9. Hukuk Dairesi 2025/3573 E. , 2025/4060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/63 E., 2025/414 K. DAVA TARİHİ : 28.12.2020 Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.09.2011-21.06.201 tarihleri arasında davalı ... AŞ'ye (EÜAŞ) bağlı ... kömür ocağında temizlik işlerinde ve garson olarak çalıştığını, özelleştirme ile birlikte davacının işten çıkartılmadığını, işine son verilmediğini, davalı Kurum tarafından tek taraflı olarak kendi işçisi gibi özelleştirme-devir işlemi kapsamına alındığını, yeni işverene devredildiğini, davacının çalıştığı süre boyunca emir ve talimatları alt işverenden değil, davalı işveren yetkililerinden aldığını, muvazaanın sabit olduğunu ileri sürerek davacının işe girdiği tarihten itibaren davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğünün işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın husumet, derdestlik, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönlerinden reddini talep ettiklerini, müvekkili Teşekküle husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde müvekkili Teşekkülden hizmet alımı ihalesini alan firmaların işçisi olarak çalıştığını, davacının yaptığı işin niteliği gereği elektrik üretimine doğrudan katkısının söz konusu olmadığını, davacının elektrik üretim işinden tamamen bağımsız bir işte çalıştığını, bu nedenle alt işverenlik sözleşmesinin düzenlenmesinde muvazaadan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararı ile; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile hizmet alımı sözleşmesi, şartnameler incelendiğinde asıl işveren ile tüm alt işverenler arasındaki sözleşme konusunun, davalıya ait işletmede yemekhanede garsonluk ve temizlik işlerinin alt işverenler tarafından görülmesi işi olduğu, dinlenen tanık beyanları, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporu, celp edilen bilgi ve belgeler ile davacının davalı işyerinde alt işveren bünyesinde yukarıda belirtilen işlerde çalıştığı, asıl işi elektrik üretimi olan davalı işyerinde, davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, davalı asıl işveren ile dava dışı alt işveren arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olduğu, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığı, davalının alt işveren üzerindeki kanundan kaynaklanan denetim yükümlüğünün alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun delili olarak değerlendirilemeyeceği, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığının mahkeme kararıyla da sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarihli kararı ile; somut olayda davacının muvazaa tespitine dayalı talebinde hukuki yararı bulunmadığı, bu nedenle davanın usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflardan birinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ve kamu düzenine aykırılık bakımından yapılacak incelemenin sonucunda, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını yahut düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını gerektiren bir hâl tespit edildiği takdirde artık istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Kanun hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, somut olayda davacının muvazaa tespitine dayalı talebinde hukuki yararı bulunmadığı, Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, istinaf nedenleri ile resen nazara alınacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar gözetildiğinde, yargılamanın tüm aşamalarında dikkate alınması gereken dava şartlarından hukuki yarar yokluğunun nazara alınması gereği doğrultusunda davacının istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan diğer hususlar dikkate alınmaksızın, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, muvazaa tespiti olmadan davacının idari dava açmasının mümkün olmadığını, 2. Muvazaa tespiti talebinin kabulü gerektiğini, davacının yaptığı işin asıl işin bir parçası olduğunu, işçi teminine yönelik sözleşmeler yapıldığını, 3. Davacının tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunduğunu, davacının bu davayı, tespit talebinin kabulü hâlinde Özelleştirme İdaresine yapacağı başvuru ve başvurusunun reddi hâlinde idare mahkemesinde açacağı iptal davası için gerekli olduğundan açtığını, davacının Özelleştirme İdaresine yapacağı başvuru için bu tespit kararını ibraz etmesi gerektiğini, 4. Davacının hukuken kendisine tanınmış bir haktan yararlanabilmesi için öncelikle ilk işe girdiği tarihten itibaren EÜAŞ'ın işçisi olduğunun tespitine dair yargı kararına ihtiyaç duyduğunu, idari yargıda açılacak bir iptal davasında idare mahkemesinin böyle bir tespit kararı vermesi usulen mümkün olmayacağından hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı olduğunu, 5. Davacının çalıştığı süre boyunca işyerinde emir ve talimatları, davalı işveren yetkililerinden aldığını, ayrıca işin yürütülmesine dair talimatlar ile işçilerin işe alınması, çıkarılması, izin zamanlarının belirlenmesi hususlarında karar yetkisinin davalı Kurum yetkililerinde bulunduğunu, alt işverenin davalı işyerinde ayrı bir organizasyon yapısına sahip olmadığını, davalı Kurum personeli sendikal haklardan yararlanmasına rağmen davacı işçinin yararlandırılmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının tespiti isteminde güncel hukuki bir yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 827321e9552f9286 289ffcc4eddec588 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/3573 E. , 2025/4060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/63 E., 2025/414 K. DAVA TARİHİ : 28.12.2020 Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.09.2011-21.06.201 tarihleri arasında davalı ... AŞ'ye (EÜAŞ) bağlı ... kömür ocağında temizlik işlerinde ve garson olarak çalıştığını, özelleştirme ile birlikte davacının işten çıkartılmadığını, işine son verilmediğini, davalı Kurum tarafından tek taraflı olarak kendi işçisi gibi özelleştirme-devir işlemi kapsamına alındığını, yeni işverene devredildiğini, davacının çalıştığı süre boyunca emir ve talimatları alt işverenden değil, davalı işveren yetkililerinden aldığını, muvazaanın sabit olduğunu ileri sürerek davacının işe girdiği tarihten itibaren davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğünün işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın husumet, derdestlik, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönlerinden reddini talep ettiklerini, müvekkili Teşekküle husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde müvekkili Teşekkülden hizmet alımı ihalesini alan firmaların işçisi olarak çalıştığını, davacının yaptığı işin niteliği gereği elektrik üretimine doğrudan katkısının söz konusu olmadığını, davacının elektrik üretim işinden tamamen bağımsız bir işte çalıştığını, bu nedenle alt işverenlik sözleşmesinin düzenlenmesinde muvazaadan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararı ile; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile hizmet alımı sözleşmesi, şartnameler incelendiğinde asıl işveren ile tüm alt işverenler arasındaki sözleşme konusunun, davalıya ait işletmede yemekhanede garsonluk ve temizlik işlerinin alt işverenler tarafından görülmesi işi olduğu, dinlenen tanık beyanları, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporu, celp edilen bilgi ve belgeler ile davacının davalı işyerinde alt işveren bünyesinde yukarıda belirtilen işlerde çalıştığı, asıl işi elektrik üretimi olan davalı işyerinde, davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, davalı asıl işveren ile dava dışı alt işveren arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olduğu, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığı, davalının alt işveren üzerindeki kanundan kaynaklanan denetim yükümlüğünün alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun delili olarak değerlendirilemeyeceği, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığının mahkeme kararıyla da sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarihli kararı ile; somut olayda davacının muvazaa tespitine dayalı talebinde hukuki yararı bulunmadığı, bu nedenle davanın usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflardan birinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ve kamu düzenine aykırılık bakımından yapılacak incelemenin sonucunda, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını yahut düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını gerektiren bir hâl tespit edildiği takdirde artık istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Kanun hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, somut olayda davacının muvazaa tespitine dayalı talebinde hukuki yararı bulunmadığı, Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, istinaf nedenleri ile resen nazara alınacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar gözetildiğinde, yargılamanın tüm aşamalarında dikkate alınması gereken dava şartlarından hukuki yarar yokluğunun nazara alınması gereği doğrultusunda davacının istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan diğer hususlar dikkate alınmaksızın, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, muvazaa tespiti olmadan davacının idari dava açmasının mümkün olmadığını, 2. Muvazaa tespiti talebinin kabulü gerektiğini, davacının yaptığı işin asıl işin bir parçası olduğunu, işçi teminine yönelik sözleşmeler yapıldığını, 3. Davacının tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunduğunu, davacının bu davayı, tespit talebinin kabulü hâlinde Özelleştirme İdaresine yapacağı başvuru ve başvurusunun reddi hâlinde idare mahkemesinde açacağı iptal davası için gerekli olduğundan açtığını, davacının Özelleştirme İdaresine yapacağı başvuru için bu tespit kararını ibraz etmesi gerektiğini, 4. Davacının hukuken kendisine tanınmış bir haktan yararlanabilmesi için öncelikle ilk işe girdiği tarihten itibaren EÜAŞ'ın işçisi olduğunun tespitine dair yargı kararına ihtiyaç duyduğunu, idari yargıda açılacak bir iptal davasında idare mahkemesinin böyle bir tespit kararı vermesi usulen mümkün olmayacağından hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı olduğunu, 5. Davacının çalıştığı süre boyunca işyerinde emir ve talimatları, davalı işveren yetkililerinden aldığını, ayrıca işin yürütülmesine dair talimatlar ile işçilerin işe alınması, çıkarılması, izin zamanlarının belirlenmesi hususlarında karar yetkisinin davalı Kurum yetkililerinde bulunduğunu, alt işverenin davalı işyerinde ayrı bir organizasyon yapısına sahip olmadığını, davalı Kurum personeli sendikal haklardan yararlanmasına rağmen davacı işçinin yararlandırılmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının tespiti isteminde güncel hukuki bir yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 827321e9552f9286 289ffcc4eddec588 ... ...