9. Hukuk Dairesi 2025/2758 E. , 2025/4835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1849 E., 2024/2436 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/646 E., 2023/576 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum işyerinde alt işveren nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 Sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 Sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde kapsamında 02.04.2018 tarihinde davalı Kurumun sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçiş sırasında davalı ile imzalanan bireysel iş sözleşmesinde her ay brüt asgari ücretin %72 fazlası ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı kurumun 01.01.2019 tarihinden itibaren müvekkilinin ücretini düşürdüğünü, müvekkilin ücretinin eksik ödendiğinin İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesinin 2020/135 Esas sayılı kararı ile belirlendiğini ileri sürerek müvekkilinin 01.01.2020-31.12.2020 tarihleri arası döneme ait bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi gereğince ücret farkı alacağı, fazla çalışma ücret farkı alacağı, ilave tediye fark alacağı ve ikramiye fark alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ile kesin hüküm itirazında bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, ayrıca talep edilen faiz oranının da hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, ancak davalı Bakanlık tarafından sözleşmedeki oran dikkate alınmaksızın eksik ödeme yapıldığı gerekçesiyle taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca hesaplama yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisinde yer alan taraflar arasında kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde; işçiye her ay brüt asgari ücretin %72 fazlası üzerinde günlük ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre davacı işçinin fark ücret alacakları talebinin isabetli olduğu, fazla çalışma ücreti alacağının bordrolar dikkate alınarak tespit edilen ücret doğrultusunda hesaplanmasında hata bulunmadığı davalı vekili her ne kadar zamanaşımı savunmasının dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de dava ve ıslah tarihleri dikkate alındığında dava konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin 375 sayılı KHK hükümlerine göre belirlendiğini, 2. Ücretin düşürülmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, 3. Davacının alacak taleplerinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile hüküm altına alınan fark alacakların bulunup bulunmadığına, varsa hesabına ve hükmedilen faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2. maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun ile öngörülmüş bir alacak kalemi olup bu alacağa uygulanması gereken faiz oranı, kanun hükmü gereği yasal faizdir. Talebin toplu iş sözleşmesine dayalı olarak ileri sürülmesi sonucu değiştirmeyecektir. Davacı tarafça dava dilekçesinde ilave tediye fark alacağına en yüksek banka mevduat faizi, ıslah dilekçesinde ise bu alacağa uygulanacak faiz oranının yürütülmesi talep edilmiş ise de ilave tediye alacağına uygulanması gereken faiz oranı, kanunen yasal faiz olduğundan davacının talebi de dikkate alınarak en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde söz konusu alacağa en yüksek banka mevduat faizi uygulanması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan “Net 1.285,52 TL fark ilave tediye alacağından 100,00 TL sinin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 13/10/2021 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Net 1.285,52 TL fark ilave tediye alacağından 100,00 TL sinin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 13.10.2021 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.