9. Hukuk Dairesi 2025/3915 E. , 2025/4791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2025/2 E., 2025/36 K. DAVA TARİHİ : 28.12.2020 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.03.2011-21.06.2015 tarihleri arasında davalı ... AŞ'ye (..) bağlı Orhaneli kömür ocağında temizlik işlerinde çalıştığını, Orhaneli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2016/436-2016/624 Esas aralığındaki seri dava dosyalarında dava dışı Şirketler ile davalı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının tespit edildiğini, davacının müdüriyet, misafirhane, lojman, yemekhane vs. yerlerde her türlü temizlik ve evrak işlerini yaptığını, özelleştirme sonrasında davacının, alt işveren şirket bünyesinde davalı Kurum EÜAŞ tarafından yeni işverene devredildiği ve 5 ay daha çalıştırıldığını, davacının çalıştığı süre boyunca emir ve talimatları alt işverenden değil, davalı işveren yetkililerinden aldığını, hizmetin ifası sırasında kullanılan tüm araç ve gereçlerin de davalıya ait olduğunu, ayrıca işin yürütülmesine dair talimatların ve işçilerin işe alınması, çıkarılması, izin kullanma zamanlarının belirlenmesi ve benzeri hususlarda karar yetkisinin davalı Kurum yetkililerinde olduğunu, bu nedenle asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek davacının işe girdiği tarihten itibaren davalı EÜAŞ'ın işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın husumet, derdestlik, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönlerinden reddini talep ettiklerini, açılan davada müvekkili Teşekküle husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde müvekkili Teşekkülden hizmet alımı ihalesini alan firmaların işçisi olarak çalıştığını, davacının yapmış olduğu işin niteliği gereği elektrik üretimine doğrudan katkısının söz konusu olmadığını, davacının müvekkili Kurumun asıl işi olan elektrik üretim işinin bölünmesi suretiyle var edilen bir işte çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının yapmış olduğu işin elektrik üretim işinden tamamen bağımsız bir işte çalıştığını, bu nedenle alt işverenlik sözleşmesinin düzenlenmesinde muvazaadan söz edilemeyeceğini savunarak davanın usul ve esas yönlerinden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.07.2021 tarihli kararıyla; davacının yaptığı işin, yardımcı iş niteliğinde olduğu, diğer taraftan davacının, Orhaneli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2015/738 Esas sayılı dosyasında davalı Kurumun alt ... bünyesinde çalıştığını beyan etmesi, Mahkemenin gerekçeli kararında da davacının asıl işverene bağlı alt işveren bünyesinde çalıştığının hüküm altına alınmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 29. maddesi ve 114/1-(ı)-(i) hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığının Mahkeme kararıyla sabit olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarihli kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının dava dilekçesinde, davalı Kurum ile dava dışı alt işverenler arasındaki hizmet alım sözleşmesinin işçi temini amacıyla yapıldığını, ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işe girdiği tarihten itibaren davalı EÜAŞ'ın işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, dava tarihinden önce iş sözleşmesi sona eren davacının eda davası açma olanağı varken tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunmadığı dikkate alındığında, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının davalı EÜAŞ'da çalıştığı süreçte davalıya karşı açmış olduğu herhangi bir eda davasının olmadığı dosya kapsamıyla sabit olduğu, davacının eldeki tespit davasını açmasında güncel hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, ilk işe girdiği tarihten itibaren EÜAŞ'ın işçisi olduğunun tespitinde, güncel bir hukuki yararı bulunduğunu, özelleştirme nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4-B maddesi kapsamında istihdamı talebiyle Özelleştirme İdaresine yapacağı başvuruda, ilk işe girdiği tarihten itibaren davalı EÜAŞ'ın işçisi olduğunun tespitine dair kararı sunacağını, Özelleştirme İdaresinin, davacının mevzuatın aradığı şartlara uygun olup olmadığını değerlendirebilmesi ya da bir sonraki aşamada idare mahkemesinin iptal davasında yapacağı değerlendirme için davaya konu tespit kararına ihtiyaç olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiği yönündeki bozma ilâmına uygun karar verilip verilmediğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.