10. Hukuk Dairesi 2023/12894 E. , 2025/612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1858 E., 2023/1886 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/235 E., 2023/264 K. Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; ... ...'ın davalı şirkette çalışmakta iken geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, müvekkillerinden ...'ın müteveffanın eşi, müvekkillerinden ...'ın müteveffanın annesi, ...'ın müteveffanın babası, ... ve ...'ın ise müteveffanın çocukları olduklarını, müvekkili ...'ın ev hanımı olduğunu, şimdiye kadar kendisinin ve çocuklarının tüm ihtiyaçlarının ... eşi ... tarafından karşılandığını, müvekkillerinin müteveffanın ölümü ile kendisinin desteğinden mahrum kaldıklarını, ileride arttırılmak üzere davacı eş ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı baba ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen cevap dilekçesinde özetle; davacıların alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iş akdinin sona ermesine müteakip müteveffanın tahakkuk eden alacak ve tazminatlarının toplamı olan 4.051,23 TL'nin davacı eşe ödendiğini, ayrıca müteveffanın varislerine ... Sigorta A.Ş. hayat sigortası 3615235 no.lu poliçe teminatı kapsamında 02.08.2018 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kazanın oluşumunda müteveffanın kusurlu olduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..A)1-Asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, Davacı ... için 324.534,34 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, davacılar ... ile ... için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminat, davacılar Zekeriye ve Meryem için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 30.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ait istemin reddine, B) 1-Birleşen davada davanın kabulü ile 554.585,73 TL maddi tazminatın 30.07.2016 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "....Dairemizin 14.06.2022 tarihli kararı ile kaldırılmasına karar verilen İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararında, davacı ... için 324.534,34 TL maddi tazminata hükmedildiği, bu karara esas alınan hesaplama raporuna davacının herhangi bir itirazı olmadığı, kararı da istinaf etmediği görülmektedir. Sadece davalı istinafı sebebiyle kaldırılan karar sonrası bilirkişi tarafından rapor tarihindeki asgari ücret ile yeniden yapılan hesaplamaya göre davalının lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek, maddi tazminat tavanı aşılarak asıl ve birleşen davada mahkemece davacı ... lehine toplam 879.120,07 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması hukuka aykırı olmuştur. Bu sebeple kararın kaldırılması gerekmiştir. Dairemizce yapılan değerlendirmede davalının usuli kazanılmış hakkı dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılmıştır. Dosyada mevcut dekonttan ... Hayat ve Emeklilik A.Ş. tarafından davacı eş ...'a yasal mirasçılar ..., ... ve ... adına 02.08.2018 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. 09.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... yönünden ödeme tarihi (2018) itibariyle ödemenin tazminata oranı 0,21 olarak tespit edilmiştir. İlk kararda dayanak yapılan bilirkişi raporunda bir hesap hatası görülmemesi nedeniyle, davacı ... için hüküm altına alınan maddi tazminat miktarından hayat sigortası kapsamında ödenen miktar, oran olarak düşüldüğünde (324.534,34 x 0,79 =) 256.382,13 TL olarak belirlenen maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekmiştir..." gerekçesi ile "..A-Asıl davanın kısmen kabulü ile 1-Davacı ... için 256.382,13 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın; davacılar ... ile ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın; davacılar Zekeriye ve Meryem için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın, ölüm tarihi olan 30.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, B) Birleşen davanın reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma ilamı sonrası alınan hesap raporunda usuli kazanılmış hak oluşmayacağı, asgari ücrete ilişkin değişikliğin kamu düzeninden olduğu bu nednele birleşen davanın reddine karar hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden yapılan hesap ve kurulan hükmün kendi içinde çeliştiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, tazminata esas ücretin hatalı alındığını, harcırah ödemesinin ücrete dahil edilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın fiili çalışma süresinin hatalı belirlendiğini, şirketçe yapılan ödemenin mahsup edilmediğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu ve manevi tazinat miktarının somut gerçeğe aykırı belirlendiğinden temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölümlü iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davalı vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, davalı vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraf vekillerinin maddi tazminat miktarlarına yönelik tüm temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davacılar vekilinin ve davalı vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Davalı vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Taraf vekillerinin maddi tazminat miktarına yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d5330b9f66265674 6e88e23cfa756a42