Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/3299 E., 2025/5804 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3299 E., 2025/5804 K. (03.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3299
Karar No
2025/5804
Karar Tarihi
03.07.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3299 E. , 2025/5804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3436 E., 2025/340 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/51 E., 2024/265 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Üniversitesi (...) Rektörlüğüne bağlı ... Hastanesinde hizmet alımı yapılan şirketlerde aralıksız olarak çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile kadroya geçirildiğini ve hâlen Hastaneye bağlı kadrolu işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren şirketlerde çalışırken şirketler ile asıl işveren arasında yapılan ihalede ödenecek çıplak ücretin asgari ücretin en az % fazlası olarak düzenlendiğini ve işçilerin mevcut ücret ve sosyal hakları korunarak sürekli işçi kadrosuna geçişlerinin yapıldığını, davacının davalı Kurumla belirsiz süreli iş sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin 4. maddesinin (a) bendinde ücretinin asgari ücret+(varsa)% fazlası şeklinde sehven hüküm altına alınmadığını, bu durumun davalı İdare tarafından da kabul edildiğini, davacının ücretlerinin belirtilen şekilde tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye, fazla çalışma ücreti, çocuk yardımı, gece zammı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. ve 24. maddeler uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin istihdam edilmesine esas hizmet alım sözleşmelerinin, öngörülen geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla feshedilmiş sayılacağının hüküm altına alındığını, davacının ücret ve sair hakları bakımından Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığını, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya geçişi aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde aylık ücretin açıkça asgari ücretin % fazlası olacak şekilde kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanmış sözleşmede ücretin asgari ücretin belli bir yüzdesi olarak belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımının dikkate alınmadığını, 2. Davacının hem toplu iş sözleşmesinde belirlenen zam oranını hem de bireysel iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücret artış oranını talep etmesinin mükerrer zam uygulanması sonucu doğuracağını, 3.Davacının ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak ödendiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesine göre ücret tespitinde, sözleşmenin “Ücret” başlıklı 4. maddesi dikkate alınmak suretiyle her asgari ücret döneminde asgari ücretin belli oranda fazlası esas alınarak ücret miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, işyerinde uygulanan 15.12.2020 imza, 01.09.2020-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin 31. maddesinin (a) ve (b) fıkraları değerlendirildiğinde, 31.12.2020 ve 30.06.2021 tarihinde alınan, asgari ücret artışından önceki son ücrete toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının yapılacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda işçinin 01.01.2021 tarihindeki ücretinin tespitinde, hem 2021 yılı asgari ücretinin belli oranda fazlasının hem de toplu iş sözleşmesinde öngörülen artış oranının aynı anda dikkate alınması mümkün değildir. Daha önceki dönemde işçinin ücretinin asgari ücretle olan bağının kesilmediğinin de anlaşılması karşısında, her iki yöntem arasında şu şekilde bir karşılaştırma yapılarak sonuca gidilmelidir: İşçinin 31.12.2020 tarihindeki ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2021 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2021 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 15.06.2021-30.06.2021 tarihleri arasında ve 01.07.2021-31.12.2021 tarihleri arasındaki ücreti belirlenirken asgari ücret oranıyla birlikte ayrıca 15.12.2020 imza, 01.09.2020 - 31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin birinci yıl birinci altı ay ücret zammı başlığı altında düzenlenen %6 zam oranı uygulanmıştır. Ancak bilirkişi raporunda davacının ücreti 01.01.2021 tarihinde sadece asgari ücret oranı uygulanarak belirlenmiş olup ikinci altı ay yönünden belirleme yapılırken toplu iş sözleşmesinde birinci yıl ikinci altı ay zam oranı olan %5 oranının uygulanması gerekirken bu oranla birlikte ayrıca birinci yıl birinci altı ay zam oranı olan %6 zam oranının da uygulanarak ücretin tespiti hatalı olmuştur. 3. İşyerinde uygulanan 15.12.2020 imza, 01.09.2020-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin 31. maddesinin (c) ve (d) fıkraları de��erlendirildiğinde, 31.12.2021 ve 30.06.2022 tarihinde alınan, asgari ücret artışından önceki son ücrete toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının yapılacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda işçinin 01.01.2022 tarihindeki ücretinin tespitinde, hem 2022 yılı asgari ücretinin belirli oranda fazlasının hem de toplu iş sözleşmesinde öngörülen artış oranının aynı anda dikkate alınması mümkün değildir. Daha önceki dönemde işçinin ücretinin asgari ücretle olan bağının kesilmediğinin de anlaşılması karşısında, her iki yöntem arasında şu şekilde bir karşılaştırma yapılarak sonuca gidilmelidir: İşçinin 31.12.2021 tarihindeki ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır. Davacının 2022 yılı ücretinin tespitinde de açıklanan ilke ve esaslara uygun şekilde hesaplama ve değerlendirme yapılmamış olması bozma sebebidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d45d6398bf1d6a3c 0f07679ce5f30205

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı