10. Hukuk Dairesi 2023/14061 E. , 2025/129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/173 E., 2023/182 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı Belediye yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) vekili, davalı ... vekili ile ... davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme ve sonrasında Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA Davacılar vekili özetle; asıl dava dosyasında eş için 110.516,53 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, çocuk ... için 17.813,07 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuk ... için 8.933,06 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuk ... için 500,00 TL maddi, 10.000,00bin TL manevi, çocuk ... için 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın, birleşen dava dosyasında davacı çocuk ... için birleşen dava dosyasında 500,00 TL maddi tazminatla birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.06.2015 tarihli ilk kararında asıl dava dosyası açısından; eş lehine 109.516,53 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 17.313,07 TL maddi, 8.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 8.433,06 TL maddi, 8.000,00 TL manevi, diğer çocuklar ... ve ...'nin maddi tazminat istemlerinin destek kapsamında olmadıklarından bahisle reddine, adı geçen davacılar lehine 8.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası açısından davacı çocuk İsa'nın maddi tazminat isteminin reddine, adı geçen davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 23.06.2015 tarihli bu Karına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 07.06.2022 tarihli Kararı ile temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği)nin (...) kaza tarihi itibariyle maddi tazminat sorumluluk limitleri tespit edilerek adı geçen davalının asıl dava dosyasında hüküm altına alınan maddi tazminat tutarlarından ancak teminat limitleri dahilinde sorumlu tutulabileceği, asıl ve birleşen dava dosyalarında hüküm altına alınan manevi tazminatlar yönünden ise herhangi bir sorumluluğu olmadığı, davalı Belediye yönünden ise ... Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünün 22.03.2021 tarihli cevabi yazısı ekinde yer alan 24.07.2017 tarihli 6360 sayılı Kanun’a göre oluşturulan ... ili Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu Kararı başlıklı ve 2017/341 sayılı Karar ve ekindeki belgeler taraf teşkili açısından ve davalı Belediye yönünden değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen temyiz incelemesine konu 05.07.2023 tarihli Kararla hatalı olarak davalı gösterildiğinden bahisle davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden eş lehine 109.516,53 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 17.313,07 TL maddi, 8.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 8.433,06 TL maddi, 8.000,00 TL manevi, diğer çocuklar ... ve ...'nin maddi tazminat istemlerinin destek kapsamında olmadıklarından bahisle reddine, adı geçen davacılar lehine 8.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine, davalı ... Hesabının davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden 60.000,00 TL'lik teminat limitiyle sorumlu tutulmasına, manevi tazminatların davalı ... dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, olayın 2007 yılında meydana geldiğini, 2015 yılında verilen ilk kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma sonrası 2023 yılı itibarıyla verilen yeni kararın güncel ekonomik veriler dikkate alınmadan 2015 yılındaki hesaplara dayanarak verildiğini, oysa bu kararın yeni bir karar niteliğinde olup kazanılmış hak oluşturmayacağını, bu nedenle güncel asgari ücret üzerinden yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, aksine yapılan uygulamanın usule ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca davacıların fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu ve bu nedenle de güncel ücretin esas alınmasının zorunlu olduğunu, her bir davacının davasının bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini ve bu kapsamda her biri için ayrı vekalet ücreti takdiri yapılması gerektiğini, son olarak da manevi tazminat yönünden de Yargıtay ve AİHM içtihatları gözetilmeden karar verildiğini, bu durumun müvekkilleri mağdur ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, Yerel Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, gerekçesinin somut dayanaktan yoksun bulunduğunu, 05.07.2023 tarihli hükmün dayanağı olan 30.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda, araç sürücüsü olan davalılar murisi ...'e %25 oranında kusur izafe edildiğini, bu kusurun eğimli yolda vites düşürmeden hız yapmasına dayandırıldığını, ancak dosya kapsamında daha önce alınan bilirkişi raporunda kazaya konu kamyonun frenlerinin patladığı ve aracın bakımsız olduğu, sürücünün ise kusursuz bulunduğunun tespit edildiğini, eğimli yolda frenleri patlayan bir aracın kontrolünün sürücüde olamayacağı, tanık anlatımlarından da aracın sürücüsü ...’in kontrolü kaybettiğinin ve çevreden yardım istediğinin anlaşıldığını, dolayısıyla sürücüye izafe edilen kusurun dayanaksız olduğunu, asıl ve alt işverenin eski ve bakımsız araçla çöp toplatarak iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle kazanın sorumluluğunun bu işverenlere ait olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yaptırılan teknik incelemede de sürücünün kusursuz bulunduğunun sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın %100 kusurlu bulunduğunu ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini, nedensellik bağını kesen bir sebep olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu ve ... Yönetmeliği uyarınca kendilerine yapılan başvurularda ancak hukuken sorumlu olunması hâlinde başvuru tarihinden itibaren sorumluluğun başlayacağını, Hesabın hiçbir ödeme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen Mahkemece bu yönde hatalı karar verildiğini, bir an için talebin kabulü ve aktüer hesap yapılması hâlinde hesapta teknik faiz uygulanması ve iş kazası niteliği bulunduğundan peşin sermaye değerinin tenzili gerektiğini, peşin değerin gelecekte ödenecek gelirlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, Yargıtay İçtihatları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak hesap yapılmasının zorunlu olduğunu, bu yönteme aykırı hesaplamaların bozma sebebi sayıldığını, Kanun koyucunun üçüncü kişiler yönünden gelirin ilk peşin değerinin yarısı ile rü'cu alacağına tavan öngördüğünü, ... için tazminat miktarının bakiye ömür esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edilecek kazançlar toplamından oluştuğunu, peşin sermaye değeri hesabında gelirinin %70’inin dağıtıma esas alınarak ve kaza ayından önceki son 90 günlük brüt maaşın dikkate alınması gerektiğini, bu yönler üzerinde durulmadan karar verilmesinin bozma nedeni olduğunu, dava konusu olayda Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığı hâlde sorumluymuş gibi hem faize hem de fer’ilerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, fer’iler yönünden sorumluluğun teminat limiti ve kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini, faiz hesabında ıslah veya dava tarihinin esas alınması gerektiğini ve davacılar lehine faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili idarenin dava konusu iş kazasının oluşumunda herhangi bir ihmali veya sorumluluğu olmadığı gibi dava sürecinin geldiği aşama itibarıyla verilen hüküm ve raporlara karşı herhangi bir cevap veya itirazda bulunmasının da mümkün olamadığını, dava sürecinde sonradan ortaya çıkan ve sehven hatalı olarak karar verilen Devir Tasfiye Komisyonu Kararı ile müvekkili idarenin kuruluş kanunu ile faaliyet ve görev alanı dışında meydana gelen iş kazası nedeniyle davacıların murislerinin destekten yoksun kalma taleplerine ilişkin maddi ve manevi sonuçların bedellerinden sorumlu tutulmasının hukuken kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Davacılar vekilinin ve ... davalı ... mirasçılarının temyiz itirazlarının incelenmesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 102. maddesinde adli tatilin, her yılın yirmi temmuz günü başlayıp, otuz bir ağustos günü sona ereceği ve yeni adli yılın bir eylülde başlayacağı belirtilmiştir. Bu süre içerisinde görülecek dava ve işler yönünden ise 103. maddede düzenleme yer almakta olup 104. madde kapsamında adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanun'un tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu sürelerin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı belirtilmiştir. Ancak "103/1-ç" maddesi kapsamında hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar için adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Yine 6098 sayılı TBK'nın 417/3. maddesi kapsamında ise işçinin ölümü halinde zarara uğrayanların zararlarının tazmininin iş sözleşmesine aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğu düzenleme altına alınmıştır. Bu açıklamalar karşısında gerek sigortalının iş göremezliğe uğramasından, gerekse de vefatı nedeniyle destekten yoksunluktan kaynaklı hak sahipleri tarafından açılan tazminat davaları yönünden adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı açıktır. (Dairemizin 10.01.2023 tarih ve 2022/11679 E.- 2023/95 K. sayılı İlamı da bu yöndedir) 6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK'un 432/4. maddesi uyarınca temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren Mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtaya gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Somut olayda Mahkeme kararında temyiz yoluna başvuru süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak belirtildiği, Mahkeme kararının davacılar vekili ile davalı ... mirasçıları vekiline 06.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz yoluna davacılar adına 05.09.2023 tarihinde, davalı ... mirasçıları adına 04.09.2023 tarihinde başvurulduğu dikkate alındığında davacılar vekilinin ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz isteminin ayrı ayrı süreden reddine karar verilmiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar ... ve ... vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı ... Hesabının davacı çocuklar ... ve ... lehine hüküm altına alınan maddi tazminatlar yönünden 60.000,00 TL’lik teminatla sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekirken tutulmadığı, davalı ... Hesabının Mahkemenin 10.12.2015 tarihli harç tahsil müzekkeresi doğrultusunda vergi dairesine ödeme yaptığı, temyiz incelemesine konu kararda karar ve ilam harcıyla ilgili hüküm kurulurken bu ödemenin tenzil edilmemiş olması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8. maddesine aykırı karar verildiği, hükmün fer'ileri ile ilgili karar verilirken davalı ... Hesabının hüküm altına alınan tutarlardan sınırlı olarak sorumlu tutulduğunun gözetilmediği anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı süreden REDDİNE, 2.Davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz istemleri yönünden Mahkeme kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "A-Mahkememizin 2008/4 Esas sayılı dosyası bakımından: 1-Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Diğer davalılar yönünden davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile -Davacılardan ... ... ve ... ... için açılan maddi tazminat davasının reddine, -Davacılar ..., ... ... ve ... ... bakımından maddi tazminat istemlerinin KABULÜ İLE ... için 109.516,53 TL, ... ... için 17.313,07 TL, ... ... için 8.433,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 31.07.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği)'nin tüm davacılar yönünden teminat limiti olan 60.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile ) 3-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, ... ... için 8.000,00 TL, ... ... için 8.000,00 TL, ... ... için 8.000,00 TL, ... ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.07.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) ve davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 4-Alınması gereken harçtan davanın başında alınan ve ıslahla yatırılan harcın bunlar yanında davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) tarafından 10.12.2015 tarihli harç tahsil müzekkeresi gereğince yatırılan 12.076,51 TL bakiye karar harcının mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatan 390,73 TL harcın talep halinde adı geçen davalıya iadesine, 5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen 21.289,39 TL vekalet ücretinin davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği)'nin sorumluluğu 9.600,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ... ve ... dışındaki davacılara VERİLMESİNE, 6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) ve davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan 14,00 TL başvurma harcı, 985,50 TL nisbi harç, 461,98 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.461,48 TL davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 6.381,10 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 5.977,17 TL'sinin davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği)'nin sorumluluğu 2.769,39 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, bakiyesinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak ... dışındaki davalılara VERİLMESİNE, 9-Davalı ... Belediyesi ( ...) tarafından 695,60 TL yargılama gideri yapılmış olduğundan kabul-ret oranına göre 44,06 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalanın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 10- Temsilde hata nedeni ile ...Belediyesinin davalı olarak gösterilmesi göz önünde tutularak davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Kararın kesinleşmesine müteakip artan gider avansının yatıran tarafa aidesine, B-Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/186 Esas sayılı dosyası bakımından; 1-Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davacı ...'nın maddi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Diğer davalılar yönünden davacı ...'nın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.07.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) ve davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken harçtan davanın başında alınan harcın mahsubu ile bakiye 390,53 TL harcın davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) ve davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvurma harcı, 155,95 TL nispi harç toplamı 177,10 TL'nin davalı ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) ve davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... tarafından yapılan 148,00 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 112,76 TL'sinin ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) ve davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, kalanın davacı ... üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden hesap edilen 8.000,00 TL vekalet ücretinin ... (... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği) ve davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden 500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinde AAÜT gereğince hesap edilen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 9- Davalılar tarafından yapılan bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 10- Temsilde hata nedeni ile ...Belediyesinin davalı olarak gösterilmesi göz önünde tutularak davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Kararın kesinleşmesine müteakip artan gider avansının yatıran tarafa aidesine, Dair hazır olan davacılar vekili Av. ...'in yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05.07.2023" ibarelerinin yazılması suretiyle mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9500f75b6a91924f 40baf4933b8b5ece