Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/13182 E., 2025/132 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13182 E., 2025/132 K. (07.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13182
Karar No
2025/132
Karar Tarihi
07.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2023/13182 E. , 2025/132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2806 E., 2021/2105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/36 E., 2021/336 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin iş kazası nedeniyle vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğundan bahisle asıl dava dosyasında davacı anne için 10.000,00 TL maddi tazminat, birleşen dava dosyasında davacı anne için 241.240,09 TL maddi, 65.000,00 TL Manevi, davacı baba için 65.000,00 TL manevi, davacı kardeşler için 15.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davalı işverenin iş kazasının meydana gelişinde bir kusuru bulunmadığından bahisle asıl ve birleşen dava dosyalarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, ölümün nasıl gerçekleştiğinin tam olarak anlaşılamamış olmasının veya travmatik bir etkinin saptanamamış olmasının, ölüm ile olay arasında illiyet bağının bulunmadığı anlamına gelmediğini, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu konuda hatalı değerlendirme yapıldığını, organizasyonun dava dışı bir şirket tarafından gerçekleştirilmiş olmasının davalı işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, zira müteveffanın davalı işverenin bilgisi ve izni dahilinde görevli olarak iş gezisine gönderildiğini, bu nedenle işverenin gözetim yükümlülüğü kapsamında sorumlu tutulması gerektiğini, olayın öngörülemeyen bir nedenle meydana gelmiş olduğu kabul edilse dahi risk nazariyesi gereğince işverenin, işin yapılması sırasında meydana gelen zarar nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğini, bu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, Mahkemece aldırılan 28.09.2018 ve 13.02.2020 tarihli bilirkişi kusur raporlarında davalının somut gerekçelerle %65 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkillerin destekten yoksun kaldıklarının ve manevi zarara uğradıklarının açık olduğunu, bu durumda davalının kusursuzluğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, kaza tarihinde 32 yaşında olan davacılar murisinin davalı şirketin sahibi bulunduğu ... TV kanalında haber müdürü olarak çalışmaktayken dava dışı ... turizm şirketinin Mısır ülkesinin güzelliklerini tanıtmak için düzenlediği, masrafları tur şirketi ve davalı tarafından ortaklaşa karşılanan ve sadece gazetecilerin katıldığı tura katıldığı, buradaki amacın dolaylı olarak Mısır ülkesine yönelik turistik seyahatlerin canlandırılmak istenmesi olduğu, murisin katıldığı bu iş gezisinin duraklarından bir tanesinin de Kızıldeniz'deki dalış noktası olduğu, teknede uzman dalgıçlar bulunduğu ve gerekli açıklamalarla birlikte herkese birer adet şnorkel ve palet dağıtıldığı, murisin de suya girenlerden bir tanesi olduğu, gazetecilerin suya girdikten 5 dk sonra murisin bedenini hareketsiz olarak suyun yüzünde buldukları, sigortalıyı ilk gören ve sudan çıkaran ve Kurum müfettişine ifade veren tanık ...’in beyanında murisin hareketsiz olarak suyun yüzünde olduğunu beyan ettiği, tüm dosya kapsamında sigortalının çırpındığına, boğulma emaresi gösterdiğine dair beyan bulunmadığı, tanıklardan bir kısmının sigortalının ağzından köpük geldiğini beyan ettikleri, murisin bu geziye görevi gereği katıldığı ve meydana gelen olayın iş kazası olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi Kurum tarafından da olayın iş kazası olarak kabul edildiği, ... sigortalıya Mısır'da otopsi yapılmadığı, cenaze Türkiye'ye geldikten ve sonuç olarak ölüm olayından 2 gün sonra Adli Tıp Kurumunca otopsi yapıldığı, bu otopsi raporuna göre, vücutta zehirli kimyasal bulunmadığı, travmatik bulguların olmadığı, mevcut verilerle ölüm nedeninin belirlenemediği yönünde görüş bildirildiği, aynı otopsi raporuna göre akciğer interlober kesitlerinde yoğun köpüklü sıvı bulunduğu ancak midede köpüklü sıvı olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Öte yandan kaçınılmazlık; fennen önlenmesi mümkün bulunmayan başka bir anlatımla, işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin alınmış olduğu koşullarda dahi önlenmesi mümkün bulunmayan durum ve sonuçları ifade eder. Somut olayda, Mahkemece ... sigortalının vefatından önceki döneme ait temin edilebilecek tüm tıbbi belge ve raporlar dosya kapsamına alındıktan sonra ölüm sebebinin belirlenmesi, ölüm olayında bünyesel faktörlerin etkisi ve derecesinin irdelenmesi, ayrıca söz konusu olayda kaçınılmazlığın söz konusu olup olmadığı, kaçınılmazlık bulunduğu takdirde, işverenin hangi önlemleri alması gerektiği, hangi önlemler alındığı halde yine de kazanın meydana geldiği, ayrıca bu çerçevede kaza olayı ile ölüm sebebi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda iş güvenliği uzmanları, kardiyoloji ve nöroloji alanlarında uzman tıp doktroları ile dalış konusunda ihtisas ve deneyim sahibi bilirkişinin de yer aldığı heyetten daha önce alınmış bilirkişi kusur raporlarını da değerlendiren yeni bir rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı