10. Hukuk Dairesi 2024/10794 E. , 2025/8630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/588 E., 2024/1367 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/250 E., 2023/727 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili davacının davalıya ait iş yerinde çalışırken meslek hastalığına yakalanarak % 12,3 oranında malül kaldığını, bu malüliyeti nedeniyle manen olduğu kadar madden de zarara uğradığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1,00 TL maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının müvekkili Kurumda çalıştığı işyeri ve sanatının meslek hastalığı doğuracak nitelikte olmadığını, müvekkili Kurumun maden ocaklarında meslek hastalığının önlenmesi için işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında her türlü tebbirlerin alındığını, istenilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Asıl dava, birleşen 2021/168 Esas ve 2023/215 Esas sayılı ek davalar birlikte dikkate alınarak; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile Davacının meslek hastalığı sonucu %12,30 maluliyeti nedeniyle 24.462,93 TL maddi tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 05.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile Davacının meslek hastalığı sonucu %12,30 maluliyeti nedeniyle takdiren 12.500,00 TL manevi tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 05.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; uğranılan kazanç kayıpları nedeniyle yapılan hesap hükme elverişli olmadığı gibi müvekkilinin gerçek zararını yansıtmadığını, asgari ücret kamu düzeninden olup, re'sen dikkate alınması gereken bir husus olduğunu, raporun müvekkilinin gerçek zararını yansıtmadığını, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken genç yaşta iş kazası geçirerek malul kaldığını, bu maluliyet nedeniyle müvekkilinin kazanç kayıplarına uğradığını, uğramaya da devam edeceğini, uğranılan kazanç kayıpları nedeniyle yapılan hesap raporunun hatalı olduğunu, bilinen dönem hesabının 2023 yılı sonuna kadar yapılması gerekirken 31.03.2021 tarihine kadar yapılması, bilinmeyen dönemin 01.04.2021 tarihinden başlatılmasının hatalı olduğunu, çünkü 2023 yılı sonuna kadar olan dönemin bilinen dönem olduğunu, iskonto oranının yüksek alındığını; ayrıca bilinmeyen yıllar için %10 artış yapılarak zarar hesabının zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu; asgari ücrette %10'dan daha fazla artış olacağını; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, meslek hastalığının meydana gelmesinde davalı işveren tamamen kusurlu olması gerekirken, raporda işverenin %49,59 gibi çok düşük oranda kusurlu bulunması, %50,41 oranında kaçınılmazlık olduğunun belirlenmesinin hatalı olduğunu, yerel Mahkeme tarafından hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı değil zenginleşme, duyulan acı ve üzüntüleri hafifletmekten çok uzak olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının meslek hastalığından müvekkili şirketin sorumlu tutulmaması gerektiğini, maluliyete etkisi olan diğer hususların Mahkemece araştırılmadığını, dava konusu meslek hastalığında müvekkili Kurumun kusurunun bulunmadığını, bilirkişi kusur raporunun hatalı olduğunu, farazi verilere göre hesaplama yapıldığını, hekim bilirkişisinin de raporda olması gerektiğini, işverenin her türlü sorumluluğunu yerine getirdiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu; zarardan tüm peşin sermaye değeri düşülmediği takdirde davacının mükerrer yararlanma durumunun gerçekleşeceğini; pasif dönemde tam yıl çalışarak gelir elde edileceğinin düşünülmesinin hatalı olduğunu, fiili gün ortalaması tespitinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarca ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, güncel asgari ücret dikkate alınarak düzenlenmiş hesap raporu bulunmaması nedeniyle temyiz yolu açılmıştır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi. 3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı yararına hükmolunan manevi tazminat tutarları gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli kaldırma ilamı öncesi hükme esas alınan 31.03.2021 tarihli kök hesap raporunda davacının bakiye ömür süresinin tespitinde PF-1931 tablosunun esas alındığı davacı vekilince anılan rapora TRH-2010 tablosununun esas alınması gerektiği gerekçesiyle süresinde itiraz ile raporda belirlenen miktar üzerinden 1.birleşen davasını açtığı, Mahkemece kaldırma ilamı öncesi tesis edilen 11.06.2021 tarihli karar ile raporda belirtilen miktar üzerinden davacı lehine 15.657,29 TL maddi tazminata hükmolunduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi zararın tespitinde TRH-2010 tablosunun kullanılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılarak mahkemesine gönderildiği, Mahkemece dosyanın yeniden hesap bilirkişisine tevdi olunduğu, 25.09.2023 tarihli hesap raporunda davacının bakiye ömür süresinin tespitinde TRH-2010 tablosunun esas alınması suretiyle maddi zarar hesabı yapıldığı ancak bilinen dönemin önceki rapor gibi 31.12.2021 tarihi olarak esas alındığı davacının zararının bu kez 24.462,93 TL olarak hesaplandığı davacı vekilince rapora süresinde itiraz ile bilinen dönemin rapor tarihi dikkate alındığında 31.12.2023 tarihi olarak esas alınması gerektiği gerekçesiyle itiraz edildiği, davacı vekilince itiraz hakkı saklı tutularak bakiye miktar yönünden 2.birleşen davanın açıldığı, Mahkemece raporun hükme esas alınması suretiyle davacı lehine 24.462,93 TL maddi tazminata hükmolunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı vekilince kaldırma öncesi tesis edilen hükme esas hesap raporuna itiraz ile anılan hükme yönelik zararın hesap yöntemi noktasında istinaf istemi bulunduğuna göre kaldırma ilamı sonrası 25.09.2023 tarihinde düzenlenen raporda rapor düzenleme tarihi gözetilmeksizin bilinen dönem sonunun 31.12.2021 tarihi olarak esas alınması ve Mahkemece bu rapora itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; yeniden hesap raporu aldırmak alınacak raporda bilinen/ işlemiş dönem sonunun 31.12.2023 tarihi olarak esas alınması ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak davacının maddi zarar hesabını yaptırmaktan ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.