Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3021 E., 2025/4056 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3021 E., 2025/4056 K. (05.05.2025) – 6100 sayılı Kanun

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3021
Karar No
2025/4056
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
6100 sayılı Kanun

9. Hukuk Dairesi 2025/3021 E. , 2025/4056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2383 E., 2025/29 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...... Adi Ortaklığının, Büyükyalı isimli inşaat projesinin yüklenicisi olduğunu, proje inşaatının son aşamasına gelindiğini, davalı .. .. İnş. Tur. Tar. Gıd. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin (.. Şirketi) müvekkili Adi Ortaklığın Büyükyalı Projesinde çalışan alt işveren olduğunu ve davalı işçi ile birlikte 2019/138417 dosya numaralı ve 29.11.2019 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağı ile 92.187,80 TL miktarlı prim ödenmesi yönünde bir tutanak imzalandığını; ancak davalı alt işverenin hileli davranışları ve müvekkili Adi Ortaklığı temsilen görüşmelere katılan kişinin yanılması neticesinde gerçekte üstlenilmek istenilen miktardan önemli ölçüde fazlasının müvekkili tarafından üstlenildiğini ileri sürerek arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline, bu mümkün değilse yalnızca prim alacağı yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirketlerin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, anlaşma tutanağının sehven imzalanmasının söz konusu olmadığını, davacı Şirketler tarafından hazırlanarak imzalanan arabulucu tutanaklarında yer alan miktarlarda müvekkili işçinin herhangi bir etkisi bulunmadığını, tarafların ... iradeleriyle arabuluculuk görüşmelerine başladıklarını, yine bu görüşmeler neticesinde anlaşma tutanağında yazılı bulunan kalemler ile toplam alacak üzerinde anlaşmaya vardıklarını ve ... iradeleri ile dava konusu arabuluculuk anlaşma belgesini imzaladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 5. İş Mahkemesinin 10.08.2021 tarihli kararı ile; dosya kapsamında iptali istenen ihtiyari arabulucuk anlaşma belgesinin İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.03.2020 tarihli ve 2020/8 Esas, 2020/384 Karar sayılı kararı ile arabuluculuk tutanağında icra edilebilirlik şerhi konulması talebinin kabulüne karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2021/11549 Esas, 2021/1405 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, anılan belgenin ilâm hükmü taşıdığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.08.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2024 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta, davalı işçi işten çıkarılırken, işçi, davacı asıl işveren ve davalı alt işveren arasında ihtiyari arabuluculuk anlaşması yapıldığı, arabulucu avukatı olarak asıl işverenlerden .. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ'nin avukatının diğer tarafların da muvafakati alınarak arabulucu olarak belirlendiği, davacılar tarafından davalı alt işveren firmanın hileli davranışları olduğu iddia edilmişse de bu iddianın ve davacı asıl işveren ortaklığı temsilen görüşmelere katılan kişinin yanıldığı iddiasının somut olarak ispatlanmadığı, ihtiyari arabulucuk anlaşma belgesinin düzenlenmesinde davacıların kandırılması, hata veya hile ile tutanağı imzalamalarının söz konusu olmadığı, bu çerçevede davacıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği; ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(2) hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına ve karar gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf denetiminde, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun ise Mahkeme gerekçesi yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Mahkeme gerekçesinin düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiş ise de dosyada davalı tarafın istinaf başvurusunun bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında da istinaf yoluna sadece davacılar tarafından başvurulduğunun belirtildiği ve davacıların istinaf sebeplerine yer verildiği, kararın devamında ise dosya içeriği ile bağdaşmayacak şekilde davalı vekilinin de istinafı varmış gibi değerlendirme yapılarak sonuca gidildiği, bu sebeple kararın sadece davacılar tarafından istinaf edildiği gözetilerek, davacıların istinafı hakkında değerlendirme yapılıp dosya içeriğine uygun gerekçe oluşturulmak suretiyle karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının diğer yönleri incelenmeksizin usulden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda somut olayda, taraflarca imzalanmış 29.11.2019 tarihli ihtiyari arabulucu anlaşma tutanağının 5. maddesinde; bu anlaşmanın imzalanması için işverenlerin işçiye kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, asgari geçim indirimi ve prim alacağı olmak üzere 115.006,25 TL ödeme yapacaklarının kabul, beyan ve garanti ettiğinin, söz konusu ödemenin işçinin ücret hesabına 31.12.2019 tarihinde işverenlerce nakden ve defaten, kayıtsız ve şartsız ödeneceğinin, işverenlerin ödenecek toplam tutardan işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını kabul, beyan ve taahhüt ettiklerinin, söz konusu ödemenin alt işverence yapılmasının aslolan olduğunun, ancak herhangi bir nedenle asıl işverenler tarafından yapılması hâlinde asıl işverenlerin alt işverenin ilk hak ediş bedelinden ve/veya sair her türlü teminatlarından hiçbir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın mahsup edileceğine ilişkin hapis hakkı bulunduğunun, asıl işverenler ve alt işverenin kendi aralarındaki anlaşma öncesinde imzaladıkları sair sözleşme hükümlerinin ve rücu haklarının saklı olduğunun yazıldığı, davacı asıl işverenler tarafından davalı alt işveren firmanın hileli davranışlarının olduğu iddia edilmişse de bu yönde somut delil bulunmadığı, davalı asıl işveren ortaklığı temsilen görüşmelere katılan kişinin yanılması yönündeki iddianın da ispatlanamadığı, diğer taraftan davacı asıl işverenlerden ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ'nin avukatının arabulucu olarak belirlendiği ve görüşmelere katıldığı, ihtiyari arabulucuk anlaşma tutanağının düzenlenmesinde davacı asıl işverenlerin kandırılması, hata, hile ile tutanağı imzalamalarının da söz konusu olmadığı ve ileri sürülen arabuluculuk tutanağının hata (yanılma) veya aldatma yoluyla imzalandığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken ilâm niteliğindeki arabuluculuk tutanağının kesin mahkeme kararı gibi değerlendirilerek davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddinin hatalı olduğu, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni dikkate alınarak davacıların istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan yönlerden kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Arabuluculuk anlaşma belgesi imzalanırken müvekkili Şirket yetkilisinin yanıldığını, olayda irade fesadı hâli bulunduğunu, 2. İnşaat işinde prim uygulaması bulunmadığını, alt işveren davalı Şirketin geçmişten gelen ve nezdinde çalışan işçilere ödemediği alacakları, prim adı altında davacı Şirketlerin üzerinde bırakmaya çalıştığını, tutanağa bu sebeple yazıldığını, müvekkilinin bunu fark etmediğini, Şirket yetkilisinin yanılarak tutanağı imzaladığını, tutanağın tümden iptali gerektiğini, 3. Davaya konu arabuluculuk oturumlarına müvekkilini temsilen katılan Şirket yetkilisinin prim ödemesinin davalı alt işveren ... Şirketi tarafından ödeneceğini, müvekkili Adi Ortaklığın sorumlu olmadığını düşünerek anlaşma tutanağını yanılarak imzaladığını, bu yanılmanın esaslı bir yanılma olduğunu, müvekkili Şirket temsilcisinin zincirleme vaziyette irade fesadı hâllerine uğratıldığını, 4. Arabuluculuk tutanaklarının geçersizliğinin ileri sürüldüğü iptal davalarında, tanık beyanlarının esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e1a8ce1e2e3534be 5198203e070d54fa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı