9. Hukuk Dairesi 2025/3219 E. , 2025/5684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/793 E., 2024/2438 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/312 E., 2024/48 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Otomotiv San. ve Tic. AŞ'de 26.08.2013 tarihinden 02.01.2023 tarihine kadar kesintisiz sigortalı işçi olarak çalıştığını, 02.01.2023 tarihinde iş sözlemesinin işveren tarafından haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, dava şartı arabuluculuk aşamasında taraflar arasında anlaşma sağlandığını, anlaşma sonrasında davacı tarafından işsizlik ödeneği ödenmesi için ... Kocaeli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne başvuru yapıldığını, Kurum tarafından işsizlik aylığı başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek davacının iş sözleşmesinin işsizlik ödeneğine hak kazanacak şekilde feshedildiğinin tespiti ile davalı Kuruma başvuru tarihi itibarıyla işsizlik ödeneği bağlanmasına ve işsizlik ödeneğinin başvuru tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı işveren nezdinde davam eden iş sözleşmesinin disiplin kurulu kararı ile feshedildiğini, davacının 05.01.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu yaparak dava dışı işverenlikten işe iade, işe başlatmama tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatı, gece vardiya farkı alacağı ve diğer işçilik alacakları talebinde bulunduğunu, taraflar arasında arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlendiğini, dava dışı işverenin davacıya kıdem ve işe başlatmama tazminatı toplamı olarak 30.01.2023 tarihinde 160.000,00 TL ödediğini, davacının iş sözleşmesinin fesih nedeninin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında sayılan gerekçeler arasında olmadığının değerlendirildiğini ve işsizlik ödeneği başvurusunun olumsuz sonuçlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işsizlik ödeneği ödenmesi talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ve işsizlik ödeneğinin ödenmesi talebi ile açılan davanın türünün belirlenmesi ve dava şartlarına ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.05.2014 tarihli ve 2013/5-1467 Esas, 2014/628 Karar sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... Bilindiği üzere; 492 Sayılı Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır. Aynı Kanunun 16. maddesinde de; elatmanın önlenmesi, tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin nazara alınacağı, değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, dava dilekçesinde nelerin yer alması gerektiği hususu 6100 sayılı HMK'nun 119. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. 2. fıkrasında ise birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, eksikliğin tamamlanması için bir haftalık kesin süre verileceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, HMK. nun 119/2 maddesinin de; a, d, e ve f bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde bir haftalık kesin süre verileceği, diğer bentlerdeki eksikliğin ise her zaman giderilebileceği şeklinde anlaşılması gerekmektedir. HMK. nun 115/2 maddesinde de, dava şartındaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmesi öngörülmüştür. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacının taşınmazın aynına yönelik bir dava açtığı, dava dilekçesinde değer gösterilmediği, cevaba cevap dilekçesinde taşınmazın ve muhtesatın değerlerinin belirtildiği, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava taşınmazın aynına yönelik bulunduğundan, taşınmazın dava tarihindeki gerçek bedelinin belirlenmesi ancak mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuyla mümkün olacaktır. Diğer taraftan, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırdığına göre, asgari miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak iş, 6100 sayılı HMK’ dan daha özel olan Harçlar Kanunu 16. maddesi uyarınca dava değerinin tespit ettirilmesi, eksik harcın yatırılması için önel verilip sonucuna göre işlem yapmak olmalıdır." Davacının kurum işleminin iptali ile işsizlik ödeneğinin ödenmesi istemi ile açtığı davada İlk Derece Mahkemesince "1-Davanın KABULÜNE, davalı kurumun E-69772711-403-00013794013 sayılı kurum işleminin iptaline, davacının işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespitine, 2-Davalı kuruma başvuru tarihi itibariyle davacıya işsizlik ödeneği bağlanmasının tespitine, dava tarihine kadar ödenmeyen işsizlik ödeneklerinin dava tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine," karar verilmiş, bu kararın davalı tarafça istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davanın eda davası olarak mı tespit davası olarak mı açıldığının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde; "... Davalı kuruma başvuru tarihi itibariyle işsizlik maaşı bağlanmasına ve başvuru tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesine karar verilmesini .." şeklinde talepte bulunmuş olup İlk Derece Mahkemesince işlemin iptaline karar verilmiştir. Ancak yukarıda yer verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında yer alan kanun hükümleri ile dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin esasen, işlemin hukuka aykırılığı tespit edilmek suretiyle alacağın ödenmesi isteminden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kurum işleminin hatalı olduğu ve işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespiti suretiyle davalının işssizlik ödeneği ödemeye mahkum edilmesini de istemektedir. Bu yönüyle davanın eda davası olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Davacı işsizlik ödeneğinin ödenmesi istemi ile dava açarken miktar belirtmeksizin başvurma ve peşin maktu harç ile peşin gider avansını yatırdığına göre asgari bir miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekir ise de ödenmesini istediği alacak miktarını somutlaştırmadığı gibi buna ilişkin harçları da yatırmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115/2 hükmüne göre dava şartındaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgilisine kesin süre verilir. Buradan anlaşılması gereken husus, Kanun'un 119. Maddesinin 2. fıkrasının (a), (d), (e) ve (f) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde taraflara bir haftalık kesin süre verileceği, diğer bentler kapsamındaki bir eksikliğin ise her zaman giderilebileceğidir. Açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapılacak olursa, Mahkemece öncelikle 6100 sayılı Kanun'un 194. maddesi gereğince işsizlik ödeneğine ilişkin talebi açıklattırılmalı, bu miktarın harcının yatırılması için davacıya süre verilmeli; eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın usulden reddi gerekeceği gözden kaçırılmamalıdır. Mahkemece belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra işin esasına yönelik inceleme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tespit davası olarak görülmesi ve bu şekliyle kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dbd9b06eacadc7cf b538b96dffd13540