10. Hukuk Dairesi 2024/11257 E. , 2025/1618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3035 E., 2024/1161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2022/109 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.03.2015 tarihinde ... adına kayıtlı .... Bayan Kuaföründe çalışmaya başladığını, 15.09.2016 tarihine kadar çalıştığını, bu işyerinden ayrıldıktan 8 ay sonra aynı işyerinde 28.06.2017 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, davacı bu işyerinde çalışmaya devam ederken işyerinin 05/2019 tarihinde diğer davalı ...'a devredildiğini, 11.11.2019 tarihinde de işyerinden çıkarıldığını, işsizlik maaşı alma aşamasında sigortasının yapılmadığını öğrendiğini, en son haftalık 700,00-TL ücret aldığını, geçmiş dönemlerde asgari ücretin iki katı kadar maaş aldığını, 21.03.2015 - 15.09.2016 ve 28.06.2017 - 10.05.2019 tarihleri arasında ...'ın, 10.06.2019 - 11.11.2019 tarihleri arasında ...'ın yanında geçmiş dönemlerde asgari ücretinin 1/2 katı net ücret ile ve en son olarak aylık 2.800,00-TL ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesin talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında "...." veya "İş İlişkisi" bulunmadığını, ..., "Kuaförlük" işiyle uğraştığını ve 31.12.2018 tarihinde işyerini kapattığını, 03.01.2019 tarihinden itibaren ise aynı adreste ... tarafından işyeri açılışı yapıldığını, işyerinin halen faal olduğunu, ... ile ...'ın, işyerinin davacının evine yakın olması ve davacının sıklıkla Kuaföre gidip gelmesi neticesinde arkadaş olduklarını, davacının işsiz olması ve "manikür" işini bilmesi nedeni ile manikür işlerini davalılara ait işyerinde yürütmek istediğini, davalı ...'ın da kuaför işlerini engellememesi şartıyla bunu kabul ettiğini, davacının da sıklık teşkil etmeyecek şekilde ara ara davalılara ait işyeri kullanılarak kendi müşterilerine manikür hizmeti verdiğini, daha sonra davacı ile ... arasında yaşanan tartışmadan dolayı aralarının bozulması sonucunda bu ilişkinin son bulduğunu, taraflar arasında yasal düzenlemeye uygun bir iş aktinin olmadığını, davacının davalılara ait işyerinde fiili bir çalışmasının olmadığını, davacının sigorta yaptırılmadığını sonradan öğrendiği beyanının gerçek olmadığını, davalı ...'ın işyeri kapanış yoklama tutanağında herhangi bir çalışan tespiti yapılmadığını, yine davacının 10.05.2019 - 11.112019 tarihleri arasında diğer davalı ...'ın yanında çalışıldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, ...'a ait işyerinin 03.01.2019 tarihinde açılmış olduğunu, açılış yoklamasında sigortalı çalışan tespit edilmediğini, bir işçinin çalıştığı işyerinin ne zaman açıldığını bilmeden 4 ay boyunca çalışmasının mümkün olmadığını, davacının sunduğu kargo faturalarının iş ilişkisini kanıtlamadığını, hak düşürücü süre itirazsında bulunduklarını, davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin hak düşürücü süre bakımından incelenmesini, işyerinin varlığı, işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılmasını, davacının tespiti talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait işyeri kayıtlarının incelenmesini, hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediği ya da çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ( işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs…) ispatlanması gerektiğini, işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında bulunup bulunmadığı, işyerinin gerçekte var olup olmadığının araştırılmasını, ücret iddiasının HMK’nun ilgili maddesi gereğince bu yazılı deliller ile ispatı gerektiğini, Kurumun yasal düzenleme gereğince feri müdahil sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımı yönünde karar verilmesini, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-.... T.C. Kimlik numaralı davacının davalı ... unvanlı işyerinde; 21.03.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasında, 280 gün günlük 42,45 TL brüt ücret ile, 01.01.2016 - 15.06.2016 tarihleri arasında, 165 gün günlük 54.90 TL brüt ücret ile, 28.06.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında,183 gün günlük 59,25 TL brüt ücret ile, 01.01.2018 - 31.12.2018 tarihleri arasında, 360 gün günlük 67,65 TL brüt ücret ile, Sigortalı gösterilmeyen hizmet aktine dayalı çalışmalarının tespitine, 2-.... T.C. Kimlik numaralı davacının davalı .... işyeri sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 10.06.2019 - 11.11.2019 tarihleri arasında, 141 gün günlük 85,28 TL brüt ücret ile Sigortalı gösterilmeyen hizmet aktine dayalı çalışmalarının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hiçbir delilin tartışılmadığı sadece bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu, tanık beyanlarının değerlendirilmediği, gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, dayanaksız soyut gerekçelerle ve yetersiz tanık beyanları ile hüküm kurulduğunu, Kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 21.03.2015 - 15.09.2016 ve 28.06.2017 - 10.05.2019 tarihleri arasında ..., 10.06.2019 - 11.11.2019 tarihleri arasında ...' ünvanlı işyerinde son ay, aylık net 2.800,00-TL diğer ay önceki/ geçmiş dönemlerde asgari ücretin 1/2 katı net ücret ile kesintisiz ve fiili bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tüm dönemler yönünden fiili çalışma olgusu tam olarak ortaya konulamadığından hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 5.Somut olayda, davacının talep tarihleri içerisinde herhangi bir yerden bildirimi bulunmadığı, davalılardan ... adına kayıtlı işyerine rastlanılmadığının bildirilmiş olduğu, ... ünvanlı işyerinin 16.08.1996 itibariyle vergi mükellefiyet kaydı yapıldığı, 31.12.2018 tarihinde mükellefiyetini sonlandırdığı, diğer davalı ...,,... işyeri sicil nolu ... ünvanlı işyeri 03.01.2019 itibariyle vergi açılışı yapılmış olup 07.01/2021 tarihi itibariyle faaliyeti devam ettiği ve bu işyerinin, 07.01.2019 tarihinde kanun kapmasına alındığı, dönem bordrosunun dosyaya getirtildiği, yargılama sırasında beyanları alınan tanıkların beyanlarının tüm dönemlerin ispatı açısından yeterli olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle, davalı iş yerlerinde kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ihtilaf konusu dönemde var ise kayıtlı dinlenmeyen bordro tanıklarının davacının çalışması, süresi ve yapılan işin niteliği yönünden ayrıntılı beyanları alınmalı, komşu iş yerleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle ayrıntılı araştırılıp tespit edilerek, tespit edilebilenler dinlenmeli, böylelikle toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. 6-Kabule göre de prime esas kazançların tespiti ile ilgili talebin reddedilmiş olmasına rağmen Mahkemece davanın kabulüne şeklinde hüküm kurmuş olması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1afba08bda2694c0 96ef15d5cffbadb7 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/11257 E. , 2025/1618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3035 E., 2024/1161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2022/109 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.03.2015 tarihinde ... adına kayıtlı .... Bayan Kuaföründe çalışmaya başladığını, 15.09.2016 tarihine kadar çalıştığını, bu işyerinden ayrıldıktan 8 ay sonra aynı işyerinde 28.06.2017 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, davacı bu işyerinde çalışmaya devam ederken işyerinin 05/2019 tarihinde diğer davalı ...'a devredildiğini, 11.11.2019 tarihinde de işyerinden çıkarıldığını, işsizlik maaşı alma aşamasında sigortasının yapılmadığını öğrendiğini, en son haftalık 700,00-TL ücret aldığını, geçmiş dönemlerde asgari ücretin iki katı kadar maaş aldığını, 21.03.2015 - 15.09.2016 ve 28.06.2017 - 10.05.2019 tarihleri arasında ...'ın, 10.06.2019 - 11.11.2019 tarihleri arasında ...'ın yanında geçmiş dönemlerde asgari ücretinin 1/2 katı net ücret ile ve en son olarak aylık 2.800,00-TL ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesin talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında "...." veya "İş İlişkisi" bulunmadığını, ..., "Kuaförlük" işiyle uğraştığını ve 31.12.2018 tarihinde işyerini kapattığını, 03.01.2019 tarihinden itibaren ise aynı adreste ... tarafından işyeri açılışı yapıldığını, işyerinin halen faal olduğunu, ... ile ...'ın, işyerinin davacının evine yakın olması ve davacının sıklıkla Kuaföre gidip gelmesi neticesinde arkadaş olduklarını, davacının işsiz olması ve "manikür" işini bilmesi nedeni ile manikür işlerini davalılara ait işyerinde yürütmek istediğini, davalı ...'ın da kuaför işlerini engellememesi şartıyla bunu kabul ettiğini, davacının da sıklık teşkil etmeyecek şekilde ara ara davalılara ait işyeri kullanılarak kendi müşterilerine manikür hizmeti verdiğini, daha sonra davacı ile ... arasında yaşanan tartışmadan dolayı aralarının bozulması sonucunda bu ilişkinin son bulduğunu, taraflar arasında yasal düzenlemeye uygun bir iş aktinin olmadığını, davacının davalılara ait işyerinde fiili bir çalışmasının olmadığını, davacının sigorta yaptırılmadığını sonradan öğrendiği beyanının gerçek olmadığını, davalı ...'ın işyeri kapanış yoklama tutanağında herhangi bir çalışan tespiti yapılmadığını, yine davacının 10.05.2019 - 11.112019 tarihleri arasında diğer davalı ...'ın yanında çalışıldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, ...'a ait işyerinin 03.01.2019 tarihinde açılmış olduğunu, açılış yoklamasında sigortalı çalışan tespit edilmediğini, bir işçinin çalıştığı işyerinin ne zaman açıldığını bilmeden 4 ay boyunca çalışmasının mümkün olmadığını, davacının sunduğu kargo faturalarının iş ilişkisini kanıtlamadığını, hak düşürücü süre itirazsında bulunduklarını, davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin hak düşürücü süre bakımından incelenmesini, işyerinin varlığı, işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılmasını, davacının tespiti talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait işyeri kayıtlarının incelenmesini, hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediği ya da çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ( işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs…) ispatlanması gerektiğini, işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında bulunup bulunmadığı, işyerinin gerçekte var olup olmadığının araştırılmasını, ücret iddiasının HMK’nun ilgili maddesi gereğince bu yazılı deliller ile ispatı gerektiğini, Kurumun yasal düzenleme gereğince feri müdahil sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımı yönünde karar verilmesini, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-.... T.C. Kimlik numaralı davacının davalı ... unvanlı işyerinde; 21.03.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasında, 280 gün günlük 42,45 TL brüt ücret ile, 01.01.2016 - 15.06.2016 tarihleri arasında, 165 gün günlük 54.90 TL brüt ücret ile, 28.06.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında,183 gün günlük 59,25 TL brüt ücret ile, 01.01.2018 - 31.12.2018 tarihleri arasında, 360 gün günlük 67,65 TL brüt ücret ile, Sigortalı gösterilmeyen hizmet aktine dayalı çalışmalarının tespitine, 2-.... T.C. Kimlik numaralı davacının davalı .... işyeri sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 10.06.2019 - 11.11.2019 tarihleri arasında, 141 gün günlük 85,28 TL brüt ücret ile Sigortalı gösterilmeyen hizmet aktine dayalı çalışmalarının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hiçbir delilin tartışılmadığı sadece bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu, tanık beyanlarının değerlendirilmediği, gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, dayanaksız soyut gerekçelerle ve yetersiz tanık beyanları ile hüküm kurulduğunu, Kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 21.03.2015 - 15.09.2016 ve 28.06.2017 - 10.05.2019 tarihleri arasında ..., 10.06.2019 - 11.11.2019 tarihleri arasında ...' ünvanlı işyerinde son ay, aylık net 2.800,00-TL diğer ay önceki/ geçmiş dönemlerde asgari ücretin 1/2 katı net ücret ile kesintisiz ve fiili bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tüm dönemler yönünden fiili çalışma olgusu tam olarak ortaya konulamadığından hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 5.Somut olayda, davacının talep tarihleri içerisinde herhangi bir yerden bildirimi bulunmadığı, davalılardan ... adına kayıtlı işyerine rastlanılmadığının bildirilmiş olduğu, ... ünvanlı işyerinin 16.08.1996 itibariyle vergi mükellefiyet kaydı yapıldığı, 31.12.2018 tarihinde mükellefiyetini sonlandırdığı, diğer davalı ...,,... işyeri sicil nolu ... ünvanlı işyeri 03.01.2019 itibariyle vergi açılışı yapılmış olup 07.01/2021 tarihi itibariyle faaliyeti devam ettiği ve bu işyerinin, 07.01.2019 tarihinde kanun kapmasına alındığı, dönem bordrosunun dosyaya getirtildiği, yargılama sırasında beyanları alınan tanıkların beyanlarının tüm dönemlerin ispatı açısından yeterli olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle, davalı iş yerlerinde kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ihtilaf konusu dönemde var ise kayıtlı dinlenmeyen bordro tanıklarının davacının çalışması, süresi ve yapılan işin niteliği yönünden ayrıntılı beyanları alınmalı, komşu iş yerleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle ayrıntılı araştırılıp tespit edilerek, tespit edilebilenler dinlenmeli, böylelikle toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. 6-Kabule göre de prime esas kazançların tespiti ile ilgili talebin reddedilmiş olmasına rağmen Mahkemece davanın kabulüne şeklinde hüküm kurmuş olması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1afba08bda2694c0 96ef15d5cffbadb7 ... ...