Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/11101 E., 2025/8979 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11101 E., 2025/8979 K. (27.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11101
Karar No
2025/8979
Karar Tarihi
27.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11101 E. , 2025/8979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/397 E., 2024/532 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/480 E., 2023/229 K. Taraflar arasındaki prim teşvik işleminin iptali nedeniyle oluşan primlerden borçlu olmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'un bildirilen tarihler dışında davacı işyerinde çalışmasının bulunmadığı, kendisinin Türkçe diline hakim olmaması nedeniyle beyanının doğru alınamadığı, tercüman marifetiyle beyanının alınması gerektiği, devletin istihdamı teşvik ettiği dönemde çalışanların engellenmesi ve iş yerinin kapatılmasına neden olunmasının sosyal devlet ilkesine aykırı olduğu iddiasıyla davalı Kurum tarafından 10.10.2018 tarihinde tebliğ edilen 02.10.2018 tarih 14224973- 202.01.01-E.12861444 sayılı işlemde tahakkuk ettirilen borçlar bakımından davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Şirket tarafından Kuruma geç bildirilen ...'un beyanından da anlaşılacağı üzere söz konusu sigortalının çalışmasının Kuruma süresinde bildirilmediği için 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 1. fıkrası A bendinin 2 numaralı alt bendi hükmü gereği aynı bendin 3 numaralı alt bendi hükmü de değerlendirilerek idari para uygulamasının yasal mevzuat gereği olduğu, davacının işe giriş bildirgesinin verilmemiş olduğunu beyan ettiği sigortalının Türk vatandaşı olmadığı Türk vatandaşı olur olmaz bildirgenin verildiği iddiası gereği Türk vatandaşı olmadan da çalıştığını kanıtlar nitelikte olduğu, sigortalılığın bildirilmemesi durumunda davalı Kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı sigortalı davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; her ne kadar davacı vekili davalının çalışmadığını beyan etmiş ise de bordro tanığı ...'ın ve ...'in beyanında ...li bayanın bulaşık işine yardım ettiği, bordro tanığı ...'da beyanında da, ..li bayanın yemekhanede yemek dağıttığını beyan ettiği anlaşılmakla herhangi bir ücret almadan ve iş ilişkisi bulunmadan yemek ve bulaşık işlerine yardımcı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi SGK denetmenleri tarafından tespit edilen hususlara ilişkin evrakın resmi belge niteliğinde olduğu ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli oldukları, davacı tarafından ...li bayanın iş yerinde çalışmadığına ilişkin hususu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesini tekrarla davalı ...'un sokakta yardıma muhtaç olduğu halde yardımcı olunmak için anaokuluna alındığı, hizmet akdine tabi fiili çalışması olmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, davalı ile aralarında hizmet akdi bulunmadığı, denetmen rapor ve tespitlerinin usulsüz olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik işleminin iptali nedeniyle oluşan primlerden borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 22221ba7815bbc46 2ac4e6d94140a480 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/11101 E. , 2025/8979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/397 E., 2024/532 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/480 E., 2023/229 K. Taraflar arasındaki prim teşvik işleminin iptali nedeniyle oluşan primlerden borçlu olmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'un bildirilen tarihler dışında davacı işyerinde çalışmasının bulunmadığı, kendisinin Türkçe diline hakim olmaması nedeniyle beyanının doğru alınamadığı, tercüman marifetiyle beyanının alınması gerektiği, devletin istihdamı teşvik ettiği dönemde çalışanların engellenmesi ve iş yerinin kapatılmasına neden olunmasının sosyal devlet ilkesine aykırı olduğu iddiasıyla davalı Kurum tarafından 10.10.2018 tarihinde tebliğ edilen 02.10.2018 tarih 14224973- 202.01.01-E.12861444 sayılı işlemde tahakkuk ettirilen borçlar bakımından davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Şirket tarafından Kuruma geç bildirilen ...'un beyanından da anlaşılacağı üzere söz konusu sigortalının çalışmasının Kuruma süresinde bildirilmediği için 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 1. fıkrası A bendinin 2 numaralı alt bendi hükmü gereği aynı bendin 3 numaralı alt bendi hükmü de değerlendirilerek idari para uygulamasının yasal mevzuat gereği olduğu, davacının işe giriş bildirgesinin verilmemiş olduğunu beyan ettiği sigortalının Türk vatandaşı olmadığı Türk vatandaşı olur olmaz bildirgenin verildiği iddiası gereği Türk vatandaşı olmadan da çalıştığını kanıtlar nitelikte olduğu, sigortalılığın bildirilmemesi durumunda davalı Kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı sigortalı davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; her ne kadar davacı vekili davalının çalışmadığını beyan etmiş ise de bordro tanığı ...'ın ve ...'in beyanında ...li bayanın bulaşık işine yardım ettiği, bordro tanığı ...'da beyanında da, ..li bayanın yemekhanede yemek dağıttığını beyan ettiği anlaşılmakla herhangi bir ücret almadan ve iş ilişkisi bulunmadan yemek ve bulaşık işlerine yardımcı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi SGK denetmenleri tarafından tespit edilen hususlara ilişkin evrakın resmi belge niteliğinde olduğu ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli oldukları, davacı tarafından ...li bayanın iş yerinde çalışmadığına ilişkin hususu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesini tekrarla davalı ...'un sokakta yardıma muhtaç olduğu halde yardımcı olunmak için anaokuluna alındığı, hizmet akdine tabi fiili çalışması olmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, davalı ile aralarında hizmet akdi bulunmadığı, denetmen rapor ve tespitlerinin usulsüz olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik işleminin iptali nedeniyle oluşan primlerden borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 22221ba7815bbc46 2ac4e6d94140a480 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı