvekkilince karşılandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Vinç şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, hem asıl davada, hem de birleşen ek davalarda zamanaşımı defi ileri sürmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu husuta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi Bölge Adliye Mahkmesince de hatalı şekilde karar verildiğini, müvekkiline atfedilen kusur oranının kabulü mümkün olmamakla birlikte, davacının kusursuz olduğuna ilişkin bilirkişi raporlarının da haksız, yersiz ve hakkaniyetsiz olduğunu, dosyada mevcut kusur raporu, Kocaeli 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/891 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuyla da bütünüyle çeliştiğini, çelişki giderilmeden karar verildiğini, diğer davalı ... İnşaat şirketi yetkililerinin üstlendikleri işin yapılabilmesi amacıyla, müvekkili firmadan, operatörlü olarak vinç kiralandığını, vinç operatörü olarak görevlendirilen müvekkili şirket çalışanı davalı ...'un çalışma alanına ulaştığında, üstten yüksek gerilim hattının geçtiğini ve çalışma alanını tehlikeye düşürdüğünü tespit ettiğini, bu sebeplerle durumu davalı ... İnşaat şirketi yetkililerine bildirmek suretiyle; “elektriklerin kesilmesini ve diğer güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini” bildirdiğini, ... İnşaat şirketi yetkilileri tarafından; “merak edilecek bir şey bulunmadığı ve gerekli tedbirlerin alındığının” davalı ...'a bildirilmesi üzerine, Yakup'un çalışmaya başladığını ve davacının da bu çalışması sırasında kendisine yardımcı olmak üzere serdümen olarak görevlendirildiğini, vinç çalışmalarında serdümenin görevinin; vinç tarafından kaldırılan malzemenin ve vincin yönlendirilmesi olduğunu, davacı işçinin savcılık tahkikatı aşamasında alınan ifadesinde “rayları indirirken ray üzerime geldi, ben de herhangi bir zarar görmemek için elimle raya müdahale ettim” demek suretiyle, dava konusu kazanın ne şekilde meydana geldiğini ortaya koyduğunu, dava konusu kazada müvekkili şirketin çalışanı olan operatöre de kusur izafesinin mümkün olmadığını, vinç operatörünün her türlü tedbiri alması halinde dahi dava konusu kazanın meydana gelebileceğini; müvekkili şirketin çalışanı operatör davalı ... ile serdümen görevini ifa eden davacının birbirlerinden uzak olması, makine operatörünün davacının yönlendirmesiyle vinci hareket ettiriyor olması sebebiyle, vinç operatörünün kazayı önleyebilecek herhangi bir önleyici davranışı da olamayacağını, bu kapsamda; davacı işçinin iş güvenliği eğitimlerinin, güvenlik ekipmanlarının ve alanın güvenliğinin sağlanmasının diğer davalı ... İnşaat şirketinin görevine girdiğini, meydana gelen kazada Kavlak İnşaat şirketi ile birlikte davacının asli kusurlu olduklarını, davalı ... İnşaat ve dava dışı SKG (Salini-Kolin-GCF) adi ortaklığının sorumluluğuna yönelik yapılan tespitlere katılmakla birlikte, davalı ... İnşaat firmasının kusur oranının %50 ve dava dışı adi ortaklığın kusur oranının %20 olarak belirlenmiş olmasının hatalı ve düşük olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde yer verilen davacının kusurunun bulunmadığına yönelik tespitlere katılmamakla birlikte, bu hususun 09.03.2022 tarihli ek bilirkişi hesap raporunu da esaslı şekilde sakatladığını fakat bu hususun ne İlk Derece Mahkemesince ne de İstinaf Mahkemesince dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda evvelce tespit edilen %57,00 maluliyet oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında davacının kusursuzluğuna ilişkin şüpheye mahal vermeyecek nitelikte bir kusur raporu bulunmadığı gibi, davacının maluliyet durumunun da Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme neticesinde %57,00 maluliyet oranının kabulünün bozmayı gerektirdiğini, davacının maluliyetinin Yargıtay ilamları doğrultusunda yukarıda bahsedildiği şekilde tespit edilmemiş olması ve ilgili maluliyetin kaza ile ilgisi de somutlaştırılamadığından maluliyetin şüphesiz tespiti için dosyanın ilgili Kuruma gönderilmesi ve davanın reddi adına hükmün bozulması gerekmektiğini, davacı tarafın asıl dosyadaki beyanlarında 1.500,00 TL ücret almasına rağmen, davalı işverence asgari ücret gösterildiğinin iddia edildiğini, davacı beyanlarının ücretle ilgili kısmının, müvekkili şirketçe kabulünün mümkün olmadığını, davacının, davalı ... İnşaat firması tarafından düzenlenen maaş bordrolarına itibar edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... İnşaat şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, kararı maddi tazminat yönünden temyiz ettiklerini, davacının yeni işe girmiş ve 2 aylık yasal deneme süresinin dahi dolmadığını, olay esnasında davacının yaptığı işin çalışanlara içecek (su, kola vb) ve küçük el aletleri getir götür işi yapmak olduğunu, işyeri güvenlik kuralları ve verilen talimatlar gereği bu tür işlerde çalışanlara iş güvenliği malzemeleri olmadan çalışmaya müsaade edilmediğini, rayların istiflenmesi esnasında gerekli güvenlik tedbirlerini almakla sorumlu olan firmanın ... Vinç firması çalışanı davalı ... olduğunu, davalı ... tarafından yüksek gerilim hattına temasına yakın esnada “çekilin, dikkat ..” şekilde bağırdığı ve herkesin kaçtığının öğrenildiğini, talimatlara aykırı şekilde, tamamen kendi irade ve kusuruyla hareket eden davacının ise hiçbir emir ve talimat olmaksızın tamamen kendi merakı ve iradesiyle rayların istiflenmesini seyretmesi esnasında kaçmayarak yaralandığını, müvekkili şirketin olayla ilgili bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda bütün önlemleri aldığını, davacının müvekkili şirkette 19 gündür çalışmakta olduğu göz önünde bulundurulduğunda yerleşmiş bir güvenlik uygulamasından haberdar olmaması ihtimalinin mümkün olmadığını, kaldı ki bu konuda gerekli uyarılar iş güvenliğinden sorumlu personellerce de sıklıkla yapılıyor olduğunu, ne var ki, davacının son derece ihmalkâr davranarak yaralanmasına kendisinin sebep olduğunu, dolayısıyla davacının işin icabına göre ne tür önlemler alması gerektiğini bilebilecek kapasitede ve eğitimde olduğunun da açık olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzman olan davacının kendi kusuru ile yol açmış olduğu olayın sonuçlarını müvekkili şirkete yüklemeye çalışmasının kolaycılık olduğunu ve hakkaniyetle de bağdaşmadığını, bu işin ana yüklenicisinin SKG (Salini Kolin GCF) adi ortaklığı olduğunu, mahkemenin adi ortaklığın %20 kusurlu bulmasının hakkaniyetli olmadığını, bu kusurun az olduğunu, olayda asli kusurlunun davacının kendisi olduğunu, 09.03.2022 tarihli ek raporda yapılan hesaplamanın tüm beyan ve itirazlarına rağmen önceki bilirkişi raporunda olduğu gibi davacının açık beyanına rağmen yanlış maluliyet oranı üzerinden hesaplandığını, 20.11.2020 tarihli duruşma zaptında davacı vekilinin “daha önceki talebimiz %48 maluliyet yönündeydi, bu sebeple bilirkişinin bu hususu da göz önünde bulundurarak rapor düzenlemesini talep ediyoruz” dediğini, ek olarak davacının son raporunda çalışabilir ibaresinin bulunduğunu, bu nedenle %48,00 oranının bile çok yüksek olduğunu, önceki raporda da birebir aynı şekilde hesaplama yapıldığını, kök rapora itiraz dilekçelerinde taleple bağlılık ilkesi gereği itirazları bulunmasına rağmen, ek raporda da hiçbir değişiklik ve açıklamaya gidilmeden maluliyet oranının değiştirilmediğini ve kök rapordakinden daha da fahiş tazminat miktarı tespit edildiğini, bu bilgiler ışığında hakim taleple bağlı iken; bilirkişilerin davacının açık beyanına ve talebine rağmen, davacının talebini aşarak yapılan hesaplamanın ve buna göre verilen kararın kendilerince kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca çalışılan tarihlerde 6331 sayılı kanuın yürürlükte olmadığından kusur oranlarının da buna göre adil olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekili ile davalılar ... İnş. Har. Tur. Yat. Tic. Ltd. Şti. ve ... Vinç Den. Gemi Acen. Tahmil Tahliye Ul. Nak. Vinç ve Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. Vekilerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, iş kazasından dolayı davacının %57,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının bir kusurunun bulunmadığı, davalı ... İnşaat şirketinin %50, davalı Aydınç Vinç şirketinin % 30(Bu oranın içinde olmak kaydıyla davalı ...'nın %5), dava dışı Salini-Kolin-GFC ortaklığının %20 oranında kusurlu oldukları, Mahkemece hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporunda davacıya bağlanan iş kazası sürekli iş göremezlik gelirinin 93.248,54 TL tutarındaki ilk peşin sermaye değerinin tamamının hesaplanan maddi zarar tutarından tenzil edildiği, davacı tarafın dava dilekçesindeki tedavi giderleri başlığı altındaki talepleri birden fazla (...refakatçi giderleri, bakıcı giderleri, özel beslenme giderleri, SGK ca karşılanmayan ilaç giderleri, ek olarak alınan tedavi fark giderleri, müvekkilinin ve refakatçilerin yol giderleri, iyileşme ve tedavi için yapacağı diğer giderler vb. tedavi için gerekli tüm masraflar...) olmasına karşın Mahkemece davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmış olması ve davacının fazlasına dair talebini ispat edememiş olması nedeniyle reddine karar verildiği, diğer bir deyişle tedavi gideri talebinin reddine karar verildiği, ancak yol, barınma, refakatçi vs. taleplerle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de bir Mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği "(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar. a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde açıklanmıştır. Yine 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesine göre iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. Somut olayda, Mahkemece davacının tedavi giderleri başlığı altındaki taleplerinin tamamı gerekçeleri ile birlikte ayrı ayrı değerlendirilmeksizin sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi davacının maddi zararı hesaplanırken kendilerine kusur atfedilenler arasında üçüncü kişiler bulunduğu halde ilk peşin sermaye değeri tenzil edilirken 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi dikkate alınmadan ilk peşin sermaye değerinin tamamının tenzil edilmesi yerinde görülmemiştir. Kabul ve uygulamaya göre de alınması gereken karar ve ilam harcı hesabında davacı tarafın asıl dava dosyasını açarken yatırmış olduğu 256,20 TL tutarındaki peşin harç dikkate alınmaksızın karar verilmesi de isabetsizdir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Davacı avukatı yararına takdir edilen 28.00,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, davalı ... Vinç Den. Gemi Acen. Tahmil Tahliye Ul. Nak. Vinç ve Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. Avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 477f189b498355b5 f8825f90e1f88995

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı