9. Hukuk Dairesi 2025/3822 E. , 2025/4673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/431 E., 2025/108 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10 ve 15'er günlük nöbetler ile gece gündüz 24 saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye alacakları, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli kararı ile; davacının ücretinin hatalı belirlendiği iddiasına dayalı fark alacak taleplerinin reddi gerektiği, diğer alacak talepleri yönünden ücret bordroları, puantaj kayıtları ile banka kayıtlarına göre davacının ödenmeyen bir kısım alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 31.10.2023 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla kesinlik sebebiyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının ücret farkına dayalı talepleri dışındaki alacaklarının hesaplanmasında Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan söz konusu toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alınmadığının anlaşıldığı, ilgili toplu iş sözleşmesinde fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı ücreti alacakları bakımından taraflar arasındaki bireysel iş sözleşmesinde ve 4857 sayılı İş Kanunu'nda yer alan hükümlerden daha fazla olacak şekilde davacı lehine düzenlemeler bulunduğu hususu da dikkate alındığında ücret farkına dayalı olanlar dışındaki alacak taleplerinin, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri dikkate alınarak yeniden hesaplanması gerektiği, buna göre eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ve bu rapor hükme esas alınmak suretiyle verilen kararın hatalı olduğu gerekçesiyle belirtilen şekilde yapılacak hesaplama sonucuna göre ve miktar itibarıyla davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca yeniden hesaplamaların yapıldığı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmaksızın alacakların hesaplanmasının hatalı olduğunu, b. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamalarda alacakların ve ödemelerin sadece ilgili ay özelinde mahsup edilerek her ay için ayrı mahsup ve hesaplama yapılması gerektiğini, c. 11 saati geçen çalışmalar ile gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların ödenmediğini, d. Davacının işyerinde yaptığı çalışmalar karşılığı hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesine göre zamlı ödenmesi gerektiğini, e. Gece 7,5 saatin üzerinde çalışma yapmak için yazılı onayı alınmadığı için söz konusu çalışmaların yasak çalışma kapsamında olduğunu, bu sebeple gece 7,5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilip zamlı ödeme yapılması gerektiğini, f. Bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin hesaplama döneminin yanlış değerlendirildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, b. Davacının ev tipi sosyal hizmet biriminde çalışması sebebiyle iş mahkemelerinin somut uyuşmazlık bakımından görevli olmadığını, c. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ve hükme esas alınamaz nitelikte olduğunu, d. Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, e. Alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, f. Gece zammı ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı ücreti alacaklarının hesaplanması ile faize ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar). Somut uyuşmazlıkta, bozma öncesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret farkına dayalı olanlar dışındaki alacak talepleri 01.01.2019 tarihinden itibaren hesaplanmış ve bu husus bozma kapsamı dışında kaldığından, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma sonrası hükme esas bilirkişi raporunda, ücret farkına dayalı olanlar dışındaki alacak taleplerinin 02.04.2018 tarihinden itibaren hesaplanmasının davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluşturduğunun gözetilmemesi hatalıdır. 3. İlk Derece Mahkemesince bozma öncesi verilen kararda 876,22 TL gece zammı alacağı hüküm altına alınmış, kararı sadece davacı temyiz etmiş, bozma kararında da davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilmeksizin 212,67 TL gece zammı alacağının hüküm altına alınması hatalı olmuştur. 4. İlk Derece Mahkemesince bozma öncesi yapılan yargılamada hüküm altına alınan alacaklara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş, bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda hüküm altına alınan alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihi olan 05.11.2020 tarihinden faiz yürütülmesine karar verilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! df8dd25b10465c2a 04b3737d2c61abe6