Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3711 E., 2025/4315 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3711 E., 2025/4315 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3711
Karar No
2025/4315
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/3711 E. , 2025/4315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1468 E., 2025/100 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışında kurulu işyerlerinde mali işler müdürü olarak çalıştığını, en son davalı Şirketin .../Irak'ta bulunan işyerinde 05.03.2016- 24.08.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile sadakat primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işten ayrıldıktan sonra ibraname imzalayarak davalıyı ibra ettiğini, davacının davalı işverenden herhangi bir alacağının bulunmadığını, tüm ücret alacaklarının bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 39. İş Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararı ile; yurt dışı iş sözleşmesine göre davacı davalı Şirketin Irak'taki şantiyesinde çalıştığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Irak iş mevzuatının uygulanması gerektiği, davacının hizmet süresinin 05.03.2016-24.08.2017 tarihleri arasında 1 yıl 5 ay 19 gün olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının son net ücretinin 6.500,00 USD olduğu, Irak İş Kanunu'na göre giydirilmiş brüt ücret tanımı olmadığından, hesaplamaların tespit edilen net ücret üzerinden yapıldığı, davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazandığı, ikramiyelerinin ödendiğini ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bunu ispatlayamadığı, davacının ikramiye (sadakat primi) alacağına hak kazandığı, yine ihbar tazminatının bulunduğu, davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34 Hukuk Dairesinin 29.12.2023 tarihli kararı ile; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 24/1 hükmüne göre hukuk seçiminin taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabileceği, somut olayda, davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde bir itirazı bulunmadığı, her ne kadar Dairece mutad işyeri hukuku ve yurt dışı iş sözleşmesi dikkate alınarak yabancı hukukun değerlendirilmesi gerektiği yönünden gönderme kararı verilmişse de Yargıtayın son içtihatları doğrultusunda, cevap dilekçesinde davalının yabancı hukukun uygulanmasına yönelik bir talebi bulunmadığı dikkate alındığında, somut uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiği, bu yöne ilişkin davacı istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, buna göre davacının ücret iddiasını kanıtladığı ve ücretinin net 6.500,00 USD olduğu, tüm dosya kapsamı ve davacıya yapılan ödemeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının sadakat primine hak kazandığı, davacıya ödenen ihbar tazminatı mahsup edildiğinde davacının bakiye ihbar tazminatı bulunduğu, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin mevcut olduğu, 11.02.2021 tarihli ek rapordaki hesaplamaların yerinde olduğu, her ne kadar davacı kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağını talep etmişse de davacının hak kazandığı kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacakları davacıya ödendiğinden bu alacakların reddi gerektiği, dava konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden söz konusu alacaklara "Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize" hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerektiği, buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan 11.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda 05.03.2016-24.08.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri hesaplanırken davacının yurt içinde bulunduğu sürelerin dikkate alınmadığı görülmekle, yurt dışı giriş çıkış kayıtları dosyaya getirtilerek ve bu kayıtlara göre yurt içinde geçirilen süreler dışlanarak hesaplanacak alacakların hüküm altına alınması gerektiği, tanık beyanlarına göre davacının ayda 4 hafta tatili gününde çalıştığını tam olarak ispatlayamadığı, bu hâlde hafta tatili ücretinin, davacının ayda 2 hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilerek hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma gerekleri doğrultusunda davacıya ait yurt dışı giriş çıkış kayıtları dosyaya getirtilerek bilirkişi raporu aldırılmış ve alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davacının yurt içinde bulunduğu sürelerin net şekilde dışlanmadığını, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, b. Hesaplamaların hatalı olduğunu, c. Hafta tatili ve genel tatillerde çakışan günler bulunması nedeniyle mükerrer hesabın önlenmesi adına daha fazla indirim yapılması gerektiğini, d. Davacı fazla çalışma yaptığı veya tatil günleri çalıştığında ücretlerinin ödendiğini, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarının esas alınamayacağını, alacak miktarlarının çok fazla hesaplandığını, hesaba esas alınan ücretin hatalı olduğunu, ara dinlenme sürelerinin hatalı belirlendiğini, e. Davacının son ücretinin 4.300,00 USD olduğunu, sadakat priminin giydirilmiş ücrete eklenmesinin hatalı olduğunu, f. İbranamenin değerlendirilmesi gerektiğini, kararda yer alan diğer aleyhe tespit ve hesaplamalara da itiraz ettiklerini, harçlar ile vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının görevi gereği ayda 4 hafta tatili günü çalıştığını, bu nedenle hükmedilen hafta tatili ücretinin eksik olduğunu, b. Bozma sonrası bilirkişi raporunda yurda giriş çıkış tarihleri birer gün eksik değerlendirilerek hafta sayılarının eksik belirlendiğini, davacının akşama kadar çalışıp mesai bitimi havaalanına gidebileceği gibi sabaha karşı Irak'a varıp mesaiye başlayabileceği de düşünüldüğünde birer gün yurda giriş çıkış tarihlerinin kısaltılmasının hatalı olduğunu; ayrıca tarih aralıklarında bir haftayı bulmayan 4-5 gün gibi sürelerin işçi lehine değerlendirilip giriş çıkış tarihlerinde 1 gün kısaltma yapılmadığında bir haftaya tamamlanabileceğini, yine fazla çalışma saatlerinin ara dinlenme süresinin fazla tutulması nedeniyle eksik belirlendiğini, c. Davacı Kuzey Irak bölgesinde iç savaş sırasında çalıştığından şantiyeden çıkmasının mümkün olmadığını, Türkiye'de olduğu günler de hesaplamadan dışlandığında %30 oranında bir indirimin çok yüksek olacağını, davacının şantiyedeki her anı çalışarak geçirdiğini, bu nedenle indirimsiz tutar üzerinden karar verilmesi ya da daha düşük oranda indirim uygulanmasını talep ettiklerini, d. Bölge Adliye Mahkemesinin aleyhe yargılama gideri, ret vekâlet ücreti ve 32.000,00 TL istinaf vekâlet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu, zira kısmi ret sebebini oluşturan giriş çıkış kayıtları davanın ıslahından sonra dosyaya sunulduğundan ilk rapora göre yapılan ıslahta kusurları bulunmadığını, ayrıca taleplerinin hükme esas alınan rapordaki indirimsiz hesap tutarlarından yüksek olmadığını, indirim nedeniyle oluşan kısmi redde davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, bu nedenle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesinin hatalı olduğunu, dava tarihi üzerinden çok zaman geçmesi gözetilerek istinaf kararında yapılacak değişikliklerin düzeltilerek onama şeklinde yapılmasını talep ettiklerini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin hesap yöntemi, usuli kazanılmış hakların dikkate alınıp alınmadığı, indirim oranı, taraflar lehine hükmedilen vekâlet ücretleri, yargılama giderleri ve harçlar hususundadır. 1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılamada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin "%30 indirimli" olarak hesaplandığı belirtilmişse de hesaplamalar denetlendiğinde, hesaplanan tutarların indirimsiz miktarlar olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince indirimsiz miktarlara hükmedildiği görülmektedir. Bozmaya uygun olarak hesaplanan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından, usuli kazanılmış haklar doğrultusunda dosya içeriğine uygun bir indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 07eb2cd1fc2d19d0 6ca8aca6da2f8054

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı