Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/11891 E., 2025/6057 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11891 E., 2025/6057 K. (16.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11891
Karar No
2025/6057
Karar Tarihi
16.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11891 E. , 2025/6057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1194 E., 2024/1654 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/365 E., 2024/75 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının, 04.12.2014 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı ... Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü iş yerinde alt işveren işçisi olarak çalışmaya başladığını, aynı iş yerinde değişen alt işverenlerin işçisi olarak çalışırken, 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının ilk işe girişinde büro işlerinde çalışmak üzere işe alındığını ve meslek kodunun da 9112.06 olarak yapılan işe uygun şekilde bildirildiğini, daha sonraları meslek kodu 3511.06 (bilgisayar operatörü), 4132.10 (veri giriş operatörü), 9622.02 (beden işçisi), 9112.11 (Büro işçisi), 9112.06 (Temizlik işçisi) olarak SGK'ya bildirildiğini, davacının ilk işe girdiği tarihten itibaren hiçbir zaman temizlik işçisi olarak istihdam edilmediğini, sürekli olarak büro işçisi, bilgisayar operatörü, veri giriş operatörü gibi işlerde çalıştırıldığını, en son ... yetkilisi olarak görevlendirildiği işinde çalışmaya devam ettiğini, davacının meslek kodunun yapılan fiili iş ile uyumlu olmaması nedeniyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve yasal düzenlemelere uygun bildirim yapılmasının sağlanması için SGK'ya bildirilen meslek kodunun, fiili olarak çalıştırıldığı işe uygun olarak düzeltilmesi gerektiğini beyanla, davanın kabulü ile davacının temizlik işçisi olduğuna yönelik Kuruma bildirilen meslek kodunun fiili çalışmasına uygun olarak düzeltilmesini, fiilen yapmakta olduğu iş ile idare tarafından SGK' ya bildirilen meslek kodunun birbiri ile uyumlu hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 04.12.2014 tarihinde dava dışı .. Yem. Tem. Turz. İnş. Nak. Sağ. Hiz. Tekstil Özel Eğt. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmaya başladığını, Kuruma bağlı kuruluşların özel hizmet alımı işlerinin yürütülmesi için ihale yolu ile hizmet alımları yapıldığını, ihaleyi alan davalı şirketle imzalanan sözleşmelerde yaptırılan işin niteliği gereği idarenin alt işveren niteliği bulunmadığını, davacının bakanlık bünyesinde kadroya geçiş tarihi olan 01.04.2018 tarihinden önceki döneme ilişkin çalışmalarının dava dışı ... Yem. Tem. Turz. İnş. Nak. Sağ. Hiz. Tekstil Özel Eğt. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ni ilgilendirdiğini, davacının 01.04.2018 tarihinde ... ile belirsiz süreli iş sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin Çalışma Yeri ve Konusu başlığında görevi temizlik elemanı, yapılacak işin konusunun Genel Temizlik Hizmetleri olarak belirlendiğini, sürekli işçi kadrosuna geçtiği tarihten itibaren hep 9112.06 temizlik işleri meslek kodunda belirtildiğini savunarak davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargı yolunun caiz olması dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin, uyuşmazlığın kadroya geçiş sırasında yapılan idari işleme yönelik olduğu tespitinin yanlış olduğunu, dava konusunun, davacının, temizlik işçisi olduğuna yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilen meslek kodunun 01.04.2018 tarihinden itibaren fiili çalışmasına uygun olarak (4110.03) büro memuru (genel) meslek kodu olarak düzeltilmesi, fiilen yapmakta olduğu iş ile davalı idare tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilen meslek kodunun birbiri ile uyumlu hale getirilmesi olduğunu, taleplerinin kadroya geçiş sırasında yapılan idari işleme yönelik bir talep olmadığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık meslek kodunun değiştirilmesi istemine ilişkindir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b maddesi uyarınca ise "İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumu'nun taraf olduğu İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi uyarınca “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür”. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde ise; “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların iş yerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir iş yeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacağı" hükmüne yer verilmiştir. Çalışma hayatında işçilerin mesleklerine göre sınıflandırılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının doğru bir şekilde tutulması için meslek kodları kullanılır. SGK meslek kodları, çalışanların hangi meslek dalında çalıştığını gösteren numaralardan oluşur. Bu kodlar, işçilerin faaliyet alanlarını tanımlamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde bildirmesi için kullanılır. İşverenlerin, çalışanların iş yerinde fiilen yapmış olduğu işe uygun meslek kodunu prim hizmet beyannamesinde gerçeğe aykırı biçimde bildirir ise idari para cezası ödemek zorunda kalacağı düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki söz konusu idari para cezası iş yeri bazında ve her bir beyanname dönemi için tatbik edilmekte olup uygulama 2018 yılına ait Ocak ayına ilişkin beyannamelerden itibaren zorunlu olarak uygulanmaktadır. Meslek kodlarının girişi sırasında, sigortalının bitirmiş olduğu okuldaki mesleği veya uzmanlık alanı değil, iş yerinde fiilen yapmış olduğu işe ilişkin meslek kodunun girilmesi yasal zorunluluktur. 5510 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca işveren tarafından çalışanın fiilen çalıştığı işe ait meslek adının ve kodunun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususu SGK’nin denetim ve kontrol amacıyla görevlendirmiş olduğu memurlar aracılığıyla denetlenmektedir. Sonuç olarak 5510 Sayılı Kanun’da yapılan düzenleme uyarınca işverenler, çalışanları işe alırken iş yerinde fiilen yapacakları veya yapmakta oldukları işe uygun meslek kodunu SGK’ye bildirmekle yükümlü hale gelmiş olup işbu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde idari para cezası yaptırımı ile karşılaşmaları söz konusudur. Her meslek grubuna özel olarak atanan bu kodlar, işçilerin SGK’ya bildirilen bilgilerini doğrulamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde sınıflandırmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Meslek kodları, çalışanların yaptığı işin niteliğini belirler ve onları doğru bir şekilde sınıflandırır, işçilerin prim, vergi ve diğer yasal kesintilerinin doğru bir şekilde hesaplanmasında önemli bir rol oynar, yapılan işin risklerini ve iş güvenliği önlemlerini belirlemek için de kullanılır ve sigortalıların yasal haklarının korunmasına yardımcı olur. Meslek kodunun sosyal güvelik hukuku, kamu hukuku, bireysel ve toplu iş hukuku yönünden önemli etkileri vardır. Sosyal Güvenlik Hukuku yönünden prime esas kazancı, fiili hizmet süresi zammını ve ayrıca hizmetin geçtiği gerçek işverenin belirlenmesinde etkisi vardır. Bireysel ve toplu iş hukukunu etkileyen yönleri olsa da 2018 yılında yasal düzenleme ile denetimi Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilmiş olup uyuşmazlığın artık 5510 sayılı Kanun kapsamında kaldığı tartışmasız hale gelmiştir. 5510 sayılı Kanunu'nda 2018 tarihinde yapılan değişiklikle meslek kodu, işe giriş bildirgesinin önemli unsurlarından biri olmuştur. Zira bu eksiklik cezai yaptırıma bağlandığına göre hukuki yaptırımı da olmalıdır. 5510 sayılı yasal düzenleme gereğince meslek kodu düzeltilmesi istemi, sigortalı sicil kaydının düzeltimi ve geniş anlamda fiili çalışmanın varlığının araştırılması nedeni ile hizmetin tespit kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Sonuç olarak meslek kodunun değiştirilmesi istemi 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık olup Kurum tarafından işlem yapılmasını gerektirdiğinden, uyuşmazlıkta 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 101. maddeleri uyarınca iş mahkemeleri görevlidir. Mahkemece yargı yolu caiz olmadığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmesi hatalı olup işin esasına girilerek, Kuruma başvuru şartını yerine getirmesi için davacıya süre verilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üyeler ... ve ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ..., Üye ... ve ...'ün oylarıyla, 16.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dava meslek kodununu işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yanlış bildirildiği, fiilen yapığı işe uygun olmadığı, bu hatanın düzeltilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sonunda mahkemece davanını davaya bakmanını idari yargının görevine girmesi nedeniyle yargı yolu caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Temyiz edilen kararın meslek kodu uyuşmazlığının sosyal güvenlik mevzuatını ilgilendirdiği gerekçesiyle Dairemize gönderildiği, Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından da davanın gönderme kararındaki gibi sosyal güvenlik hukukunu ilgilendirdiği kabul edilmek sureyle işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatiyle kararın öncelikle görevin iş mahkemesine ait olduğu, ayrıca Kuruma müracaat koşulunun sağlanması gerektiği belirterek mahkeme kararı bozulmuş ise de aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. Meslek kodu; çalışanların işyerindeki mesleki pozisyonlarını belirlemek için kullanılan işveren tarafından SGK bildirilen numaralardan oluşan bir sistemdir. İlk defa 5510 saylı Kanunun 102. maddesine 15.7.2016 tarih 6728 sayılı Kanunun 51. maddesi ile getirilmiştir. “ Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenmiştir. Meslek kodunun ne amaçla getirildiği ne işe yaradığı hususu üzerinde durulmalıdır. Buna göre çıkan uyuşmazlıkların niteliği ve uyuşmazlığın çözümünde görevli olan yargı yeri ve mahkemeler belirlenecektir. Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanunun102. Maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukuku uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan resen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. Bu hatalı bir değerlendirmedir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayana bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. Kaldı ki idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmektedir. Bir işleme yaptırım uygulanması onu sosyal güvenlik davasını gerektirecek bir sonuç doğurmaz. İşverenlerin Kuruma karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamaktadır. Bireysel iş hukukunu ilgilendiren meslek kodu davalarında ise; işveren işçiyi çalıştırdığı işe uygun ücret ödememekte, işveren bu işe uygun ücret, sendikalı ise bu işe uygun toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanması talep edilmektedir. Bu gibi durumlarda ödenen bir ücret değil işe uygun bir ücret talebi ve meslek kodu talebi bulunmaktadır. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin görevinde olup; yıllarca da bu şekilde uygulanmıştır. Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerinde veya itibari hizmeti içeren meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Kurumda davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamı Kuruma bildirilmeyip, eksik miktarda yapılan fiili ödemelerin gerçek miktarda olduğunun tespiti ile ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolaysıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. İtibari hizmete yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan pirim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. Yoksa sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır. Çünkü 5510 sayılı Kanunda veya başkaca bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Somut olayımızda davacı davalı Bakanlık işyerinden Kuruma bildirilen temizlik işçisi meslek kodunu hatalı olduğunu belirterek hatanın düzeltilmesini buna göre meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu tamamen bireysel iş hukukunu ilgilendirmektedir. Davacı işverenin hasım gösterildiği bir davada bu iddialarını ispat ettiğinde kesinleşen karar işveren veya davacı tarafından Kuruma intikal ettirildiğinde Kurum tarafından herhangi bir araştırma yapılmadan meslek kodu değiştirilecektir. Sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığı açık olup davada Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilmesi hatalıdır. Temyiz incelemesinin de Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılaması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili kabul edilerek esası incelenip buna yönelik oluşturulan bozma kararına katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fa1a1bd72fb40f74 e6cead9e19393137

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı