9. Hukuk Dairesi 2025/3488 E. , 2025/4080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/326 E., 2025/9 K. DAVA TARİHİ : 14.07.2021 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikasının (Tes-İş Sendikası) üyesi olduğunu, davacının davalıya ait işyerlerinde davalıdan ihale ile iş alan alt işverenler nezdinde işletme mesul teknisyeni olarak çalıştığını, davacının ilgili işçi sendikasına Yüksek Hakem Kurulunca bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin karar tarihinden önce üye olduğunu, davacının üyesi bulunduğu işçi sendikası ile ilgili alt işverenler arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 51. maddesi gereğince konunun Yüksek Hakem Kuruluna intikal ettirildiğini, Yüksek Hakem Kurulunca ilgili alt işverenlerin taraf olduğu toplu iş sözleşmeleri bağıtlandığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davacı hakkında uygulanmadığını ve bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ve davacıya ödenmeyen sosyal yardım ile fark ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, ihalelerin anahtar teslim mahiyetinde olduğunu, davalının asıl işveren olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, davacı dava dışı Şirket ve kişilerin işçisi olduğundan davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, davalı ile davacı arasında iş ilişkisi olmadığını, davalının bahsi geçen toplu iş sözleşmelerinin tarafı olmadığını ve davacı ile davalı arasında hukuki bir bağlantı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli kararı ile;davacının dava dışı yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, davalı işverenin asıl işveren sıfatıyla davacının çalışmalarından doğan alacaklardan sorumlu olduğu, davacının sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediği, dosyada bulunan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 17.11.2022 tarihli kararıyla; davacının, davalı TEİAŞ'a ait trafo merkezinde dava dışı alt işverenler yanında çalışmaya devam ettiği, davalı TEİAŞ tarafından iş alım ihalelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 3/g hükmü gereğince yapıldığı, davacının sendika üyesi olduğu, ancak söz konusu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacaklarının ödenmediği, davalı ile davalıdan ihale ile iş alan yüklenici firmalar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, asıl işveren olan davalının, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmüne göre toplu iş sözleşmesi uyarınca davacıya ödenmesi gereken işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğu, hesaplamalarda hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesinde yer alan açık hüküm gereği davacının sendikaya ikinci kez üyeliğine ilişkin yapılan bildirim tarihinin toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden ve yürürlük süresinden de sonra olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davacının bu durumda artık Tes-İş Sendikasına 08.11.2017 tarihli ikinci üyeliği sonrasında toplu iş sözleşmesinden ve bu toplu iş sözleşmesinin art etkisinden yararlanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozma ilâmı doğrultusunda aldırılan ek bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı TEİAŞ'ın ihale makamı konumunda bulunduğunu, davacının çalışmaları sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 2. Alt işverene verilen iş alım işinin 4734 sayılı Kanun'un 3/g hükmü kapsamında ihale edildiğini, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmündeki fiyat farkından kaynaklı ödemelerin bu madde kapsamındaki işlere ilişkin olduğunu, ihale edilen işlerin bu kapsamda yer almadığını, 3. Hesaplamaların fahiş yapıldığını bu nedenle de davacı lehine ve müvekkili lehine hatalı vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği tarihin tespiti ile buna göre talep edilen alacakların ispatı ile hesaplanmasına ve yargılama giderlerine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, fark ücret alacağının 201,57 TL olarak hesaplandığı ancak raporun sonuç kısmında maddi hata yapılarak bu alacağın miktarının 2.173,55 TL şeklinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Bu durumda raporda tespit edilen 201,57 TL fark ücret alacağının hüküm altına alınması ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin buna göre belirlenmesi gerekirken bilirkişi raporundaki maddi hata nedeniyle fark ücret alacağının 2.173,55 TL olarak yazılması ve bu miktar üzerinden vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin hesaplanmış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "a) Davacının 2.173,35 TL Brüt ücret farkı alacağının 1.250,00 TL sinin dava tarihi olan 14/07/2021 tarihinden itibaren geri kalanının ıslah tarihi 23/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, -Kabul edilen 3.887,50 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 265,56 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harçtan 59,30 TL peşin harç, 107,10 TL ıslah harcı, 463,11 TL bakiye karar hacı toplamı 629,11 TL harçtan düşümü ile artan 13,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek hâlinde yatırana geri verilmesine, -Davacının karşıladığı toplam 1.384,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 584,03 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 800,47 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalının karşıladığı toplam 165,70 TL yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 95,80 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 69,90 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 3.887,50 TL üzerinden takdir edilen 3.887,50 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 5.328,13 TL üzerinden takdir edilen 5.328,13 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Hazineden karşılanan 2 saatlik arabulucuk ücretinin kabul ve red oranları gözetilerek 680,00-TL ücretin davalı tarafından 19/07/2022 tarihinde yatırıldığından, 393,15 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," şeklindeki bentlerin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine; "a) Davacının 201,57 TL brüt ücret farkı alacağının dava tarihi olan 14.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, -Kabul edilen 1.915,72 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 130,86 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harçtan 59,30 TL peşin harç, 107,10 TL ıslah harcı, 463,11 TL bakiye karar hacı toplamı 629,11 TL harçtan düşümü ile artan 13,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek hâlinde yatırana geri verilmesine, -Davacının karşıladığı toplam 1.384,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 287,81 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.096,69 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalının karşıladığı toplam 165,70 TL yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 131,25 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 34,45 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.915,72 TL üzerinden takdir edilen 1.915,72 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 7.299,91 TL üzerinden takdir edilen 7.299,91 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Hazineden karşılanan 2 saatlik arabulucuk ücretinin kabul ve red oranları gözetilerek 680,00 TL ücretin davalı tarafından 19.07.2022 tarihinde yatırıldığından, 538,64 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.