Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/11841 E., 2025/1773 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11841 E., 2025/1773 K. (11.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11841
Karar No
2025/1773
Karar Tarihi
11.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11841 E. , 2025/1773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3071 E., 2024/1312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Üniversitede 01.10.2000-31.08.2014 tarihleri arasında yabancı uyruklu öğretim görevlisi olarak çalıştığını, 01.10.2000 tarihinde çalışmaya başladığına dair 19.12.2000 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesine, iş sözleşmesinin her yıl yenilenmesine ve Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmasına rağmen davalı Üniversite tarafından 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3.maddesine istinaden "Kurumdan yazılı istekte bulunulmadığından bahisle 01.10.2000-06.08.2003 tarihlerindeki çalışmalarının iptal ettirildiğini, primlerinin yatırılmadığını, 01.10.2000- 28.03.2006 tarihleri arasında sigortalı ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı T.C. ... Rektörlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını davalının kamu tüzel kişiliğine sahip bir vakıf üniversitesi olduğunu, ilgili kanun gereği ilgili kurumlarca denetlendiğini, istihdam edilen yabancı uyruklu kişilerin 06.08.2003 tarihinden itibaren uzun vadeli sigorta kollarına tabii tutulmasına karar verildiğini, yabancı uyruklu öğretim elemanları açısından ise bu uygulama özel kanunlar gereği 28.03.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önce yabancı uyruklu öğretim elemanlarının ancak uzun vadeli sigorta kollarından yararlanmak istediklerine dair SGK'ya yazılı bir talepte bulunmaları halinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulduğunu, davacının ne SGK'ya ne de davalı Üniversiteye bu yönde yapılmış bir başvurusunun olmadığını, 28.03.2006 tarihinden önceki döneme ilişkin yersiz yatırılan primlerin Kurum tarafından davalı Üniversiteye iade edildiğini, davacının yabancı ülke vatandaşı olduğundan sadece hastalık sigortası primine tabi olup uzun vadeli sigorta kollarından yararlanma hak ve yetkisine sahip olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan işlemin yasalara uygun olduğunu, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, çalışmanın yöntemince kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesİ'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/111 Esas-2022/189 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, I) Davanın kabulüne, 340720004.... sigorta sicil numaralı davacı ... Dr. ....'ın 103764... sicil numaralı ... ünvanlı davalı iş yerinde 01.10.2000- 28.03.2006 tarihleri arasında davalı işverence daha önce Kuruma bildirilen ve iptal bordroları konusu olan ücretlerle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 665eeae4a98ede67 18c6eea832f4a8e7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı