Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/4314 E., 2025/4844 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4314 E., 2025/4844 K. (26.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4314
Karar No
2025/4844
Karar Tarihi
26.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/4314 E. , 2025/4844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/423 E., 2025/67 K. DAVA TARİHİ : 12.11.2021 İlk Derece Mahkemesince ikinci bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı Üniversite nezdinde sürekli işçi olarak istihdam edilmeye başlandığını, davacının Yüksek Hakem kurulu tarafından yürürlüğe konulan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, ... ... Sendikası (... Sendikası) ile davalı Üniversite arasında 19.08.2021 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 01.11.2020 tarihi itibarıyla uygulanması gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Sendikadan istifa etmekle beraber istifa ettiği tarihe kadar sendika üyesi olarak, istifa ettiği tarihten sonra da dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini, ancak bir kısım alacakların eksik ödendiğini, zira davacının 2021 yılı Ağustos ayı bordrosu incelendiğinde günlük çıplak brüt ücretinin 143,50 TL olduğunu, davacıya işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesine göre 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanması gereken %12'lik zam uygulanmadan 01.07.2021 tarihinde %5 zam uygulanarak ücretinin tespit edildiğini, benzer nitelikte olan işçilere ise %12'lik artışın uygulandığını, dolayısıyla ücret miktarının hatalı belirlendiğini, diğer yandan kadroya geçmeden evvel 01.04.2018 tarihine kadar giyim yardımı ödemesi yapılırken ve bu ödeme işyeri uygulaması hâline gelmiş iken 2018, 2019, 2020 yıllarına ilişkin hiç ödeme yapılmadığını, Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde yol yardımı alacağı için mevcut uygulamaya devam edileceği belirtilmiş olmasına rağmen davalı Üniversitenin, Belediye tarafından belirlenen rayiçlerin altında eksik ödeme yaptığını, bu sebeple 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödenen yol yardımı alacağının tahsili gerektiğini ileri sürerek ücret farkı, yol yardımı ve giyim yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi statüsüne geçtiğini ve hâlen işyerinde çalışmaya devam ettiğini, 31.10.2020 tarihine kadar davacının Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikası ile davalı Üniversite arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden 01.11.2020 tarihi itibarıyla yararlanması gerektiği iddia edilmekte ise de söz konusu toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde davacının ilgili sendikaya üye olmaması sebebiyle 19.08.2021 imza tarihli toplu iş sözleşmesinin 4. maddesi ve geçici 3. maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesi hükümleri dikkate alındığında imza tarihi itibarıyla sendika üyesi olmayan davacı işçinin dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanma talebinde bulunduğu 16.07.2021 tarihinden itibaren ... - İş Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığını, bu sebeple yalnızca 2021 yılı Temmuz ayı için ilgili toplu iş sözleşmesinde öngörülen %5 oranında zam yansıtılmak suretiyle ücretinin belirlendiğini, davacının dava dilekçesinde emsal olarak belirttiği işçilerin toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden önce taraf sendikaya üye olduklarının anlaşıldığını, davacının kadroya geçmekle birlikte alt işverenler ile yapılan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hükümlerden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacı ile imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde giyim yardımına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, davacının 16.07.2021 tarihi itibarıyla yararlandığı işyerindeki toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi uyarınca da davacıya nakdi giyim yardımı ödemesi yapıldığını, Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde taşıt yardımına ilişkin mevcut uygulamaya devam edileceğinin kararlaştırıldığını, davacıya kadroya geçerken ödenen günlük 5,87 TL yol yardımının dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlandığı tarihe kadar ödenmeye devam edildiğini, dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanma talebinde bulunduğu tarihten itibaren de arttırımlı olarak yol yardımının davacıya ödendiğini, eksik ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararı ile; davacının 16.07.2021 tarihli dilekçesi ile dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren yararlanma talebinde bulunduğu, Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinin 31.10.2020 tarihinde sona erdiği, davacının 01.11.2020 tarihinden itibaren işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı, buna göre 2021 yılı Ocak ayı ve 2021 yılı Temmuz ayı ücret zammı yansıtılarak bulunan ücret miktarına 14.07.2021 tarihinden itibaren hak kazanacağı, davacının talebi ile bağlı kalınarak yalnızca 2021 yılı Ağustos ayı için ücret fark alacağının hüküm altına alındığı; diğer yandan davacının kadroya geçerken imzalamış olduğu sulh sözleşmesi de dikkate alındığında, Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi ile ... Sendikası ile davalı Üniversite arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde giyim yardımı alacağının düzenlenmediği; yol yardımı alacağına da 16.07.2021 tarihinden itibaren hak kazanacağı ve davalı tarafça bu tarihten sonra yol yardımı alacağının ödendiği gerekçesiyle giyim ve yol yardımı alacaklarının reddine, ücret farkı alacağının kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 23.03.2023 tarihli kararıyla; davacının toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından sonraki dönemde gerçekleşen sendika üyeliğinin söz konusu olduğu süre itibarıyla ücret farkına hak kazandığı, davacının dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarihten önceki dönem için toplu iş sözleşmesinde düzenlenen giyim ve yol yardımından yararlanmasının mümkün olmadığı, 01.11.2020 tarihine kadar yürürlükte olan Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde de bu talepler için düzenleme bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, giyim ve yol yardımı alacaklarının reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.12.2023 tarihli kararı ile; dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ekinde yer alan belgelerden davacının daha önce incelemeden geçen Dairemizin 20.11.2023 tarihli ve 2023/10088 Esas, 2023/17208 Karar sayılı ve aynı tarihli 2023/10089 Esas, 2023/17209 Karar sayılı kararlarına konu dosya davacıları ile aynı işyerinde (... Üniversitesi Hastanesi) çalıştığı hususu da gözetilerek davalı işyerindeki mevcut uygulamanın rayiç bedel üzerinden gidiş dönüş şeklinde bir günlük yol ücretinin işçiye ödenmesi şeklinde olduğu kabul edildiğinden, davacının talep dönemi de dikkate alınmak suretiyle bir günlük yol yardımının rayiç bedel üzerinden gidiş dönüş şeklinde sağlanacağı değerlendirilerek ve davalı tarafça yapılan ödemeler de dikkate alınarak yol yardımı alacağının yeniden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmesinin hatalı olduğu; ayrıca davacının 29.12.2020 ile 05.08.2021 tarihleri arasında ... Sendikası üyesi olduğu, 15.07.2021 tarihinde ... - İş Sendikasına üyelik başvurusunda bulunduğu, 06.08.2021 tarihinden itibaren de ... - İş Sendikasına üye olduğu, davacının 16.07.2021 tarihinden itibaren dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinin bulunduğu dikkate alındığında davacının talep konusu dönemde işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözlemesinin imza tarihinde (19.08.2021) toplu iş sözleşmesinin tarafı olan ... Sendikasına üye olmadığı anlaşılmakla dayanışma aidatı ödemek suretiyle talepte bulunduğu 16.07.2021 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağı kabulü ile 2021 yılının ilk altı aylık dönemi için öngörülen %12'lik zamdan yararlanmasının mümkün olmadığı, taraflar arasında davacıya 2021 yılının ikinci altı aylık dönemi için öngörülen %5'lik zammın ödendiği konusunda da ihtilaf bulunmadığı hususu dikkate alındığında, ücret farkı alacağının reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli kararı ile; bozma kararı doğrultusunda işyerinde yol yardımı ödenmesi yönünde işyeri uygulaması bulunduğunun kabulü ile kapsama aldırılan bilirkişi raporunda davacının ödenmeyen yol yardımı alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davacının işyerindeki toplu iş sözleşmesinden 16.07.2021 tarihinden itibaren yararlanacağı kabul edildiğinde 01.01.2021 tarihi ve sonrasına ilişkin toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamdan yararlanamayacağı, bu durumda ücret farkı alacağının da bulunmadığı gerekçesiyle ilgili talebin de reddi gerektiği, bozma kararı ile kesinleşen alacaklar bakımından da bozma öncesindeki gibi karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli kararının süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.09.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ilgili alacağa ilişkin mahsup yönteminin hatalı olduğu; zira bilirkişi raporunda davacının işe girdiği 01.10.2020 tarihinden 31.08.2021 tarihine kadar hesaplama yapılması isabetli ise de davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarihin 16.07.2021 olduğu dikkate alındığında, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlamadan önceki dönemde hak kazandığı yol yardımı alacaklarının, toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı 16.07.2021 tarihinden sonra bu sözleşme uyarınca yapılan fazla ödemelerden mahsubunun hatalı olduğu, keza söz konusu toplu iş sözleşmesine göre yapılan ödemelerin, ancak toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlanılan dönemden sonraki alacaklardan mahsubunun mümkün olabileceği, dolayısıyla bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının bakiye yol yardımı alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca kapsama alınan bilirkişi ek raporunda davacının ödenmeyen yol ücreti bulunmadığından ilgili alacağın da reddi gerektiği, diğer alacaklar bakımından ise bozma öncesindeki gibi karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Yargıtay bozma kararına rağmen yol yardımı alacağının reddinin hatalı olduğunu, davacının bakiye yol yardımı alacağının bulunduğunu, 2. İşyerinde yol yardımı uygulamasının Belediyece belirlenen rayiç ulaşım bedelinin %13 fazlası olduğu sabit olduğundan davacının 15.08.2019-31.08.2021 tarihlerindeki yol yardımı alacağının buna göre hesaplanması gerektiğini, 3. Davacının ücret farkı ve giyim yardımı alacaklarının da hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yol yardımı alacağının hesaplanması ve buna bağlı olarak söz konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta yukarıda da açıklandığı üzere Dairenin 30.09.2024 tarihli kararı ile; davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarihin 16.07.2021 olduğu dikkate alındığında, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlamadan önceki dönemde (01.10.2020 tarihinden 16.07.2021 tarihine kadar) hak kazandığı yol yardımı alacaklarının, toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı 16.07.2021 tarihinden sonra bu sözleşme uyarınca yapılan fazla ödemelerden mahsubunun hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş olup 21.04.2024 tarihli ek rapor kapsama alınmış ve söz konusu rapordaki hesaplama uyarınca davacının bakiye yol yardımı ücreti alacağının bulunmadığı gerekçesiyle anılan alacağın reddine karar verilmiştir. Ancak bozma sonrası kapsama alınan 29.12.2024 tarihli ek rapor incelendiğinde, davacının yalnızca toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı 16.07.2021 tarihinden sonra ödenmeyen yol yardımı alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin bir hesaplama yapıldığı görülmektedir. Oysaki bozma kararında da belirtildiği üzere, davacının işe girdiği 01.10.2020 tarihinden itibaren yol yardımı alacağına hak kazandığı hususu sabittir. Bozma kararı, yalnızca bozma öncesi hükme esas alınan 21.04.2024 tarihli bilirkişi raporundaki mahsup yönteminin hatalı olduğuna ilişkindir. Zira Dairemizin 30.09.2024 tarihli son bozma kararında, toplu iş sözleşmesine göre yapılan ödemelerin, ancak toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlanılan dönemden sonraki alacaklardan mahsubu mümkün iken toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödemelerin davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarih olan 16.07.2021 tarihinden önceki döneme sirayet edecek şekilde mahsuplaştırılmasının hatalı olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla her ne kadar davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı 16.07.2021 tarihinden sonra ödenmeyen yol yardımı ücretinin bulunmadığı sabit ise de 21.04.2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre davacının işe girdiği tarih olan 01.10.2020 tarihinden toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı 16.07.2021 tarihine kadar hak kazandığı ve ödendiği davalı tarafça ispatlanmayan 222,44 TL bakiye yol yardımı alacağının hüküm altına alınması gerekirken ilgili alacağın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3deeed47f4ba489b ff83cbe7404de4e6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı