9. Hukuk Dairesi 2025/3138 E. , 2025/4029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/377 E., 2025/58 K. DAVA TARİHİ : 29.12.2017 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...’da bulunan şantiyelerinde 06.02.2011-25.12.2014 tarihleri arasında sırasıyla beton kalfası ve saha kalfası olarak çalıştığını, son ücretinin 2.400,00 USD olduğunu, iş bitimi nedeniyle davalı tarafça iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, müvekkilinin haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arasında bir saat yemek molası hariç günlük 10 saat çalıştığını, ayda en az iki pazar günü ve dinî bayramların ilk günü hariç ulusal bayram ve genel tatiller ile ... millî bayramlarında çalıştığını, söz konusu çalışmalarının karşılığının davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin ...’da inşaat alanında faaliyet gösteren bir şirket olup proje bazında çalıştığını, davacı ile belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığını, davacının çalıştığı proje kapsamındaki işin sona ermesi sebebiyle taraflar arasındaki iş sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ücretlerinin müvekkili Şirket tarafından eksiksiz olarak ödendiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen çalışma koşullarına ilişkin iddialar ile ücret miktarına ilişkin iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davacının çalışmasının ...’da gerçekleşmiş olması sebebiyle somut uyuşmazlığa ... hukuku kurallarının uygulanması gerektiği gerekçesiyle ... iş mevzuatı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 18.05.2023 tarihli kararı ile; davacının davalıya ait yurt dışı şantiyelerinde 06.02.2011-17.12.2014 tarihleri arasında ve kesintisiz bir şekilde 3 yıl 10 ay 12 gün süreyle çalıştığı, davalı tarafından dosyaya sunulan ücret bordrolarından ve tüm dosya kapsamından davacının aylık maktu/fix ücretinin net 2.400,00 USD olduğu, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, ispat yükü üzerinde olan işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ve fesihten önce davacıya ihbar öneli verildiğinin usulünce ispat edilemediği, işverence gerçekleştirilen feshin haklı bir nedene dayanmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının bilirkişi raporunda belirlenen sürelerle fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalıştığı hususlarının ispatlandığı; ancak bu çalışmaların karşılığının ödendiğinin işveren tarafından yazılı delillerle ispat edilemediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafından zamanaşımı ile ilgili bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.01.2024 tarihli kararı ile; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçiminin taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabileceği, davacının işini ...'da ifa etmesi nedeniyle taraflar arasında yabancılık unsuru bulunduğu sabit olan somut uyuşmazlık bakımından davacı tarafça davanın Türk hukukuna göre açıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça da cevap dilekçesinde, yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde açık itirazda bulunulmadığı gibi ön inceleme duruşmasında da tarafların hukuk seçimi konusunda herhangi bir anlaşmaya varmadıkları hususu gözetildiğinde uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın Türk hukuku hükümlerine göre çözülmesi gerekirken uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasının hatalı olduğu, dava konusu alacaklar hakkında usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, Türk hukuku hükümlerine göre yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2024 kararı ile; bozma kararı doğrultusunda somut uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmış olup Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 03.03.2022 tarihli kararından evvel Mahkemece verilen 19.12.2019 tarihli kararın gerekçesinde de yer verildiği şekilde, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının iş bitimi nedeni ile iş sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının son ücretinin net 2.400,00 USD olduğu, giydirilmiş ücret için aylık 150,00 USD ilave edilmesi gerektiği, davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.09.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından hüküm altına alınan miktarlar dikkate alındığında temyiz edenin aleyhine olacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk verilen kararın yalnızca davalı tarafından temyiz edilmiş olması sebebiyle miktar bakımından oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığa ... hukuku hükümlerinin uygulanarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 2. Davacı müvekkili Şirket çalışanı olmadığından, davanın husumetten de reddi gerektiğini, 3. Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını, 4. Ücretin miktarının ve brütleştirilmesinin hatalı olduğunu, 5. Bilirkişi tarafından ... mevzuatı eksik ve hatalı uygulandığından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da hatalı hesaplandığını, 6. Davacı belirli süreli iş sözleşmesi ile istihdam edildiğinden proje bitimi nedeniyle sona erdirilen iş ilişkisi bakımından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, 7. Tanıkların müvekkili Şirket aleyhine davaları bulunduğundan beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, aksinin kabulü hâlinde dahi salt davacı ile birlikte çalıştıkları süre ile sınırlı olarak beyanlarına itibar edilebileceğini, 8. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bakımından davacının yurt dışında çalışan işçi olduğu hususu gözetilmeksizin değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, 9. Alacaklara daha fazla oranda indirim uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesince bozma sonrasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından aleyhe hüküm kurma yasağına uygun şekilde karar verilip verilmediği hususuna ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6ccb6109ab48105d 7fa4c3a27b156cfc