Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3309 E., 2025/4017 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3309 E., 2025/4017 K. (05.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3309
Karar No
2025/4017
Karar Tarihi
05.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3309 E. , 2025/4017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/385 E., 2025/27 K. DAVA TARİHİ : 17.06.2022 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesinde Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilere de uygulanacağının hüküm altına alındığını, taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacıya her ay brüt asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, ayrıca davacının ücretine toplu iş sözleşmesi uyarınca 6 aylık dönemlerde %4 oranında zam yapılması gerektiğini ancak davalı tarafça iş sözleşmesi dikkate alınmaksızın ücretlerin ödendiğini iddia ederek fark ücret, fark ilave tediye ve fark ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 01.01.2019 tarihinden itibaren ücretlerin Bakanlıktan alınan görüş yazıları doğrultusunda işçilerin 31.12.2018 tarihinde almakta oldukları ücretlerinin %4 zamlı hâli ile ödendiğini, davacının herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını, ikramiye ve ilave tediye ücretlerinin ödendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 15.03.2024 tarihli kararı ile; kadroya geçirildiği sırada yapılan bireysel iş sözleşmesinde ücretin, asgari ücretin belli oranda fazlası olacağına dair düzenlemenin mevcut olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2022 yılı yönünden yapılan ücret tespitinin hatalı olduğu; ayrıca davacı talebi dikkate alındığında fark ilave tediye alacağına en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken en yüksek işletme kredisi faizini aşmamak üzere yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, davacının 2022 yılı ücretinin bozma ilâmı gereklerince yeniden hesaplandığı 20.12.2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak ve ıslah dilekçesindeki talep miktarı da gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Faiz türüne ve faizin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, 2. Ücret farkı alacağının kimi aylar için 31 gün üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, 3.Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, İdare tarafından bu düzenlemelere uygun bir şekilde ücretin belirlendiğini, davacı işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 2022 yılına ilişkin aylık ücret miktarının belirlenmesi ile ilave tediye alacağına yürütülecek faizin oranına ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin 16.05.2024 tarihli bozma ilâmında 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021 - 31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi uyarınca ücret tespitine yönelik ilke ve esasların açıklandığı 05.10.2023 tarihli ve 2023/6531 Esas, 2023/13812 Karar sayılı ilâmımızın ilgili kısmına da atıf yapılmak suretiyle davacının 2022 yılı ücretinin belirtilen ilkeler doğrultusunda aldırılacak denetime elverişli bilirkişi raporuna göre tespit edilerek, buna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle varsa davacının fark alacaklarının belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 20.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 2022 yılı ücretinin Dairemizin 16.05.2024 tarihli bozma ilâmında belirtilen ilkeler doğrultusunda hesaplandığı anlaşılmıştır. Ancak davacı vekili 13.03.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, bozma öncesinde düzenlenen bilirkişi raporunda fark alacakların 01.01.2019 tarihinden itibaren hesaplandığını; ancak daha önce açılan dava ile davacının 01.01.2019-14.09.2020 tarihleri arasındaki fark alacaklarının hesaplanarak hüküm altına alındığını, bu sebeple işbu davada tekerrür yaratmamak amacıyla 14.09.2020 tarihinden önceki dönem dışlanmak suretiyle ıslah talebinde bulunduğunu belirtmiştir. 4. Buna rağmen bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fark alacaklar 01.01.2019 tarihinden itibaren hesaplanmış olup İlk Derece Mahkemesince ıslah dilekçesinde belirtilen miktarlar dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebinin 14.09.2020 tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu, belirtilen tarihten önceki döneme ilişkin fark alacakların mükerrerlik nedeniyle dışlanması gerekirken bu dönem de dikkate alınmak suretiyle fark alacakların hesaplanması hatalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı