Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/11771 E., 2025/1671 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11771 E., 2025/1671 K. (10.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11771
Karar No
2025/1671
Karar Tarihi
10.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11771 E. , 2025/1671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/882 E., 2024/710 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi SAYISI : 2019/144 E., 2021/765 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın 2006 yılın 6. ayından 2013 yılının 9. ayına kadar davalı iş yerinde işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı iş yerinde şantiye sorumlusu olarak görevini yerine getirdiğini, müvekkilinin başlıca görevlerinin kum, çakıl çeken arabaları takip etmek, kum, çakıl satışı işlerini yürütmek, ocağın genel işleyişini organize ettiğini, müvekkilinin davalı iş yerinde kalifiye eleman olarak çalışması nedeni ile asgari ücretle çalışmasının kendisinden beklenemeyeceğini, müvekkilinin son aldığı maaşın 1.200 TL olduğunu davalı şirket müvekkilinin sigortasını asgari ücret üzerinden yatırdığını, müvekkilinin maaşının asgari ücrete tekabül edecek kadar olan kısmının Denizbank .... Şubesinde bulunan hesabına, diğer kalan kısmını elden kendisine verdiğini, bu durum müvekkilinin hak kaybına neden olduğunu, müvekkilinin çalışmış olduğu her dönemde aynı muameleye maruz kaldığını, müvekkilinin emeklilik işlemleri sırasında primlerinin düşük yatırılması nedeniyle hak kaybına uğradığını, davacı işveren kanunun emredici hükümlerine aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin sigorta primlerinin düşük miktardan yatırılmış olması hak kaybına neden olduğundan iş hukukundan kaynaklanan diğer alacak haklarının saklı kalmak kaydıyla dava açma haklarının zaruri olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete çalıştığı günlerde aldığı prime esas kazancının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde; davanın başlı başına hukuki dayanaktan, fiili gerçeklikten ve iyi niyet kurullarından yoksun olduğunu, davanın esası açısından reddi gerektiğini davacı dava dilekçesinde 2006 yılı 6. ayından, 2013 yılı 9. ayına kadar davalı iş yerinde çalıştığını ve şantiye sorumlusu olarak adlediğini, dolayısıyla gerçek maaşı ile ödenen ücreti arasında farklılık bulunduğunu ve davalı işverenin maaşını düşük göstermesi nedeniyle hak kaybına uğradığını iddia ettiğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği hususlar gerçek dışı olduğunu çünkü davacının almış ücret kendisine banka kanalıyla ödenen gerçek ücret olan asgari ücret olduğunu, kaldı şirkette aynı şekilde çalışan vasıfsız sayısız işçi yer alıp bunlarında maaşı asgari ücret üzerinden ödenmekte olduğunu bunun resmi belgeler ile sabit olduğunu, davacının iddiasının ancak yazılı delille ispatlayabileceği olgusundan hareketle davada yazılı delil dışındaki delillerin ispata yetmeyeceği ve bunun dışındaki iddiaların tamamen art niyet taşına ve müvekkili mağdur edecek şekilde talepleri olduğunu, reddi gerektiğini, davacının açmış olduğu davasının haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun vaki davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde; Kurumun davada muhatap olmayıp husumet itirazında bulunduklarını, 506 sayılı Kanun'un 79/1 maddesine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı, prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilme mecburiyetinin işveren ait olup Kurumun bu kayıtlar için sorumlu tutulamayacağını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, öncelikle hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin ya da Kuruma tespit edilip edilmediğinin, iş yerinin hizmet süresince var olup olmadığının, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının, çalışma konusu işin niteliği devamlılık gösterip gösterilmediği başlangıç ve bitiş tarihleri alınan ücret konusunda tanıkları inandırıcılığı hakkında hakkında ifadelerinin iş yeri kapsam kapasite ve niteliğinin dikkate alınarak değerlendirilmesi, iş yerinde görevli personelle birlikte iş yerine en yakın iş yerinden iş yerini bilen ve tanıyan şahıslarının da dinlenmesi suretiyle tanık beyanlarının doğruluğunun denetlenmesini, ücret konusunda tespiti istenilen sürenin evvelinden ve sonrasından beyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve bu nitelikte belge yoksa HMK'da yazılı sınırları aşan tavan ücret alma iddialarında ise ücret miktarlarının tespitinde tanık ifadelerine başvurulması 506 sayılı Kanun'un 3/B ve D bentlerinden olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili Kurum yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine, karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili Kurumun yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesini talep ettiklerini müvekkili Kurumun yapacağı herhangi bir işlem bulunmadığından yersiz ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile -Davacının 01.10.2011-09.09.2013 tarihleri arasındaki çalışma döneminde .... sicil numaralı davalı iş yerinde, 24.12.2011-28.12.2011 tarihleri arasında brüt toplam 167,40 TL, 16.12.2012-25.12.2012 tarihleri arasında brüt toplam 423,23 TL, 26.12.2012-31.12.2012 tarihleri arasında brüt toplam 94,05 TL, 01.01.2013-06.05.2013 tarihleri arasında brüt toplam 2.055,06 TL, 07.05.2013-30.06.2013 tarihleri arasında brüt toplam 897,05 TL, 01.07.2013-09.09.2013 tarihleri arasında brüt toplam 1.174,73 TL prime esas kazanç üzerinden çalıtığının tespitine, -Davacının 05.05.2006-01.10.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden talebinin senetle ispat sınırı üzerinde kaldığı ve bu dönem yönünden davanın kanıtlanamadığı anlaşılmakla 05.05.2006-01.10.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iş yerinde çalışan sıradan bir işçiden farklı olarak kalifiye bir eleman olduğunu, diğer işçiler gibi asgari ücret tutarında maaş almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin ya da çalışmasının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, müvekkili Kurumun yapacağı herhangi bir işlem bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Mahkemece davacının 01.10.2011 tarihinden önceki döneme yönelik verilen karar yerinde ise de 01.10.2011 tarihinden sonraki döneme yönelik kabul kararı isabetsiz olup dinlenen bordro tanıklarının davacının aldığı ücretin miktarı hususunda beyanda bulunmadıkları ve davacının yaptığı işe göre fazla ücret almasını gerektirecek bir durum bulunmadığı da dikkate alındığında yalnızca emsal ücret araştırmasına göre ve tarafsız tanık beyanlarınca doğrulanmamışken davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmesi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı