9. Hukuk Dairesi 2025/2696 E. , 2025/4638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3001 E., 2024/3189 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Üniversiteye bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, davacının 696 sayılı KHK gereği tüm hakları korunarak kadroya geçirildiğini bu nedenle davacının temel ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğunu; ancak davalı tarafından bu husus dikkate alınmaksızın davacının temel ücretinin düşürülerek eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde davacıya her ay asgari ücretin belirli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin kararlaştırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 02.04.2018 tarihinden itibaren geçerli olan belirsiz süreli iş sözleşmesinde; “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışırken alınan ücret ve fer'ileri korunur. Ücret tipi yevmiye üzerinden ödenir.” hükmüne yer verildiği, iş sözleşmesinin sözü geçen maddesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışılırken alınan aylık ücretin korunacağı yönünde düzenleme bulunmasına rağmen, ilerleyen dönemde de aylık ücretin hizmet alım sözleşmesindeki esaslara göre tespit edileceğine dair düzenleme bulunmadığı, anılan sözleşmede asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin açıkça öngörülmediği, buna göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin ücretinin Üniversite ile imzalanan iş sözleşmesi ile açıkça belirlendiğini, 2. Kadroya geçirildikten sonra 02.04.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere imzaladığı iş sözleşmesinin 11. maddesinde, “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışırken alınan ücret ve ferileri korunur. Ücret tipi yevmiye üzerinden ödenir” düzenlemesinin yer aldığını, yani davacının kadroya geçiş sonrasında imzaladığı iş sözleşmesinde ücretinin, asgari ücretin belirli bir oranında fazlası olarak ödeneceğinin belirlendiğini, 3. İş sözleşmesindeki bu hükmün farklı yorumunun işçiler arasında eşitsizliğe yol açacağını, 4. Davacının 696 sayılı KHK gereğince ihale sözleşmeleri ile aldığı hakları ile kadroya geçirildiğini, sonrasında imzaladığı bireysel iş sözleşmesinde de bu hakların korunacağının yazılı olduğunu, 5. Davacının ücretinin yazılı rızası alınmadan düşürülemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı hususundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4a9f8939c4f0152e c87c27d13c379c82