Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/953 E., 2025/5179 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/953 E., 2025/5179 K. (18.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/953
Karar No
2025/5179
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/953 E. , 2025/5179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1378 E., 2024/2710 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/606 E., 2024/317 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.10.2021 tarihinde davalı işyerinde ürün yöneticisi olarak işe başladığını, 03.06.2022 tarihinde düzenlenen sözleşme ile ürün yöneticiliğine ek olarak sorumlu yönetici veteriner hekim olarak da çalışmaya başladığını, sözleşmede belirtilen hükümler gereği yönetici veteriner hekim olarak çalıştığı sürede ücretinin ...............Hekimleri Odası tarafından belirtilen asgari ücretin altında olmaması gerektiğini, son ücretinin net 32.000,00 TL olması gerekirken müvekkiline belirtilen ücretin altında ödeme yapıldığını, bu nedenle fark ücret alacağı olduğunu, ayrıca sözleşmenin 7/d hükmü gereği 15 aylık ücret tutarında tazminat hakkı olduğunu, 18.03.2022 tarihinde emeklilik nedeniyle işten çıkışının yapıldığını ancak 20.03.2022 itibarıyla tekrar işe girişinin yapıldığını, 06.09.2023 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, fesih sonrası müvekkiline 20.03.2023- 06.09.2023 arası dönem için 12.496,41 TL ihbar tazminatı ödendiğini ancak aylık ücretin eksik tespiti nedeniyle fark alacağı olduğunu belirterek ücret, ihbar tazminatı ve 15 aylık ücret tutarında tazminat alacağının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili................... grup şirketlerinden ..............İlaç nezdinde 15.10.2021 itibarıyla ürün yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, 20.06.2022 tarihli protokol ile tüm özlük hakları ile müvekkili Şirkete devrolunduğunu, davacının ürün yöneticisi olarak çalıştığını, sorumlu veteriner hekim ve ürün yöneticisi sıfatıyla ayrı ayrı ücret almadığını, çalıştığı pozisyonun Şirket Yönetim Kurulu kararı ile lağvedilmesi üzerine iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümleri değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Çalışma süresi boyunca davacının ücrete dair bir itirazının olmadığını, daha sonra dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, 2. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 3. Davacının talep ettiği alacaklara hak kazanamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinde düzenlenen tazminat alacağı ile ücretin eksik ödenmesinden kaynaklı ücret ve bakiye ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Somut olayda davacı işçinin davalıya ait işyerinde ürün yöneticisi olarak 15.10.2021 tarihi itibarıyla işe başladığı, iş sözleşmesi devam ederken 03.06.2022 tarihinde düzenlenen Ek Sözleşme (Sözleşme) ile mevcut görevine ek olarak veteriner hekimlik görevinin de verildiği, 18.03.2022 tarihinde emeklilik nedeniyle çıkışının gösterildiği, 20.03.2022 tarihinde tekrar girişinin yapıldığı, 06.09.2023 tarihinde ise iş sözleşmesinin işveren tarafından ürün destek bölümünün kapatılmasına karar verildiği gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçi, İstanbul Veteriner Hekimleri Odası tarafından belirlenen Asgari Ücret Tarifesi uyarınca son ücretinin 32.000,00 TL olması gerekirken, bu ücretin altında ödeme yapılması nedeniyle fark ücret alacağı olduğunu, ayrıca sözleşmenin 7/d hükmü uyarınca 15 aylık ücret tutarında tazminata hak kazandığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, ücretinin düşük belirlenmesi nedeniyle haklarının eksik ödendiğini ileri sürerek ücret farkı, ihbar tazminatı farkı ve sözleşmede düzenlenmiş olan tazminatın hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı işverence istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı işveren tarafından temyiz edilen karar Dairemizce oy çokluğuyla onanmıştır. Taraflar arasında yapılan Sözleşme'nin 6. maddesinin (e) bendinde; aylık ücretin miktarı, gecikme hâlinde kamu alacaklarına uygulanan oranda gecikme faizinin uygulanacağı, ücrete İstanbul Veteriner Hekimleri Odasının benzer işyerleri için belirlediği Asgari Ücret Tarifesi'ndeki artış oranında eşzamanlı olarak artış yapılacağı konularında düzenlemelere yer verilmiştir. Sözleşme'nin 7. maddesinde ise “Sözleşmenin Süresi, Sona Ermesi ve Fesih” şeklinde belirtilen başlığa uygun olarak sözleşmenin süresi, yenilenmesi, sona ermesi ve fesih konuları düzenlenmiştir. Maddenin tartışma konusu (d) bendinde “Ücretin işveren tarafından sözleşmede belirtilen miktardan daha az ödenmesi halinde Sorumlu Yönetici 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e maddesi uyarınca hizmet akdini ücretin aşağıya çekildiğini öğrendiği günden itibaren 7 gün içinde fesih edebilecektir. Hizmet akdindeki ücretin aşağıya çekilmesi nedeniyle veteriner hekimin 15 aylık net ücret alacağı kendisine işveren tarafından tazminat olarak herhangi bir hüküm istihsaline gerek kalmaksızın ödenecektir. İşveren söz konusu tazminatın fahişliğini iddia etmeyecektir.” hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) “Sözleşmelerin yorumu ve muvazaalı işlemler” başlığını taşıyan 19. maddesinin 1. fıkrasına göre “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya … kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” Somut olayda Sözleşme’nin 7. maddesinin fesih konusunu düzenleyen (d) bendinde işçiye ücretinin eksik ödenmesi hâlinde fesih imkânı tanındıktan sonra devam eden cümlede “Hizmet akdindeki ücretin aşağıya çekilmesi nedeniyle” 15 aylık net ücret tutarında tazminat ödeneceği belirtilmiştir. Ancak 6098 sayılı Kanun'un 19. maddesinde de belirtildiği üzere sözleşmeler yorumlanırken tarafların yanlışlıkla kullandıkları sözcüklere bakılmaz; gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Sözleşme’nin 7. maddesinin başlığı, ilgili bendin içeriği ve cümlelerin sıralaması dikkate alındığında; söz konusu tazminatın, işçinin ücretinin düşmesi nedeniyle yapacağı haklı feshin sonucu olarak öngörüldüğü açıktır. Başka bir anlatımla, maddede belirtilen tazminat, işçinin ücretinin eksik ödenmesi nedeniyle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ödenmesi gereken bir tazminat olarak düzenlenmiştir. Aksi hâlde, iş sözleşmesi devam ederken her ay eksik ödemeden dolayı anılan tazminatın talep edilebileceği gibi bir durum ortaya çıkar ki, tarafların makul ve adil olmayan böyle bir sonucu amaçladıkları kabul edilemez. Ücret miktarı, ücrette gecikme hâlinde gecikme faizi ve ücrette yapılacak zam oranı ile ilgili düzenleme Sözleşme’nin 6. maddesinde yapılmıştır. Sözleşme’nin 7. maddesinin (d) bendinde ise sadece ücretin düşürülmesi nedeniyle işçinin fesih hakkı ve buna bağlı tazminat düzenlenmiştir. Tarafların gerçek ve ortak iradeleri işçinin ücretinin eksik ödenmesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshetmesi hâlinde işveren tarafından işçiye cezai şart niteliğinde tazminat ödenmesi yönündedir. Dosya içeriğine göre davacı işçi, ücreti uzun bir süre eksik ödendiği hâlde, iş sözleşmesini bu nedenle feshetme hakkını kullanmamıştır. İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından bölüm kapatma gerekçesiyle feshedildiği konusunda tartışma bulunmadığına göre işçinin anılan cezai şarta hak kazanması mümkün değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. Diğer yandan, bir an için davacının söz konusu tazminata hak kazandığı kabul edilse bile, yukarıda belirtildiği üzere, Sözleşme’de düzenlenen tazminat niteliği itibarıyla cezai şarttır. 6098 sayılı Kanun’un 182/3 hükmüne göre “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.” Anılan hüküm mutlak emredici niteliktedir. Bu yasal düzenlemeye aykırı sözleşme maddeleri, kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşme’nin 7. maddesinin (d) bendinde yer alan “İşveren söz konusu tazminatın fahişliğini iddia etmeyecektir.” hükmü anılan yasal düzenleme uyarınca geçersiz olduğundan, indirim hususu değerlendirilmeksizin karar verilmesi de bozma nedenidir. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 198c74ca3d756d92 b11b2647f359c9e5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı