Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3500 E., 2025/4414 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3500 E., 2025/4414 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3500
Karar No
2025/4414
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/3500 E. , 2025/4414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/426 E., 2025/89 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalıştığını, yoğun çalışma koşulları nedeniyle 27.09.2015 tarihinde kalp krizi geçirdiğini, 01.12.2016 tarihinde emekli olduğunu belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli kararı ile; davacının sözleşmesini emeklilik nedeniyle sona erdirdiği, kıdem tazminatı almaya hak kazandığı, davacının kayıtlara göre fazla çalışma yaptığı, tanık beyanlarına göre genel tatillerde çalıştığı, hak ettiği ücretlerin davalı işveren tarafından ödenmediği, prim alacağına ilişkin davacı vekili tarafından usulüne uygun açılan bir dava olmadığı anlaşıldığından prim alacağı talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin sona eriş şekline göre kıdem tazminatı hakkı bulunduğu, fazla çalışma yaptığı ve genel tatillerde çalıştığının tanık beyanları ile belirlendiği, nöbetçi olduğu günlere göre fazla çalışma saatleri ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının hesaplandığı, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre tazminat ve alacakların hüküm altına alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, fazla çalışma alacağı yönünden tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, ara dinlenme sürelerinin çalışılan bölüme ve çalışan sayısına göre değişip değişmediğinin de açıklığa kavuşturulması, buna göre ara dinlenme süresi tespit edilip bundan sonra nöbet çizelgeleri dikkate alınmak suretiyle davacının fazla çalışma alacağının hesaplanması ve usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hesaplamadan indirim yapılmasının hatalı olduğunu, b. Ara dilenme sürelerinin düzenli kullanıldığının kabulünün hatalı olduğunu, c. Gece çalışma sürelerinin hesaplamada dikkate alınmadığını, d. Hafta içi, hafta sonu ayrımı yapılmaksızın ve kazanılmış haklar gözetilmeksizin fazla çalışma alacağının belirlenmesinin hatalı olduğunu, e. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini, b. Davalı Üniversitenin harçtan muaf olduğunu, c. Çizelge olmayan günler için tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, d. Nöbet usulü çalışan davacının nöbetçi olduğu günlere karşılık ücretini tam olarak aldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma alacağının hesabı, vekâlet ücreti ve usuli kazanılmış hakların dikkate alınıp alınmadığına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin 14.12.2022 tarihli ve 2022/16498 Esas, 2022/16753 Karar sayılı ilâmında usuli kazanılmış hak ilkesi şu şekilde açıklanmıştır: "... 3. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'da usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. 4. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar). ..." Bozma kararına uymuş olan mahkemenin bozma gereklerini yerine getirmesi usuli bir zorunluluktur. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Bir başka ifadeyle mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulmasıyla bozma doğrultusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Somut uyuşmazlıkta; fazla çalışma alacağı bozma öncesi sadece nöbet çizelgelerine göre belirlenmesine ve 07.02.2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmamasına karşın çizelge bulunmayan tarihler bakımından tanık beyanları uyarınca yapılan hesaplamanın hükme esas alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Kabule göre ise fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirim nedeniyle reddedilen miktar dışında reddedilen miktar 41.436,45 TL olmasına ve bu miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti maktu vekalet ücreti olan 30.000,00 TL olmasına karşın davalı lehine 2.090,82 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1a6e3ed5558b54b0 2f5bfb58c02bea3c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı