Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1073 E., 2025/4020 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1073 E., 2025/4020 K. (05.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1073
Karar No
2025/4020
Karar Tarihi
05.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/1073 E. , 2025/4020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3947 E., 2024/1578 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/309 E., 2021/981 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı İdarede sürekli işçi kadrosuna atandığını, kadroya geçiş sırasında davacı ile davalı arasında yapılan bireysel iş sözleşmesinde aylık ücretin, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak düzenlediğini; ancak davalı tarafça söz konusu yüzdelik kısmın uygulanmayıp ücretlerin eksik ödendiğini ileri sürerek 2019 yılına ait fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın kısmi alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacı tarafça talep edilen faizin türüne ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin 696 sayılı KHK ile kadroya geçişten önce alacağı ücretin, brüt asgari ücretin %61'inden az olamayacağının son hizmet alım sözleşmesinin eki teknik şartname ile sabit olduğu; ayrıca davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine 29.12.2021 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilecek olan kararın ileriye yönelik etkisinin bulunduğu, bu sebeple istinaf başvurusunun reddine ilişkin verilen ek kararın hatalı olduğu gerekçesiyle ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olup esasa yönelik yapılan incelemede; uyuşmazlıkta davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde açıkça her ay asgari ücretin %61 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı hususu göz önüne alındığında, sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, hesaplama döneminde hata bulunmadığı, ayrıca yapılan hesaplamaların Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin asıl karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesindeki ücretinin korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, 2. Ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini, 3. Davalı tarafından ödemelerin usulüne uygun yapıldığını, eksik ödeme bulunmadığını, 4. Davacı işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını ve bunların toplamını talep etmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacağa hak kazanıp kazanmadığı ve alacağın hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3/14 hükmüne göre; "... (14) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. ..." İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2021 yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'nin birinci kısmında ise işçi ve işveren uyuşmazlıklarında iki kişinin taraf olması durumunda taraf başına bir saat arabuluculuk ücreti 170,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. 7036 sayılı Kanun'un 3/14 hükmü, 2021 yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin ilgili kısmı ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda yer alan arabuluculuk sarf kararı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davalıdan tahsiline karar verilmesi gereken arabuluculuk ücreti miktarı 680,00 TL olup bu miktarın altında kalacak şekilde 340,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “340,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “680,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9b3cf7e8fc6c58b5 e12553cbdac238ab

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı