Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/4966 E., 2025/5740 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4966 E., 2025/5740 K. (03.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4966
Karar No
2025/5740
Karar Tarihi
03.07.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/4966 E. , 2025/5740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/17 E., 2025/448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/980 E., 2024/699 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumun davalı Sendika ile 26.02.2024 tarihinde toplu iş sözleşmesi imzaladığını ancak ilgili sözleşmenin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na (Anayasa) ve kanunların emredici hükümlerine aykırı olarak akdedildiğini, davalı Sendikanın hükümsüz yetki belgesi ile sözleşme imzaladığını, sözleşmenin imza tarihi itibarıyla Sendikanın yetki şartlarına sahip olmadığının açık olduğunu, yetki belgesinin hükümsüz kaldığı hâllerin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 46, 47 ve 49. maddelerinde belirtildiğini, Sendikanın aldığı yetki belgesinin işbu maddeler ile sabit olan sürelere bağlı kalmadığından hükümsüz hâle geldiğini, davalı Sendikanın henüz sözleşme imzalanmadan evvel yetkisinin düştüğünü, dolayısıyla olmayan yetki ile imzalanan sözleşmenin hükümsüz olduğunu, akdedilen toplu iş sözleşmesinin yetkisiz işyeri temsilcileri tarafından imzalandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 26.02.2024 tarihli toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Sendika arasında 26.02.2024 tarihinde toplu iş sözleşmesi imzalandığını, 6356 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca yetkisizlik nedeniyle toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için sendikanın yetkisiz olduğunun Bakanlık tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğü için sendikanın yetkisiz olup olmadığına dair Bakanlığa başvuruda bulunmadığını, öncelikle bu hususun Bakanlık tarafından tespitinin gerektiğini, bu hususta davacı tarafın Bakanlığa başvuruda bulunması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, akdedilen toplu iş sözleşmesinin kanunda öngörülen sürelere riayet edilerek imzalandığını, eldeki davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı tarafın toplu olarak işten çıkardığı işçilerin açtığı işe iade davalarını sürüncemede bırakmak amacıyla işbu davayı ikame ettiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta toplu iş sözleşmesi imza sürecinin yasal prosedüre uygun olarak yürütüldüğü, Anayasa'nın ve kanunların emredici hükümlerine aykırılık teşkil eden bir toplu iş sözleşmesi hükmünün de söz konusu olmadığı, hata, hile ve kandırılarak sözleşmenin imzalandığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aa51ecec21adcf0f d66cfb35e1369985

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı