9. Hukuk Dairesi 2025/4360 E. , 2025/5720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/271 E., 2025/839 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 59. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/514 E., 2023/368 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... (Bakanlık) İş Teftiş Kurulu Başkanlığına bağlı müfettişler tarafından müvekkiline ait işyerinde 01.06.2021-22.11.2021 tarihlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden yapılan teftiş neticesinde düzenlenen raporun müvekkiline 29.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, raporda belirtilen eksikliklerin yasal dayanağının bulunmadığını, tespitlerin yerinde olmadığını ileri sürerek 18.03.2022 tarihli ve 9365-PRG-7, 10088-PRG-10 sayılı teftiş raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; Bakanlık müfettişlerince davacıya ait işyerinde farklı tarihlerde iş sağlığı ve güvenliği yönünden programlı teftiş yapıldığını, teftiş sonucunda birden fazla mevzuata aykırılık tespit edildiğini, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na aykırı olan bir kısım noksanlıkların işverence giderilmediğini, bu nedenle işveren aleyhine idari para cezası uygulandığını, müfettiş raporunda yer alan tespitlerin mevcut duruma ve ilgili mevzuata uygun olduğunu, Bakanlık tarafından yapılan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında yerinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporuna göre teftiş raporunda belirtilen önlemlerin alınmasının gerekli olmadığının anlaşıldığı, ayrıca Ankara Batı 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/7917 Değişik İş sayılı dosyasında davacı Şirket hakkında verilen idari para cezasının kaldırılmasına karar verildiği, teftiş raporunun hukuka aykırı tespitler içerdiği ve iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Şirket tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 92. maddesine dayalı olarak teftiş raporunun ilgili kısımlarının iptalinin talep edildiği, Kanun'un 92/3 hükmü kapsamında düzenlenen tutanak ve raporlara karşı dava açılabilmesinin, bunların “işçi alacaklarına ilişkin kısımları” bakımından mümkün olduğu, nitekim anılan hükümde bu hususun "...raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir." şeklinde ifade edildiği, somut olayda ise dava konusu teftiş raporunda işçi alacağına yönelik bir tespit bulunmadığından 4857 sayılı Kanun'un 92/3 hükmüne göre işin esasının incelenmesinin doğru olmadığı (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2024/14182 Esas ve 2025/137 Karar sayılı emsal kararı) gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın reddine dair verilen kararın hukukun temel ilkelerine ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, 2. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların işçi alacakları ile ilgili olmasalar dahi itiraz yolu ile aksini ispatlama imkânının işverene tanınması gerektiğini, 3. Süreklilik arz eden işleyiş nedeniyle teftiş raporundaki hatalı kısımların iptalinde müvekkili Şirket yönünden açık hukuki yarar bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Bakanlık iş müfettişlerince yapılan inceleme sonucu düzenlenen dava konusu 18.03.2022 tarihli teftiş raporunun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.