Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1072 E., 2025/1680 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1072 E., 2025/1680 K. (10.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1072
Karar No
2025/1680
Karar Tarihi
10.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/1072 E. , 2025/1680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1279 E., 2023/1474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/39 E., 2023/235 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ... Pamuk San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi...'ın davalılara ait inşaatta çalışmakta iken 06.03.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda genç yaşta vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eşi davacı ... için 1.000,00 TL, çocukları davacılar ... ve... için 1.000,00'er TL maddi tazminat ile ... için 40.000,00 TL, ... ve... için 20.000,00'şer TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini davacı ... yönünden 1.498.797,93 TL, ... için 7.996,99 TL ve... için 46.624,22 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur oranına itiraz ettiklerini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Pam. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin iş güvenliğinden sorumlu eleman görevlendirdiğini, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı işçinin ölümlü iş kazası tarihindeki yaşının 39 olduğu, geride kalan hak sahiplerinin sosyal ve ekonomik durumu, kaza sonrası yaşadıkları elem ve ızdırap, kazanın oluş biçimi, kazalı işçinin vefat hali, geride kalanların yaşları ve davalıların %90 oranındaki kusuru da nazara alındığında davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, davacıların murisi işçi...'ın 06.03.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı vefat ettiği, gerekçeli ve denetime elverişli kusur raporuna göre; iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren ... A.Ş. % 60, davalı ... % 20 ve davalı ... % 10 kusurlu, ölen desteğin de olayda % 10 kusurlu olduğu, son hesap raporuna göre maddi zararın belirlendiği gerekçesiyle davacı ... için 1.498.797,93 TL, davacı ... için 46.624,22 TL, davacı ... için 7.996,99TL maddi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 06.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 06.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... ... Pam. San. Tic. A.Ş. vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaat mühendisi ...'nın ... A.Ş.'nin betonarme kalıp demir ve ve kazı işlerinin yapılması için işveren ... A.Ş. yetkilisi ile sözleşme yaptığı, yapılacak iş sırasında işçilerin sağlığını ve güvenliğini kontrol etmek görevinin olduğu, müteveffanın işçisi olmadığı ve kusuru olmadığını savunmasının taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisi olması nedeni ile yerinde olmadığı, Mahkemede alınan 16.04.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda, dosyadaki ve ceza dosyasında alınan kusur raporlarındaki çelişkileri giderecek rapor düzenlendiği, raporda iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren ... A.Ş.'nin % 60, davalı ...'nın % 20 ve davalı ...'nın % 10, müteveffanın % 10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından belirlenen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı ...'nın ve davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemenin kararının kusur yönünden tamamen hatalı olduğunu, farklı ve çelişkili raporların dayanak yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, mahallinde keşif yapması, yapılacak keşifle, kusur oranları farklılıklarının giderilmesi gerektiğini, kesinleşen Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçesinde şantiye şefi ...'nın asli kusurlu olduğunu, SGK tarafından davacılara bağlanan gelirlerin, yapılan ödemelerin ve yapılmakta olan ödemelerin, hesaplamalarda dikkate alınmadığını, davalıların kusurları oranında tazminattan sorumlu olduklarını, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. a) Davalı vekilinin davacılardan... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. b) Davalı vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, temyiz edenin sıfatına göre ve aleyhe bozma yasağı gözetilerek tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ... Pam. San. Tic. A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e3134410c35756b 8daac959e2340c9d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı