9. Hukuk Dairesi 2025/3598 E. , 2025/4416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/331 E., 2025/41 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının çalışmakta olduğu Tire Belediyesi kadrosundan 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) kapsamında 30.03.2014 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesinin Tire ilçesindeki itfaiye kadrosuna nakledildiğini, çalışmasının hâlen devam ettiğini, davacı işçinin 6360 sayılı Kanun kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devredildiği tarih itibarıyla Tire Belediyesinde yürürlükte olan 01.01.2013- 31.12.2014 arası dönemi kapsayan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, devirden sonra çalışmaya başladığı davalı Kurum ile Belediye-İş Sendikası arasında imzalanan 15.03.2014-14.03.2016, 15.03.2016-14.03.2018 ve 15.03.2018-14.03.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinden yararlanması gerektiğini, davacının yevmiyesine devir tarihinden sonraki toplu iş sözleşmesi dönemleri için kararlaştırılan ücret zamları ve kıdem zamlarının uygulanmadığını, bu sebeple davacının ücretinin ve toplu iş sözleşmesi ile belirlenen dava konusu hakların eksik ödendiğini, Tire 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2018/479 Esas, 2019/283 Karar sayılı ilâmında tespit edilen ücretin nakil tarihi itibarıyla esas alınmasını talep ettiklerini, davacının günlük ücretine devir tarihinden sonra toplu iş sözleşmeleri gereği uygulanması gereken ücret zammı ve kıdem zamlarının uygulanmaması, devir tarihinden sonra ücret seviyesinin haksız olarak düşürülmesi, Tire Belediyesinde geçen çalışma dönemindeki ücret seviyesinin mahkeme kararı ile davacı lehine yeniden belirlenmiş olması nedenlerine bağlı olarak günlük yevmiye miktarının dönemler itibarıyla yeniden hesaplanması ve fark ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerektiğini iddia ederek fark ücret, izin ücreti, vardiya tazminatı, sorumluluk zammı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ilave tediye alacağı, 60 yevmiye tutarında ikramiye, üretimi teşvik primi ve kıdemli işçiliği teşvik primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret niteliğindeki alacakların beş yıllık zamanaşımına tâbi olduğunu, davacı tarafın beş yılı aşan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 01.04.2014 tarihinden önce müvekkili İdarenin tarafı olmadığı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında Tire Belediyesi nezdinde çalıştığını, bu sebeple müvekkili Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın taleplerinin eşit işe eşit ücret ilkesine aykırı olduğunu, 6360 sayılı Kanun kapsamında devredilen personelin günlük ücreti ile müvekkili Belediye aynı görev ve statüde çalışan diğer personelin ücretinin aynı olduğunu, davacının 31.03.2014 tarihinde İzmir İl Özel İdaresinden 6360 sayılı Kanun gereği müvekkili Belediyeye devredildiğini ve İtfaiye Daire Başkanlığı nezdinde daimi işçi olarak görev yaptığını, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 10. fıkrasında "Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal hakları, toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2012 yılı Eylül ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir." hükmünün mevcut olduğunu, 12.05.2014 tarihinde Belediye-İş Sendikasına üye olan davacının Belediye-İş Sendikası ile imzalanan 15.03.2014-14.03.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden faydalanmaya başladığını, ilgili toplu iş sözleşmesinin 55. maddesinin (b) bendi gereği üyelik tarihini takip eden ay başından itibaren devir tarihindeki ücretine her yıl için 17 kuruş eklendiğini, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, itfaiye hizmetlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için itfaiye teşkilatında görev yapan memur, daimi işçi, şirket işçisi ve sözleşmeli personelin 24 saat çalışma 48 saat istirahat esasına göre çalıştırıldığını, davacının İtfaiye Daire Başkanlığında çalışmaya başladığı tarihten sonra hak ettiği tüm ücret, fazla çalışma ücreti ve sair alacakların kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli kararı ile; davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olduğu ve devir ile çalışmaya başladığı işyerinde yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı, toplu iş sözleşmelerinde işçi aleyhine düzenleme yapılabileceği dikkate alındığında davacının ücretinin toplu iş sözleşmesi uyarınca düzenlenebileceği anlaşılmakla dosya kapsamında davacının dava tarihi itibarıyla (E) grubuna dâhil olduğu ve 31.03.2014-17.12.2019 tarihleri arasında toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yaralanması gerektiği, davalı ... tarafından işçinin ücretlerinin ödendiği ancak toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince ücretinin hesaplanmamasından dolayı fark ücretten kaynaklı alacak kalemlerinin oluştuğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporu ile hesaplanan alacak kalemlerine davalının yapmış olduğu ıslah zamanaşımı def'i kısmen kabul edilerek Mahkemece hesaplamanın resen yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 05.12.2022 tarihli kararı ile; davacının Tire Belediyesinden İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına 6360 sayılı Kanun gereği devredildiği, davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacakları için açtığı davada verilen Tire 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2020/147 Esas ve 2020/234 Karar sayılı kararının temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kesinleştiği ve bu davada davacının günlük ücretinin belirlendiği, toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak davacının ücretinin belirlenmesi ile ödenen miktarlar düşülerek verilen kararda ve alacaklara uygulanan faiz türünde hatalı yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının nakledildiği Kurum ile Belediye-İş Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sözleşmenin imza tarihi olan 18.07.2014 tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilerek toplu iş sözleşmesinin hatalı uygulanmasından kaynaklanan alacaklarının bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra hüküm kurulması gerektiği ve arabuluculuk son tutanak tarihi ile hesaplamaya esas alınan tarih arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, bu dönem yönünden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda alınan ek rapor ve yapılan hesaplama uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 6360 sayılı Kanun uyarınca İzmir Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu tarafından alınan karar gereği 01.04.2014 tarihinde davalı Belediyeye devri yapılan personelin nakil tarihi itibarıyla almakta oldukları günlük ücretlerinin aynen korunduğunu ve devir tarihinden itibaren Belediye-İş Sendikası ile davalı ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmaya başlandığını, 2. Davacının davalı İdareye devrinden önceki döneme ait herhangi bir alacağı mevcutsa bu alacaktan Tire Belediyesinin sorumlu olduğunu, nakil tarihinden önceki borçlardan nakledilen kurum olan davalı Belediyenin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 6360 sayılı Kanun gereği devredildiği Kurumun taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağı, yararlanabilecek ise hangi tarihten itibaren yararlanmaya başlayacağının belirlenmesi ve hesaplamaya esas alınan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9bd1e2b8b2dfd4b1 a233c9fdbc78e92e