Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3917 E., 2025/4792 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3917 E., 2025/4792 K. (22.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3917
Karar No
2025/4792
Karar Tarihi
22.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/3917 E. , 2025/4792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/558 E., 2024/60 K. MAHKEMESİ : Harran Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/1380 E., 2024/17 K. Başkanlığı vekili Avukat ... İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarını davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı vekili, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 22.04.2019 tarihli bozma ilâmından sonra açtığı birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Gap Sulama Birliğinde mevsimlik işçi statüsünde sulama teknisyeni olarak görev yaptığını, iddia ettiği gibi tahsilat müdürü şeklinde bir çalışmasının olmadığını, böyle bir kadronun da mevcut olmadığını, 01.02.2001 tarihinde işe girdiğini, işten çıkış tarihi 17.10.2013'e kadar çalışmalarının mevsimlik işçi olarak devam ettiğini, ücretinin asgari ücret olduğunu, Kurumdan hiçbir şekilde ücret alacağının bulunmadığını, davacının mevsimlik işçi statüsünde çalışması nedeni ile yıllık izin ücreti, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Akçakale Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli kararı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 02.12.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince, dosya içeriğine göre; 08.07.2015 tarihli duruşmada dosyanın bilirkişi raporu aldırılmak üzere bilirkişiye tevdiine ve davacı vekiline bilirkişinin emek ve çalışmasının karşılığı 300,00 TL bilirkişi ücreti ve 50,00 TL posta masrafını karşılamak üzere iki haftalık süre verilmesine, karşılanmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verildiği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceği, dava konusu tazminat ve alacakların hesaplanması teknik ve uzmanlığı gerektirmediğinden bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin süre verilmesine gerek bulunmadığı, kaldı ki kararın verildiği 07.10.2015 tarihli celsede de bilirkişi ücreti ile posta masrafının yatırıldığının görüldüğü, Mahkemece işin esası hakkında araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Harran 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alacaklarına ilişkin yapılan yargılama neticesinde tarafların tanıklarının dinlendiği, ücretlerin ödendiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından dosyaya belge ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, alacak kalemlerinin hesaplanması bakımından alınan teknik bilirkişi raporunda, davalı tarafından sunulan işyeri şahsi dosyası, dosya kapsamında bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü, işe giriş ve çıkış belgeleri ve işyeri sicil bilgileri ile Yargıtay kararlarına uygun olarak hesaplama yapıldığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafın zamanaşımı def'i olmadığı, davacı vekilinin bilirkişi rapor doğrultusunda davasını ıslah ettiği ve birleşen dosya bakımından açılan ek dava için asıl dosyada gerekli yargılamanın yapıldığı gerekçesiyle asıl dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının tahsildar olarak çalıştığına dair bir delil bulunmadığını, davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, 2. Tanıkların davacının çalışma şekline ilişkin somut beyanlarının bulunmadığını, tanık beyanlarının birbiriyle çeliştiğini, 3. Hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, 4. Davacının işe gelmeyerek iş sözleşmesinin feshine sebebiyet verdiğinden kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, 5. Davacının ıslah dilekçesinin kabul edilmediğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, bozmadan sonra açılan davanın asıl dava ile birleştirilip birleştirilemeyeceği ve davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, hesaplamaların doğru yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır. 31.03.2011 tarihinde kabul edilip 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesi gereğince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 3. maddenin birinci fıkrası şöyledir: “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de ilân edildiği üzere 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen bölge adliye mahkemelerinin, 20.07.2016 tarihi itibarı ile tüm yurtta göreve başlaması nedeniyle bu tarih ve sonrasında verilen ilk derece mahkemesi kararları hakkında 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması olanağı kalmamıştır. Somut olayda, Dairemizin bozma kararı sonrası davacı vekilince ücret alacağı talebi ile açılan dava, bozulan dava dosyası ile birleştirilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay tarafından temyiz incelemesi üzerine bozulan dava dosyasında davacı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Birleşen dosya ise davacının ücret alacağına ilişkindir. Bu hâlde asıl dava ve birleşen davadaki taleplerin birbirinden farklı olduğu dikkate alındığında; birleştirilen davanın ek dava mahiyetinde olmayıp yeni bir dava olduğu görülmektedir. Hâl böyle olunca Mahkemece, birleştirilen dosya asıl davadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmeli ve yapılacak yargılama sonucunda istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmelidir. Kanun yolları farklı olan davaların birleştirilerek görülmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3d26143d6f4094a1 f75c7563d7eac7f8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı