Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2794 E., 2025/4843 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2794 E., 2025/4843 K. (26.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2794
Karar No
2025/4843
Karar Tarihi
26.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/2794 E. , 2025/4843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2425 E., 2024/2458 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/679 E., 2023/509 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... bünyesinde hizmet alımı sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı İdarede sürekli işçi kadrosuna atandığını, kadroya geçiş sırasında davacı ile davalı arasında yapılan bireysel iş sözleşmesinde aylık ücretin, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak düzenlediğini; ancak davalı tarafça söz konusu yüzdelik kısmın uygulanmayıp ücretlerin eksik ödendiğini ileri sürerek 01.01.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve derdestlik itirazında bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, faizin türüne de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadroya geçirildiği sırada yapılan bireysel iş sözleşmesinde ücretin, asgari ücretin belli oranda fazlası olacağına dair düzenlemenin mevcut olduğu, ücret bordroları dikkate alındığında tahakkuk ve ödemelerde aylık ücret eksik belirlendiğinden davacının fark ücret talebi ile buna bağlı alacaklarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu; ayrıca dava ve ıslah tarihleri dikkate alındığında dava konusu alacakların zamanaşımına da uğramadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı işçinin tamamen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine tâbi olduğunu, işbu sözleşmeye uygun olarak ödemelerin yapıldığını, 2. Davacının ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25. maddesi şu şekildedir: "(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz." 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26. Maddesinin 1. fıkrası ise şöyledir: "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Somut uyuşmazlıkta davacı vekili; dava dilekçesinde açıkça 2020 yılı ikramiye ve ilave tediye alacaklarının ödendiğini; ancak taraflar arasındaki iş sözleşmesinde aylık ücretin, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak düzenlenmesine rağmen söz konusu ücret üzerinden ödemeler yapılmadığından ilgili alacaklar bakımından da eksik ödeme olduğunu beyan ederek fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağı talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi kök raporunda, 2020 yılı ücret bordrolarında ikramiye ve ilave tediye alacakları bakımından tahakkuk bulunmadığı gerekçesiyle talep konusu dönem bakımından söz konusu alacakların davalı tarafça hiç ödenmediğinin kabulü ile taraflar arasındaki iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin yüzde fazlası şeklindeki ücret esas alınmak suretiyle ikramiye ve ilave tediye alacakları hesaplanmıştır. Ancak davacı vekili, bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesinde de bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya, mahsubun hatalı olduğu gerekçesi ile itiraz etmiş ise de kapsama alınan bilirkişi ek raporunda da, davacıya ait 2020 yılına ilişkin bordrolarda ikramiye ve ilave tediye alacakları bakımından tahakkuk bulunmadığı gerekçesiyle kök rapordaki değerlendirmeler ile aynı değerlendirmelere yer verilmiştir. Belirtmek gerekir ki ödeme olgusu dava dilekçesi ile davacının kabulünde olup ispata muhtaç durumda değildir. Dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri de dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince yalnızca kadroya geçiş sırasında taraflar arasındaki iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin yüzde fazlası şeklindeki ücretten kaynaklanan fark ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken davacının maddi vakıaya ilişkin iddiaları aşılmak suretiyle ilgili alacakların hiç ödenmediğinin kabulü ile ilgili dönem bakımından hak kazanılan tüm ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı